Devlet Bahçeli'den 'Terörsüz Türkiye' için siyasi tasfiye şartı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin tam başarıya ulaşmasının sadece terör örgütünün silah bırakmasına değil, sırtını teröre dayandıran siyaset anlayışının da tarihe karışmasına bağlı olduğunu ifade etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin tam başarıya ulaşmasının sadece terör örgütünün silah bırakmasına değil, sırtını teröre dayandıran siyaset anlayışının da tarihe karışmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir aracılığıyla Türkgün gazetesine yaptığı değerlendirmede, "Terörsüz Türkiye" sürecinin hedeflerini ve koşullarını anlattı. Bahçeli, sürecin başarısı için nihai hedefin, terörü olumlayan ve vandalizme dayanan bölücü zihniyetin tamamen ortadan kalkması olduğunu vurguladı.

Sürecin pratik takvimine göre, Çerçeve Yasa'nın Meclis'ten geçip Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından PKK'nın silah bırakma süreci başladı. Kandil'deki 18 kampta bulunan yaklaşık 3 bin 800 PKK mensubunun eylül sonuna kadar silahlarını bırakması hedefleniyor. Silahların ve lojistik malzemelerin teslimi ile mağaraların boşaltılması için 1,5 ila 2 aylık bir takvim öngörülüyor. Sürecin, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) onayıyla ekim ayında tamamlanması planlanıyor.

Bölgesel barış ve emperyalizmle mücadele hedefi

Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin sadece iç güvenlikle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin dış politikadaki bağımsızlığını ve bölgesel etkinliğini artırmayı amaçladığını belirtti. Bahçeli, bu sürecin "Şark Meselesi"nin ikinci perdesini sahnelemek isteyen emperyalist hedeflere darbe vurduğunu savundu. Türkiye'nin yeni bir Sykes-Picot düzenini ve Balfour'daki planları bu hedefle bozduğunu ifade etti.

MHP lideri, "Türk barışı" olarak tanımladığı vizyonun bölgesel istikrar için önemine dikkat çekti. Bahçeli, "Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesis edilmesini hedeflemektedir. Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir" dedi.

Bahçeli'ye göre, "Terörsüz Türkiye" hedefi, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi stratejik girişimlerin güvenliğine de katkı sağlayacak. Güvenliğe ayrılan kaynakların eğitim, teknoloji ve sosyal kalkınmaya yönlendirilmesiyle sürdürülebilir büyümenin ivme kazanacağını belirtti.

İç cephe, demokrasi ve haklar tartışması

Değerlendirmesinde iç cephenin güçlendirilmesinin önemine de değinen Bahçeli, terör ve şiddetin olduğu bir ortamda demokrasiden bahsedilemeyeceğini söyledi. Bahçeli, "Sürecin tam olarak başarıya ulaşması, terör örgütünün silah bırakmasının da ötesinde, herhangi bir şekilde terörü olumlayan, sırtını teröre ya da vandalizme dayandıran siyaset anlayışının ve bölücü zihniyetin de tarihe karışması ile mümkün olabilecektir" ifadelerini kullandı.

Bu doğrultuda hedefin sadece dağdaki unsurlar olmadığını belirten Bahçeli, "Bu kapsamda, ‘Terörsüz Türkiye’ ile yalnızca dağdaki terörist unsurların değil, radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların da tasfiyesi, bütünüyle şiddetin bitirilmesi hedeflenmiştir" diye ekledi. Bahçeli, PKK'nın silah bırakma kararına yönelik açıklamalarda ayrı devlet, federasyon veya özerklik gibi taleplerin yer almamasını Türkiye için yeni bir başlangıç olarak niteledi.

Temel hak ve özgürlükler konusuna da değinen MHP lideri, bireysel hakların anayasal güvence altında olduğunu ve daha da geliştirilmesi gerektiğini belirtirken, etnik veya dini gruplara dayalı kolektif hak taleplerinin ayrıştırıcı bir nitelik taşıdığını savundu. Bahçeli, birleştirici unsurun, anayasada ifadesini bulan ve ortak bir zeminde buluşturan Türk vatandaşlığı olduğunu vurguladı.

İLGİLİ HABERLER