Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, AK Parti içerisinde seçimlerden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesine yönelik bir planın büyük ilgi gördüğünü yazdı. Babacan, köşesinde bu senaryonun yeni versiyonlarla geliştirildiğini ve parti içindeki sohbetlerin bu konu etrafında şekillendiğini aktardı.
Yazar Babacan, yeni anayasa tartışmalarının asıl amacına ilişkin, "Yeni anayasanın temelini, ‘darbe anayasasından kurtulmak’ değil, ‘seçimden nasıl avantajlı çıkarız’ planı oluşturuyor. Bu nedenle anayasa konuşulacaksa, öyle TBMM’deki sandalye sayılarını toplayıp çıkararak sonuca varamayız. Oluşacak yeni ittifakları, çözülecek eski ittifakları konuşmak gerekecek!" değerlendirmesini yaptı.
AK Parti'nin hazırladığı anayasa taslağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde olduğunu ve MHP'nin de 100 maddelik bir metni bulunduğunu belirten Babacan, kulislerde konuşulan daha yeni öneriyi şu sözlerle aktardı: "Bunlardan daha yeni olan, seçimlerden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi ve bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile anlaşmaya varılması önerisi."
Bu planı ilk dile getiren ismin Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun olduğunu hatırlatan Babacan, "Sonrasında fark ettik ki, konu AK Parti’nin içinde çok ilgi çekmiş. Yeni versiyonlarıyla ve yorumlarla geliştirilmiş. Her sohbet, bu senaryoya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın plana onay verme koşulları
Nuray Babacan, AK Parti içerisindeki analizleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın böyle bir plana neden onay verebileceğine dair yürütülen tartışmaların ayrıntılarını köşesinde şöyle aktardı: “Cumhurbaşkanı, böyle bir plana ancak kendisinin seçilemeyeceğine kanaat getirirse onay verir. Çünkü kendisinin kullandığı güçteki yetkileri, bir sonraki iktidara devretmek istemez. Parlamenter sisteme geçilmesiyle sonraki iktidarın daha kontrollü bir güce sahip olmasını sağlar. Pazarlık yapabilirse, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olmak ister, ya da Mansur Yavaş gibi ortada bir isme razı olur. Yumuşak geçiş olarak adlandırılan bu plan, ‘muhafazakarların yeni iktidar tarafından açılacak davalardan korunması veya az hırpalanması’ gibi bir amaç güdüyor! AK Parti’nin milli görüş tabanı sayesinde en az yüzde 25 oy alması muhtemel. Büyük olasılıkla oğlu Bilal Erdoğan’ın başında olmasını isteyeceği partisinin, Meclis’te güçlü bir figür olarak kalması hem aile hukukunun korunmasını sağlar hem de partiyi oğlu aracılığıyla kontrol eder…”