Fon vurgunu gündeme damga vurmayı sürdürüyor: Kim bu ummadık isimler?

Vurgunda adı geçen isimler gizlenirken ilk ceza haber yapan gazetecilere kesilmek istendi, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Kaya ifade verdi.

Birgün'de yer alan habere göre Fon vurgunu skandalı, iktidar kanadından gelen açıklamalarla münferit bir vakadan hiyerarşik bir suç yapılanmasına dönüşürken siyasi ayak hala kamuoyundan saklanıyor. Vurgunun boyutunu örtbas etme çabaları sürerken süreçte ilk tepki, konuyu haberleştiren gazetecilere yönelik operasyonlarla gösterildi. Siyasi ayağına ilişkin herhangi bir adım atılmayan süreçte, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Kaya rejimin ilk feda edilen ismi olarak adliye önüne çıktı.

Kaya, ilk ifadesinde arka kapıdan alınan ve görüntü verilmeyen bir şekilde işlem görürken bu kez Çağlayan Adliyesi’nin C kapısından giriş yaptı. Eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile birlikte görüntülenen Kaya çifti, yağmurlu havaya rağmen büyük siyah gözlük takarak gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Kaya'nın, "Müsaade ederseniz ifademizi verelim lütfen" dediği duyulurken, "163 milyon lirayı nereden temin ettiniz?" sorusuna cevap verilmedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyaretinden dönüşte uçakta yaptığı açıklamada, yargının tespitlerini sürdürdüğünü belirterek dikkat çeken ifadeler kullandı. 80’e yakın AK Parti’li vekilin, Saray danışmanlarının ve atanan kamu görevlilerinin adının geçtiği iddiaları arasında Erdoğan, sorumluluğun kendisinde olmadığını ima eden bir dil benimsedi.

Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor.”

Erdoğan, Özel Kalemi Fatih Kılınç’ın da isminin geçtiği vurguna dair Fon Koordinasyon Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandığını hatırlatarak piyasaların temizleneceğini savundu.

Erdoğan, şunları söyledi:

“Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız.”

Münferit olay mı organize suç mu tartışması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’teki konuşmasında fon manipülasyonlarına değinmesi ve cezaların ağırlaştırılacağını belirtmesi, Erdoğan’ın 2023’teki “tamahkârlara meydanı boş bırakmayız” uyarısıyla birlikte gündeme taşındı. Ancak 433 şüphelinin bulunduğu iddia edilen liste hala açıklanmadı.

YENİ Parti Lideri Özgür Özel, Erdoğan’ın daha önce “münferit olay” tanımını kullanmasını hatırlatarak çelişkiye dikkat çekti. Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in artık bir “örgüt”ten bahsettiğini vurgulayarak Erdoğan’dan netlik istedi.

Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Münferit bir olay’ diyordu. Şimdi bir şebekeden, bir suç örgütü, başı-sonu belli olan bir suç örgütünden bahsediliyor. Biz Adalet Bakanı’nın ‘örgüt’ dediği her yapının ne hale geldiğini görüyoruz. Ama örgüt AK Parti’nin örgütü olunca, örgütün başından sonuna tamamının atamalarının altında Erdoğan’ın imzası olunca bambaşka bir durum var. Sayın Erdoğan söylesin bakalım, münferit bir olay mıymış bu, yoksa şebeke miymiş, suç örgütü müymüş?”

Gazetecilere yönelik baskılara da değinen Özel, Ömer Çelik ile ilgili iddiaları paylaşan bir kişinin tutuklanarak 10 yıl hapis talebiyle karşı karşıya kalmasını eleştirdi. Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu ise TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a yönelik trol saldırılarının ve “suskunluk anlaşması” tekliflerinin perde arkasını yazdı. Terkoğlu, Şık’ın ortağı olduğu iddia edilen Ahmet Saymadi’nin uyuşturucu dosyasında 33 gündür tutuklu olduğunu belirterek, dokunulmazlığı olmayan Şık’a “fon hançeri” vurulduğunu ifade etti.

İLGİLİ HABERLER