Yaklaşık iki haftadır boyun ağrısı çeken 40 yaşındaki Berat Topay, 21 Mayıs akşamı kardeşi Sinan Topay ile birlikte gittiği Şenol Karataş'ın işletmesinde müdahale gördükten kısa süre sonra bilincini kaybetti. Yoğun bakımda 14 gün süren yaşam mücadelesi sonuçsuz kalan Topay'ın ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı detaylı rapor soruşturmanın seyrini belirleyici nitelikte.
Olay günü saat 21.00 sıralarında gerçekleşen müdahalenin ardından rengi solan ve konuşması bozulan Topay, yaklaşık 10 dakika içinde bilincini yitirdi. Ambulansla hastaneye kaldırılan şahsın duran kalbi, 6 dakikalık müdahaleyle yeniden çalıştırıldı ancak beyin bölgelerindeki kanlanma bozukluğu nedeniyle durumu kritik seyretti. Olayın faili olarak gözaltına alınan ve önce adli kontrol tedbiri uygulanan Şenol Karataş, süreç ilerledikçe tutuklandı.
Otopside omurilikte kanama ve kaburga kırığı tespit edildi
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından 24 Temmuz tarihinde tamamlanan raporda, boyun omurları ile dil kemiği ve kıkırdak yapıların sağlam olduğu belirtildi. Boyundan beyne kan taşıyan ana damarlarda yırtılma veya tıkanıklık saptanmayan raporda, ilk muayenede sol şah damarı bölgesinden omza uzanan morluklar 'Kupa çekme izleri' olarak kaydedildi.
Raporun bulgularına göre omurilik dokusunda kanama alanları, sinir liflerinde hasar ve oksijensizliğe bağlı değişiklikler mevcuttu. Beyin dokusunda da kanama ve pıhtıların yanı sıra beyin sapında yaygın kanama alanları görüldü. Ayrıca göğüs kemiği ve sağ dördüncü kaburgada kırık tespit edilirken, kalp damarlarında yüzde 50-60 oranında daralmaya neden olan kireçlenme ve akciğerde enfeksiyon bulgularına rastlandı. Toksikolojik incelemede kanda düşük miktarda alkol bulunurken uyuşturucu maddeye rastlanmadı.
Kesin ölüm nedeninin netleşmesi için tüm tıbbi belgeler, tanık ifadeleri ve soruşturma dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu'na gönderilerek görüş alınması kararlaştırıldı.
Sanık ve avukatından gelen savunmalar
Mahkemede ifade veren Şenol Karataş, suçlamaları reddederek masörlük belgesinin bulunduğunu belirtti. Karataş'ın ifadesi şu şekilde:
“Berat’ı 6-7 yıldır tanıyorum. Şoförlük yapmaktadır, bu nedenle ara ara yanıma masaj yaptırmaya gelir. Olay günü de Sinan Topay ile birlikte geldiler. Ben Berat’a masaj yapmaya başladım. Bir süre sonra kendisini iyi hissetmediğini söyledi. Koltuğa oturttuk. Ambulansı aradık, hastaneye götürdük. Hastanede bekledim. Daha sonra hastane polisiyle birlikte karakola ifade vermeye gittim. Benim masörlük belgem vardır, bunu da dosyaya sundum. Suç işleme kastım yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”
Şenol Karataş'ın avukatı Ensar Ayata ise hacamat ve boyun kütletme iddialarını yalanlayarak şunları kaydetti:
“Öncelikle müvekkilim Şenol Karataş’ın olay sırasında rahmetli Berat Topay’a hacamat yaptığı yönündeki iddialar kesinlikle doğru değildir. Dosyada bulunan Adli Tıp incelemeleri ve otopsi raporlarında da böyle bir işlem yapıldığına ilişkin herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Vücutta hacamata ilişkin kesi veya benzeri bir ize de rastlanmamıştır. Bazı haberlerde rahmetlinin boynunun kütletildiği ve ölümün bunun sonucunda meydana geldiği şeklindeki iddialar yer almaktadır. Bu iddialar da hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Burada önemli bir hususu belirtmek gerekirse müvekkilim bir kiropraktik (omurga ve kas-iskelet sistemine elle müdahale edilmesini sağlayan bir alternatif tıp yöntemi) uzmanı değildir. Kendisi belgeleri ve mesleki yeterliliği bulunan bir masördür. Ayrıca boyun kütletme sonucunda meydana gelebilecek ciddi bir travmadan söz edebilmemiz için bunun tıbbi bulgularla desteklenmesi gerekmektedir.”