Emeklilerden İzmir'de geçim eylemi

Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, "Geçinemiyoruz" nöbetinin 36'ncı haftasında Konak'ta toplanarak derinleşen ekonomik krize ve iktidarın bütçe tercihlerine tepki gösterdi. Basın açıklamasında konuşan Dönem Sözcüsü Semra Süren, insanca yaşam şartlarının sağlanmasını ve ödenen primlerin karşılığının verilmesini talep etti.

Fevzi Efe SEKİTMEZ/GERÇEK HABERCİ- Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu üyeleri, geçim sıkıntısına karşı başlattıkları oturma eyleminin 36'ncı haftasında Konak YKM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Yükselen enflasyon, eriyen maaşlar ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan güçlüklere dikkat çeken emekliler, insanca yaşayabilecekleri bir ücret talebini bir kez daha kamuoyuna duyurdu. Platform adına açıklamayı okuyan Dönem Sözcüsü ve Buca Şube Başkanı Semra Süren, 25 Eylül'de Ankara'da Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nu hatırlatarak, emeklilerin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşullara işaret etti. Süren, hak arayışının dayanışma içinde ve demokratik yollarla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

"Ölümü Tek Bir Nedene İndirgeyemeyiz"

Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşam sürmesinin yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini ifade eden Semra Süren, Ali Şekeroğlu'nun vefatına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hiçbir yurttaşımızın yaşadığı öfke ve çaresizliği kendisine ya da başkasına zarar verecek bir noktaya taşımaması gerekir. Ali Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerini bilemeyiz ve tek bir nedene indirgeyemeyiz. Ancak emeklilerin yaşadığı ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullar da görmezden gelinemez. Kendisi daha önce 'Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım' ve 'Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz' ifadelerini paylaşmıştı. Eylemde taşıdığı dövizde ise 'Para için değil, onurumuz için' yazıyordu. Biz bu ölümün yaşandığı koşulların siyasi sorumluluğunu görüyoruz."

"Bütçe Tercihlerinin Sorumluluğu İktidara Ait"

Milyonlarca emeklinin karşı karşıya kaldığı geçim krizinin uygulanan ekonomi ve sosyal güvenlik politikalarından kaynaklandığını belirten Süren, bütçe dağılımını eleştirdi:

"5510 sayılı yasa, kamu çalışanlarına verilen seyyanen artışın emeklilere yansıtılmaması ve bütçe tercihleri bu tabloyu yarattı. Söz konusu kararlar emekliler tarafından alınmadı; emekli aylıkları, vergi politikaları ve sosyal güvenlik sistemine ilişkin tercihler doğrudan siyasi iktidara aittir. Bir emekli 'İnsan gibi yaşamak istiyorum', 'Açlıkla cezalandırmayın', 'Yönetenler sesimizi duysun' dedikten sonra yaşamına son veriyorsa, iktidar ortaya çıkan bu ağır tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Yaşananların normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz."

"Sadaka Değil, Primlerimizin Karşılığını İstiyoruz"

Kamu kaynaklarının dağıtımında emeklilerin görmezden gelindiğini kaydeden Süren, taleplerinin bir ayrıcalık değil anayasal bir hak olduğunu belirtti:

"Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Emeklilere kaynak bulunamadığı yönündeki iddiaları kabul etmiyoruz; bizler yıllarca çalıştık, vergi ve prim ödedik. İnsanca beslenmek, barınmak, sağlık hizmetlerine erişebilmek ve gelecek kaygısı yaşamadan hayatımızı sürdürmek istiyoruz. Bu haklı mücadelemiz kararlılıkla devam edecek."

İLGİLİ HABERLER