S&P Global tarafından düzenlenen Küresel Gelişmekte Olan Piyasalar Konferansı'na uzaktan katılım sağlayan Bakan Şimşek, jeopolitik gerginlikler, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı ve seçim sürecindeki ekonomik politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, ticaretteki parçalanma ve tedarik zincirlerinin güvenlik ekseninde yeniden şekillenmesi gibi küresel eğilimlere karşı Türkiye'nin tutarlı politikalar izlediğini vurguladı.
Bakan Şimşek, fon piyasalarında yaşanan son gelişmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Çok hızlı hareket ettik. Sorunlu portföy yönetim şirketlerini ve ilgili fonları karantinaya aldık. Bahse konu fonların tasfiyesi ve çözümlenmesi süreci başladı. Burada amacımız, bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasını durdurmaktı ve bunda büyük ölçüde başarılı olduğumuzu düşünüyoruz.”
Enflasyon beklentileri ve enerji fiyatlarının etkisi
Şimşek, yüksek enerji fiyatlarının tüm enerji ithalatçısı ülkeler için zorluk oluşturduğunu ancak uygulanan programın şokları absorbe edecek şekilde tasarlandığını belirtti. Enflasyonla mücadelede temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altında seyrettiğine dikkat çeken Bakan, TCMB hesaplamalarına göre savaş olmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğini aktardı.
Şimşek, enflasyona ilişkin şunları kaydetti:
“Petrol fiyatları ve diğer emtia fiyatları bu yüksek seviyelerden gerilemeye başlarsa, bu dezenflasyonu oldukça destekler yani bu yıla kıyasla ciddi bir iyileşme yakalayabiliriz.”
Seçim öncesi popülist sapmalara yer olmayacak
Erken seçim spekülasyonlarının temelsiz olduğunu vurgulayan Şimşek, seçim sürecinde ekonomik programda herhangi bir yön değişikliği yaşanmayacağını dile getirdi. Hayat pahalılığıyla mücadelenin seçim başarısı için kilit öneme sahip olduğunu belirten Bakan, gelir dağılımını iyileştirmeye yönelik dört temel politikanın 2027 bütçesinde zaten öngörüldüğünü ifade etti.
Şimşek, seçim ekonomisi algısına karşı şu açıklamayı yaptı:
“Şunu açıkça ifade etmek isterim, çünkü bazıları bunun kapsamlı bir seçim ekonomisi anlamına geldiğini düşünebilir. Ancak durum kesinlikle böyle değil. Bu dört politikanın tamamı 2027 bütçesinde zaten öngörülmüş durumda.”
Bakan ayrıca, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede yeni ve güvenilir ticaret rotaları oluşturacağına inandığını, Körfez enerjisinin Avrupa'ya Türkiye altyapısı üzerinden ulaştırılabileceğini sözlerine ekledi.