Çelik: Çerçeve yasa teklifi iki yıllık sürecin en önemli aşamasıdır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sunulan çerçeve yasa teklifinin iki senelik bir çalışmanın en kritik noktası olduğunu belirterek Cumhur İttifakı'nın sürece dair talimatlarını verdiğini söyledi.

İki yıldır üzerinde çalışılan çerçeve yasa teklifinin sunulmasıyla sürecin en önemli aşamasına gelindiği açıklandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik tarafından yapılan açıklamada, Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatların verildiği ve devlet kurumlarının koordinasyonu konusunun da tekrar hatırlatıldığı ifade edildi.

Çelik, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın büyük riskler ve tehditler içerdiğini belirterek, ülkenin konumu ve nitelikleri sebebiyle yoğun tehditlerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin, birliğine ve bütünlüğüne kasteden tüm girişimlere karşı milletin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdiğini vurguladı.

Darbe girişimlerinden çeşitli projelere kadar her tehdidin şehit ve gazilerin fedakarlıklarıyla engellendiğini ifade eden Çelik, şunları söyledi: "Buradan bir kere daha Kahraman şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun. Kahraman gazilerimize hürmetlerimizi sunuyoruz. Tabii şehitlerimizin ve gazilerimizin ailelerine buradan bir kere daha AK Parti Genel Merkezi'nden en içten saygılarımızı, hürmetlerimizi arz ediyoruz."

Bölgeye yönelik kötü niyetlere cevap

"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefi için çok emek sarf edildiğini belirten Çelik, AK Parti'de bu konuda yüzlerce toplantı yapıldığını ve yoğun mesai harcandığını kaydetti. Bu hedefin, Türkiye'nin çevresindeki kirli planları ve şer şebekelerini iyi izlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirtti. Çelik, özellikle son on yılda kurallı bir dünya düzeninin sona erip kuralsız bir düzene geçildiğini değerlendirdi.

Arap Baharı sürecinde bazı ülkelerdeki meşru halk tepkilerinin, o devletlerin kurumlarını yok edecek şekilde yönlendirildiğini hatırlatan Çelik, Türkiye'nin o dönemde de uyarılarda bulunduğunu ve kardeşlik siyaseti başlattığını ancak bunun sabote edildiğini söyledi. Son yıllarda ise bölgeyi etnik ve dini temelde karıştırmayı hedefleyen daha sert bir planın devreye sokulduğunu ifade etti.

Sözcü Çelik, terör örgütleri üzerinden yükseltilen bu dalgaların bölge halklarına daha çok acı çektirdiğini belirterek, "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" iradesinin emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan biri olduğunu söyledi. Bu politikanın ana dinamiğini devletin ve milletin binlerce yıllık tecrübesinin oluşturduğunu ifade eden Çelik, süreci şöyle tanımladı: "Bu bölgemizde herkes için Türk için Kürt için Arap için Sünni için Alevi için ve diğer herkes için Şii için kötü niyet besleyenlere bu kötü niyet ne geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır diyebiliriz."

Demokrasinin üzerindeki yük kalkacak

Çelik, günün sonunda meselenin sahibinin 86 milyon vatandaş olduğunu ve iradeyi tecelli ettiren yegane makamın milletin tamamı olduğunu vurguladı. PKK ve KCK gibi terör örgütlerinin Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Avrupa'daki unsurlarının sona ermesiyle silahlı terör unsurunun demokrasi üzerinde bir yük olmaktan çıkacağını belirtti.

Silahlı tehdidin tüm demokrasiler için bir yük olduğunu ve siyaset iklimini etkilediğini söyleyen Çelik, demokratik ülkelerin uyması gereken hukuk ilkeleri nedeniyle bu durumu daha çok yaşadığını ifade etti. Terörün gündemden çıkmasıyla yepyeni bir iklimin doğacağını belirten Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Demokrasimizin üstündeki yükün kalkması, demokrasimizin üstündeki bu stresin kalkmasıyla birlikte aslında demokrasimizin ölçeğini büyütecek."

İLGİLİ HABERLER