Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında yürütülen ve 50 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek katılırken, tutuksuz sanık eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ve diğer birçok sanık salonda bulunmadı.
Mahkeme heyeti, önceki duruşmada savunma yapmayan ve haklarında "rüşvet vermek" suçlaması bulunan 10 sanığın ifadelerini aldı. Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanan tutuksuz sanık müteahhit M.S.A., belediyenin düzenlediği bir ihaleyi kazandıklarını ve 2019'da çalışmaya başladıklarını aktardı. Hak ediş ödemelerini alamadıklarını öne süren M.S.A., bu nedenle Muhittin Böcek ve eski Genel Sekreter Yardımcısı S.T. ile görüştüğünü belirtti.
Görüşmede kendilerinden belediyeye katkı sağlamalarının istendiğini iddia eden M.S.A., Böcek'in öğrencilere burs verdiğini belirterek bağış talep ettiğini ileri sürdü. M.S.A., görüşmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Ben de 500 bin lira verebileceğimi söyledim. Ama Muhittin Böcek 'O zaman çayını iç git.' dedi. Ben de gittim. Daha sonra hak edişlerimi alamayacağım endişesiyle parça parça olmak üzere toplam 4 milyon 250 bin lira verdim."
Müteahhit M.S.A., daha sonra eski Genel Sekreter Yardımcısı S.T.'nin kendisini belediyeye çağırarak 2,5 milyon lira daha istendiğini söylediğini öne sürdü. Bu parayı ödeyemeyeceğini bildirdiğini anlatan M.S.A., S.T.'nin görüştüğü Böcek'in "Para vermezse ona da hak ediş yok" dediğini iddia etti. M.S.A., bunun üzerine oğluyla birlikte 35 bin doları S.T.'ye götürerek teslim ettiklerini ileri sürdü.
Savunmalar ve ara karar
Duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Savcının mütalaasına karşı savunma yapan Muhittin Böcek, soruşturmanın başlangıcından bu yana hakkındaki iddiaları yanıtlamaya çalıştığını ve herhangi bir bilgiyi gizlemediğini savundu. Tutukluluk sürecinin kendisini olumsuz etkilediğini belirten Böcek, şunları söyledi:
"En ağır ithamlar karşısında dahi tarafsızlığın korunması gerekir. Yargılama sürecinin siyasi tartışmalardan ve her türlü dış etkenden uzak yürütülmesi, adalete güvenen herkesin ortak beklentisidir. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir tedbirdir."
Sağlık sorunlarının ve tutukluluk süresinin dikkate alınmasını isteyen Böcek, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Bugüne kadar adli sürecin aydınlatılması için gösterdiğim tutumun ve tutukluluk sürem boyunca sergilediğim davranışların dikkate alınmasını istiyorum. Ayrıcalık istemiyorum. Hakkımdaki iddiaların yarattığı psikolojik tahribatın yanı sıra tutukluluk sürem ve sağlık sorunlarım göz ardı edilmemelidir."
Yaklaşık 15 aydır devam ettiğini belirttiği süreçte 151 kişiden 149'unun tahliye edildiğini, yalnızca kendisi ve oğlunun tutuklu kaldığını söyleyen Böcek, tutukluluğun devamının istenmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 4 Ocak 2027 tarihine ertelendi.