Ayıların Avukatı Senih Özay Seferihisar'daki ayı için konuştu: "Katil ayı değil ormanları imara açanlar"

Seferihisar'da yaşananlar, basında 'katil ayı' manşetleriyle yankılansa da Ayıların Avukatı hukukçu Senih Özay gerçeğe dikkat çekiyor: "Katil ayı değil; ormanları imara açıp yaban hayatını evsiz bırakan zihniyettir."

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER-İzmir’in Seferihisar ilçesinde bir ayı, 70 yaşındaki bir adamın ölümüne sebep oldu. Vatandaşlar İzmir’de ve özellikle Seferihisar’da normal şartlarda ayı bulunmadığını belirtirken basında yer alan haberlerde ayının ‘katil’ olduğu ve ‘kabus’ saçtığı yönünde mutabakata varıldı. Geçmişte ihale yoluyla ava açılan ayıların avukatlığını yapan ve kamuoyunda da 'Ayıların Avukatı' olarak tanınan hukukçu Senih Özay yaşananları GERÇEK HABERCİ'ye yorumladı.

“Ormanı Arka Bahçe Olarak Görürsek Bunlar Olur”

Doğal yaşam alanlarının daralması sonucu vahşi hayvanların şehir merkezlerine inmek zorunda kaldığını söyleyen avukat Senih Özay, "Doğada besin bulamayınca bu hayvanlar insanlarla karşı karşıya geliyor... Orman bir arka bahçe olarak görülünce bunlar olur. İnsanla doğa arasındaki ilişkileri açıklığa kavuşturan, ek yeni bir 'Doğa Sözleşmesi' geliştirilmelidir. Eskiden çocuklara, kadınlara hak tanınması insanlık tarihinin bir sonucuydu, sıranın doğaya gelmesi de mantıksal bir sonuçtur. La Haye Adalet Divanı’nda, bizzat yılanların ve horozların avukatı olarak daha önce bulunduğum gibi; hayvanların, bitkilerin de hukukunun kollanması gerektiğini savunuyoruz. Ayıların doğrudan vekaletname vermeleri, doğrudan dava açmaları gündeme gelecek; bu hak arama düğmesine basmış bulunuyoruz"dedi.

“Hukukun ayıyı da düşünmesini istiyorum”

İnsanların doğaya karşı sorumluluğu bulunduğunu hatırlatan Özay şunları söyledi:

“Ben ayının insanı sevmesini değil, hukukun ayıyı da düşünmesini istiyorum. Mesele ayıyı insanın üstüne çıkarmak değil; insanın gücünü kullanırken doğaya karşı sorumluluğunu da hatırlamaktır. Mesele yalnızca bir ayının ya da başka bir canlının korunması değildir. Asıl mesele, insanın doğayla kurduğu ilişkinin hukuk tarafından yeniden düşünülmesi ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakılmasıdır. Seferihisar’daki son olay, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına yol açmalı, yıllar önce başlattığımız bu hukuk mücadelesini yeniden hatırlatmalıdır.”

İLGİLİ HABERLER