Nişantaşı Üniversitesi’nde yeni eğitim-öğretim yılı, akademik planlama skandallarıyla başladı. Ders programlarının liyakatsiz ve sistemsiz bir şekilde doğrudan Rektörlük tarafından hazırlanması, yaklaşık 40 bin öğrencinin bulunduğu kampüste büyük karmaşa yarattı.
Bir öğretim üyesi, kampüsteki durumu değerlendirdi:
“40 bin kişilik üniversitenin içinde bir kaos yaşanıyor. Öğrenciler de akademisyenler de ne yapacağını bilemiyor. Sistem öylesine çökmüş durumda ki öğrenci de isyan etmekte haklı. Biz akademisyenler de tükendik”
Aynı akademisyene aynı saatte iki farklı ders
Öğretim üyesi, ilk haftada yaşanan plansızlığı şu sözlerle anlattı:
“Planlanan programa göre, saat 09.00 ile 12.00 arasında aynı anda iki farklı sınıfta iki farklı dersi vermem gerekiyor. Sol yanım bir sınıfta bir dersi, sağ yanım başka bir sınıfta başka bir dersi anlatacak sanırım. Başka bir çıkış yolu bulamıyoruz. Öğrencilerimiz de bizler de çok mağduruz ancak idare sorunları çözmek için bir adım atmadı.”
20 kişilik sınıfa 100 öğrenci
Kontenjan ve fiziki alan planlamalarının da çöktüğünü belirten öğretim üyesi şunları söyledi:
“Sistemde 80-100 öğrencinin seçtiği derslere 20 kişilik küçük sınıflar tahsis edilmiş. Konu Rektörlüğe iletilmesine karşın bu gibi basit bir sınıf değişikliği dahi halen yapılmadı”
Mühendislik dersi diş hekimliği laboratuvarında
Öğrenciler, fiziki yer tahsisi hatalarının trajikomik boyutlara ulaştığını dile getirdi:
“Kampüsteki sınıf tahsisleri resmen krize sebep oldu. Mühendislik alanındaki bir ders, alakasız bir şekilde Diş Hekimliği laboratuvarına yazılmış durumda. Diş Hekimliği’nde okuyan arkadaşlarımızın derslerini de tahtası olan sınıflara yazmışlar. Hangi dersin nerede ve nasıl işleneceği konusunda ne bizim ne de hocaların elinde net bir bilgi bulunuyor. Ders programına erişmek için sisteme girdiğimizde birden fazla şubesi olan dersin hangisine kayıtlı olduğumuzu, dolayısıyla hangi gün derse girmemiz gerektiğini dahi göremiyoruz. Bu yüzden haftanın hangi günü derse gireceğimizi bilemiyoruz.”
Rektörlük: “Nasıl sa buraya gireceksiniz”
Bir öğrenci, Rektörlüğe başvuran öğrencilerin karşılaştığı tepkiyi aktardı:
“Arkadaşlarımız Rektörlüğe gidip sorunu anlatmak ve çözüm bulmak istedi. Ancak Rektör, ‘Sistemde nasılsa öyle gireceksiniz’ şeklinde kestirip atarak yanıt verdi ve hiçbir talebi dinlemedi”
İlk hafta ders işlenemedi, çok sayıda ders programda hiç görünmüyordu
Bir öğrenci, ders kayıt sürecinde yaşadığı sorunları şöyle anlattı:
“Ders kayıt döneminde 7 ders seçtim. Seçtiğim 4 dersin ikisinin saatleri birbiriyle çakışıyor. Diğer 3 ders ise sistemde hiç görünmüyor, hayalet gibi kayıp oldu. Danışman hocamla konuştuğumda ‘beklemeniz gerekiyor, üzerinde çalışıyor, düzelecek’ yanıtını aldım. Derslerin ikinci haftasına girdik lakin hiçbir şey düzelmedi.”
Asıl sorun piyasacı eğitim düzeni
Akademisyenler ve öğrenciler, krizin yapısal kökenine işaret ederek şunları vurguladı:
“En temelinde bu yaşanan krizin, vakıf üniversitelerindeki kâr amacı güden piyasacı eğitim vizyonundan kaynaklandığını biliyoruz. Eğitim bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp tamamen ticari bir faaliyete indirgendiğinde, sadece bu tarz altyapısal ve akademik sorunlarla karşılaşmakla kalmıyoruz, aynı zamanda sorunu çözecek, sorumluluk alacak bir muhatap bulmamız da imkânsızlaşıyor.”