ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 satışı konusunda yeşil ışık yakmasının yankıları sürerken, NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker'dan net bir mesaj geldi. Whitaker, kilit bir müttefik olarak nitelendirdiği Türkiye'nin gelişmiş savaş uçağı programına yeniden katılabilmesi için öncelikle S-400 hava savunma sisteminden kaynaklanan anlaşmazlığın giderilmesi şartını yineledi.
S-400 krizi masada kalmaya devam ederken
CNN'den Jake Tapper'a konuşan ABD'li diplomat, Washington yönetiminin bu meselede umutlu olduğunu dile getirdi. Başkan Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında sürdürülen diplomatik temaslara işaret eden Whitaker, ABD yasalarının Rus menşeli savunma teknolojilerini açık bir engel olarak gördüğünü hatırlattı.
Türkiye'nin sahadaki yetkinliğine ve Batı savunma mimarisindeki stratejik konumuna kişisel gözlemleriyle dikkat çeken Büyükelçi, "Türkiye F-35 programına geri dönmek istiyor. S-400 hava savunma sistemi ABD yasalarına göre bir engel teşkil ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
"Doğru anlaşmanın yapılmasını sağlayacak"
Mevcut yasal çerçevenin amacına ulaşması için Trump'ın devrede olduğunu aktaran Whitaker, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Türkiye'de gördüğüm ve yaptığım geziler bana onların çok yetenekli bir müttefik olduğunu, Batı ile entegre olduklarını ve özellikle o bölgede kilit bir müttefik olmak istediklerini gösterdi. Türkiye ile olan bu ilişkiye odaklanmalıyız. Ancak elbette kırmızı çizgilerimiz var."
Büyükelçi, Türkiye'nin programa yeniden entegre edilmesi senaryosunda dahi uçak teslimatlarının anlık gerçekleşmeyeceğinin altını çizdi. Fort Worth'taki üretim tesislerini ziyaret ettiğini hatırlatan Whitaker, mevcut üretim bandının tamamen farklı müşterilere ayrıldığını ve bu nedenle sürecin uzun yıllara yayılacağını söyledi.
"En sofistike teknoloji test edilmemeli"
ABD'nin en kritik kırmızı çizgisini de masaya yatıran Whitaker, "Amerika Birleşik Devletleri'nin, en sofistike savaş uçağının Rusya'nın hava savunma sistemine karşı test edilmesini istemeyeceğini tahmin edersiniz. Bu yüzden bunun gerçekleşebilecek bir anlaşma olduğunu düşünüyor, hatta gerçekleşeceğine inanıyorum" dedi.
Nihai bir mutabakatın yalnızca bölgesel güvenlik parametreleriyle sınırlı olmadığını belirten Büyükelçi, sürecin olgunlaşması halinde dahi Washington'ın kendi ulusal çıkarlarını mercek altına alacağını net biçimde ifade etti. Whitaker, "Uzun vadeli bir süreç olacak ancak anlaşmanın Amerikan halkının çıkarına olduğundan emin olmalıyız" sözleriyle mesajını noktaladı.