Küresel finans sistemi, dev fonların yıllardır sıfır faizle borçlandığı Japonya'dan gelen ani politika değişikliği kararıyla yeni haftaya büyük bir tedirginlikle giriyor. Tokyo yönetiminin tahvil piyasasında yaşanabilecek olası bir yıkımı engellemek amacıyla kantitatif sıkılaştırma programını resmen askıya alması, tüm gözleri pazartesi günü açılacak piyasalara çevirdi.
Ekonomi yetkilileri, sistemin işleyişini korumak ve bono piyasasındaki dengeleri sağlamak için kantitatif gevşeme mekanizmasını tekrar devreye sokmak zorunda kaldı. Bu mecburi dönüşle birlikte, dev ülkede para basım sürecinin yeniden başlaması kesinleşti.
Tarihi çöküş hafızalardaki tazeliğini koruyor
Merkez Bankası'nın sıkılaşma adımlarından vazgeçmesi, finans çevrelerinde geçmişte yaşanan sert reaksiyonları yeniden gündeme getirdi. Ülkede daha önce faizlerin artırıldığı dönemde hisse senedi piyasalarında sadece yirmi dört saat içinde yüzde 12,5 oranında devasa bir değer kaybı yaşanmıştı.
Mevcut şartlar altında matbaaların yeniden çalıştırılması, New York'tan Borsa İstanbul'a kadar uzanan geniş bir hatta yatırımcıların borç riskini yönetme telaşını tetikliyor. Dev fonların panik halinde pozisyon kapatarak riskli varlıkları elden çıkarması durumunda, dünya çapında milyarlarca dolarlık tarihi bir satış dalgasının yaşanma ihtimali bulunuyor.
Dev merkez bankaları acil durum planlarına yönelebilir
Borsaları aşağı çekme potansiyeli taşıyan bu belirsizlik ortamında, Amerikan Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası'nın mevcut ekonomik planlarını durdurarak acil durum politikalarına geçiş yapabileceği değerlendiriliyor.
Olası bir zincirleme reaksiyonu kırmak isteyen dev kurumların, piyasaları yatıştırmak adına acil faiz indirimleri ile sisteme taze para enjeksiyonlarını devreye alması öngörülüyor.