AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Betimar Araştırma Şirketi, fon krizinin ardından 5-9 Ekim tarihlerinde 26 ilde 3 bin kişiyle bir anket gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, halkın büyük bir bölümünün krizin faturasını hükümete kestiğini ve siyasi kurumlara olan güveninin sarsıldığını ortaya koydu.
Ankete katılan vatandaşların yüzde 52.8’i, borsa ve fon krizinde ortaya çıkan sorunlardan en fazla sorumlu tutulan kesimin “hükümet” olduğunu belirtti. AK Parti seçmenlerinin yüzde 30.5’i, MHP seçmenlerinin ise yüzde 46’sı aynı görüşü paylaştı. Katılımcıların yüzde 70’i fon krizi nedeniyle hükümete ve siyasi kurumlara duydukları güvenin azaldığını ifade ederken, yüzde 50.5’lik kısım soruşturmanın iktidara olan güveni daha da düşüreceğini öngördü.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu, halkın önemli bir bölümünün fon krizinden habersiz olmasıydı. “Son günlerde meydana gelen fon krizi hakkında bilginiz var mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 45.5’i “evet” derken, yüzde 42.5’i “hayır” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kimsenin hakkını yedirmeden bu meseleyi çözüyoruz” açıklamasına rağmen, toplumun beklentisi farklı yönde şekillendi. Katılımcıların yüzde 56.1’i, fon krizinin üstünün birkaç istifa talebi ile kapatılacağını düşünürken, yüzde 43.9’luk kesim AK Parti’li olup olmamasına bakılmaksızın gerekli cezai süreçlerin uygulanacağına inandığını dile getirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Erdoğan’ın bilgisi varsa sorumluluğu vardır, yoksa yönetim zaafı vardır” sözlerine ise katılımcıların yüzde 50.1’i “katılıyorum” diyerek destek verdi. Bu görüşe katılmayanların oranı ise yüzde 32.2 olarak kaydedildi.
İktidar kanadından Erdoğan’a uyarılar
Fon skandalı sonrası AK Parti cephesinden de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştiriler ve uyarılar geldi. Eski milletvekili ve MKYK üyesi Orhan Miroğlu, ülkenin PKK veya dış güçlerden değil, “fon çetesinin” sebep olduğu bir beka sorunu yaşadığını iddia etti. Miroğlu, Cumhurbaşkanı’na ulaşan raporların önemli bir kısmının fon vurgununa kalkan olmaya çalışanların kontrolünde olduğunu öne sürdü.
Miroğlu, sürecin işleyişine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu olmasa, ‘hatırlı biri’ cesaret edip, Cumhurbaşkanına ulaşabilir ve kiraladığı gizli evinde servet çıkan, kayyumun yönettiği Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı için ‘ricada’ bulunabilir miydi?”
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de geciken her günün muhalefete fırsat verdiğini belirterek Ankara’daki bazı bürokratik kadrolara tepki gösterdi. Külünk, “Geciken her günün, Erdoğan’ı devirmek isteyenlerin önüne yeni fırsatlar açtığını görün. Derhal Sayın Cumhurbaşkanımızı doğru bilgilendirin” dedi.
Yazar Yıldıray Oğur da konuya ilişkin yazısında Cumhurbaşkanı’nın skandalın boyutunu tam olarak kavrayamadığını savunarak yetkililere çağrıda bulundu. Oğur, “Galiba Cumhurbaşkanımız fon skandalının aslında nasıl bir dolandırıcılık olduğunun tam olarak farkında değil. Hayır sayın Cumhurbaşkanı, bu planlı, organize bir biçimde ve kamu gücü kullanılarak 500 bin kişinin dolandırılmasıdır. Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor” şeklinde yazdı.