Danıştay 2. Daire Başkanlığı, denetimli serbestlik hükümlerini ihlal eden bir şahsa kolaylık sağlayan başkomiserin meslekten çıkarılması kararını usul ve hukuka uygun bularak onadı.
Olay, örgüt lideri O.K.’nin eşi N.K.’nin denetimli serbestlik kapsamında belirli günlerde polis merkezine giderek imza atması gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmemesiyle başladı. N.K., gerekli tarihte merkeze gitmemesine rağmen farklı bir zamanda giderek imza attı. Yapılan incelemelerde, karakol amiri olarak görev yapan başkomiserin bu duruma göz yumduğu ve şüphelinin eşi O.K. ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği tespit edildi.
Lastik talebi hukuki gerekçe sayılmadı
Soruşturma sürecinde başkomiser, O.K. ile yaptığı görüşmelerde para değil, ekip otosu için bir adet lastik talep ettiğini öne sürdü. Ancak yargı mercileri bu savunmayı kabul etmedi. Mahkemeler, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“İddiasının doğru olduğu kabul edilse bile yine de amiri olduğu karakolun ekip otosunun lastik ihtiyaçlarını, karakola imzaya gelen kişilerden karşılama yoluna gitmesinin hukuka uygun olmadığı ve suç olduğu; buna karşın, her ne kadar O.K. isimli şahıstan istediklerinin oto lastiği olduğunu ileri sürmüş ise de aslında bu hususun da gerçekçi olmadığı temin edilmek istenen menfaatin başka olduğu görüşme tapelerinden kolaylıkla anlaşılabilir.”
Bu gerekçelerle başkomiser hakkında, yetkisini kötüye kullanarak denetimli serbestlik hükümlerinin ihlalinden doğacak yaptırımdan şüpheliyi kurtarmak suretiyle çıkar sağladığı gerekçesiyle “meslekten çıkarma” cezası verildi. Başkomiserin bu karara yaptığı itirazı Danıştay reddetti.
Ayrıca ağır ceza mahkemesinde yürütülen ceza yargılaması sonucunda başkomisere "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 ay 7 gün hapis cezası verildi ve hükmün açıklanması geri bırakıldı.