BAE'DE NELER OLUYOR?
Puna GÜLEÇÖZ

Puna GÜLEÇÖZ

BAE'DE NELER OLUYOR?

09 Nisan 2018 - 13:55

Mart ayı başında, İsrail ve Suudi Arabistanlı üst düzey yetkililer, Donald Trump’un Orta Doğu barış planı kapsamında  Kahire'de bir takım  gizli toplantı düzenlenerek  Sudi Arabistan ve Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ı Trump’un  barış girişiminin şartlarını kabul etmeye zorlandığı doğrultusunda haberler yayınlandı. Ardından hiç alışık olmadığımız şekilde Salman’dan ilginç açıklamalar yükseldi. Bunlardan birisi de;  Muhammed Bin Salman’ın  Atlantik 'in editörü Jeffrey Goldberg' e verdiği röportajdır...

Suudi Prens Muhammed bin Salman;  İsrail i tanıdığını doğruladı ve şu cümleleri kullandı;
Goldberg prensi sordu: “Yahudi halkının ve atalarının anavatanının veya  azından bir kısmının bir Devlet olma hakkına sahip olduğuna inanıyor musunuz?"

Muhammed Bin Salman şöyle cevapladı: “Her bir insanın, her yerde, barış içinde yaşama hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Filistinlilerin ve İsraillilerin kendi topraklarına sahip olma haklarına sahip olduklarına inanıyorum. Fakat herkes için istikrarı sağlamak ve normal ilişkilere sahip olmak için bir barış anlaşması yapmak zorundayız.”

Bu açıklamalar, İsrail-Suudi ilişkilerinde yeni ve daha pragmatik bir dönemi işaret ediyor gibi görünüyor. Çünkü İran konusunda ortak noktada buluşuyorlar ve çözüm üretmeye çalışıyorlar gibi bir görüntü de mevcut. Hatırlatma olarak biliyorsunuz İsrail devletini resmen tanımayan Suudi Arabistan'ın hava sahası 70 yıldır İsrail uçaklarının yanı sıra başka ülkelerden İsrail'e giden uçaklara da kapalıydı.Ancak Suudi krallığının 70 yıllık yasağı kaldırıp ilk kez İsrail'e doğrudan uçuşlara hava sahasını açtığına dair haberleri Air India (Hindistan Havayolları) da teyit etmişti.

Ayrıca 2017 Kasım, Londra'da yayınlanan bir Suudi gazetesi olan Elaph ile yapılan bir röportajda, Suudi Arabistan ile İran hakkında İsrail istihbaratını paylaşma teklifi yapıldığı belirtiliyor.
Ayrıca, Elaph ile yapılan  bir röportajda , Ulaştırma Bakanı Israel Katz bir gün İsrail'i ve Suudi Arabistan'a Ürdün üzerinden bağlanacak bir demiryolu inşa edilmesinden söz ediliyor.
Aslında İsrail ve Suudi Arabistan'ın ortak hiçbir değerleri yoktur. Tüm BAE’nin yapmış olduğu köklü reformlar içerisinde en dikkat çekici olan yolsuzlukla mücadele ve kadın yanlısı reformlar olmakla beraber bunun getireceği sonuçlar da tüm dünya tarafından merakla izleniyor.Yabancı emperyalizme bu kadar güçlü bir şekilde evet demesinin nedenleri arasında Arapların çıkarları elbette ki düşünülmüyor. Baş edilemeyen İran’a karşı ilginç ve şeytani bu planın Araplara ne sağlayacağı da merak konusu. Görüşüm ise;Krallık ideolojik olarak karşıt gruplar oluşturur ve bu da ayaklanmaya kadar çıkarak parçalanır ve Suudi prens İslam dünyasında bir çok düşman edinmekle beraber,İsrail yanlısı olarak algılandığında görülen reform kendisine karşı kullanılarak hem iktidarlığını,hem emirliğini yani Arabistan Birleşik Emirliğini çok rahat bir şekilde kaybedebilir.
Dediğim gibi her iki ülke de İran'ı büyük bir tehdit olarak görüyor ve Suudiler, İsrail'in Ortadoğu'daki istikrarsızlaştırıcı bir unsur olmaktan ziyade İslam Cumhuriyeti'ni içine alma, nüfuzunu genişletme ve nükleer silah alma çabalarını engelleme çabalarında önemli bir müttefik olabileceğini kabul ediyor.
 

İsrail, İran'ın nükleer anlaşması ve ABD'nin Suriye'ye karşı politikası gibi konularda diplomatik nüfuzunu artırmak için Suudilerle bu taktik ittifaktan faydalanıyor. Aynı zamanda, İsrail, toprak bütünlüğünü genişletmek için  Suudileri süper şekilde kullanıyorlar. Yani Kaleyi içten yıkacaklar. Suudiler umarım bu akıma çok fazla kapılmaz ve çabuk uyanır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar