Buğra Gökçe'nin avukatı: Azami tutukluluk süresi doldu, serbest bırakılmalı

İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökçe'nin avukatı, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre 18 aylık azami sürenin tamamlandığını belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanan İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökçe'nin avukatı, müvekkilinin tutukluluk süresinin yasal sınıra ulaştığı gerekçesiyle serbest bırakılması talebiyle bir bilgi notu paylaştı.

Avukatın hazırladığı metinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 102'nci maddesine atıfta bulunularak hukuki süreç detaylandırıldı. Buna göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresinin en fazla bir yıl olduğu, zorunlu hallerde ise gerekçe gösterilerek bu sürenin altı ay daha uzatılabileceği hatırlatıldı. Böylece söz konusu suçlar için azami tutukluluk süresinin 18 ay olarak belirlendiği vurgulandı.

Gökçe'ye isnat edilen suçların ağır ceza mahkemesi yerine asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girdiği belirtilen açıklamada, yargılamanın İBB ana davası çerçevesinde İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesinin bu süre sınırını değiştirmeyeceği ifade edildi.

Tutukluluk süresinin sona erdiği tarihler hesaplandı

Bilgi notunda, Gökçe hakkında tutuklama talebinin 23 Mart 2025 tarihinde yapıldığı belirtilerek azami tutukluluk süresinin hangi tarihte sona ereceğine ilişkin iki ayrı hesaplama yöntemi sunuldu. Bir yılın 365, altı ayın ise 180 gün olarak hesaplanması durumunda toplam 545 günlük sürenin 17 Eylül 2026'da; sürenin takvim ayı üzerinden hesaplanması halinde ise 22 Eylül 2026'da sona ereceği kaydedildi.

Gözaltında geçirilen sürenin de hesaba katılması gerektiği belirtilen değerlendirmede, bu durumda azami sürenin gün hesabıyla 15 Eylül, ay hesabıyla ise en geç 20 Eylül 2026 tarihinde dolacağı belirtildi. Bu gerekçeyle Gökçe'nin tutukluluğuna son verilerek yargılamaya tutuksuz devam edilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, CMK'nin ilgili hükmünün azami tutukluluk süresi bakımından yargı makamlarına takdir yetkisi tanımadığı görüşü savunuldu. Gökçe'nin yaklaşık 30 yıllık kamu hizmeti geçmişine dikkat çekilen metinde, dosyada Gökçe'nin rüşvet aldığına, haksız kazanç sağladığına veya usulsüz bir mali işlemden menfaat elde ettiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı kaydedildi.

Ayrıca Gökçe aleyhinde suç işlediğini veya usulsüz bir işlem yaptığını ileri süren gizli ya da açık tanık ile müşteki bulunmadığı da belirtildi. Gökçe, Haziran 2026'da mahkemedeki savunmasında da aleyhinde açık veya gizli tanık tarafından yöneltilmiş somut bir suç isnadı ve müşteki bulunmadığını, ayrıca kendisi hakkında usulsüz para hareketi gösteren bir MASAK raporu olmadığını söylemişti.

İLGİLİ HABERLER