Ayhan Bora Kaplan mahkemede rest çekti: 'İzin verin, sahte telefon getireyim'

Ankara'da devam eden kritik davada savunmasını yapan Ayhan Bora Kaplan, sanık polisleri 'kumpas' kurmakla suçlayarak davanın delillerinin sahte olduğunu öne sürdü.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik 76 sanıklı davanın görülmesine Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen celsede, tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan'ın savunmasıyla tansiyon yükseldi.

Davanın önceki aşamasında görev yapan mahkeme başkanının kendisini dinlemeden hüküm verdiğini iddia eden Kaplan, eski başkanın müşteki sanık konumundaki polislerle işbirliği içinde olduğunu öne sürdü.

"Bu dosyayı isimleri değiştirerek iki hukuk öğrencisine verin, yemin ederim ceza çıkmaz"

İddianameyi hazırlayan savcının değerlendirmelerinin ve ana dosyada verilen kararın gerekçesinin dikkate alınmaması gerektiğini savunan Kaplan, davanın içinin boş olduğunu iddia etti. Kaplan, sanık polislerin ise sadece basit suçlardan yargılandığını belirterek, aralarındaki WhatsApp yazışmalarının delil olarak incelenmesini ve ek savunma hakkı verilmesini talep etti.

Savunmasının odağına dosyaya sonradan eklendiğini iddia ettiği "buluntu telefon" delilini koyan Kaplan, bu telefona dair bilirkişi raporuna sert tepki gösterdi. Raporda "manipülasyon tespit edilemedi" denilmesine itiraz etti.

"Sanık polisler iftira attılar, Allah ayaklarına doladı"

Kaplan, "Sanık polisler iftira attılar, Allah ayaklarına doladı. Ben 2023'te verdiğim savunmamda sahte mesajlar oluşturulabileceğini söylemiştim" diyerek kumpas iddiasını yineledi. Kendisinin de benzer bir sahte telefon hazırlatıp mahkemeye sunabileceğini belirten Kaplan, "Başkanım, izin verin ben de bir telefon yaptırıp getireyim. İnanıyorum ki haberlerde manşet olur" ifadelerini kullandı.

Dava sürecinde kendini geliştirmek zorunda kaldığını belirten Kaplan, "Bu dosya yüzünden bilirkişi, hukukçu, kriptoloji uzmanı oldum" dedi. Siber Suçlar biriminin manipülasyon bulamamasının, sahtecilik yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini, çünkü bu kurguyu yapanların tespit edilemeyecek programları bildiğini savundu.

Sanık beyanlarının alınmasıyla süren duruşmaya yarın devam edilecek.

İLGİLİ HABERLER