İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: Üzgünüz, yorgunuz ama daha doğrusu kırgınız

Bülent Turan, fon soruşturması sürecinde yargının gereğini yapacağını belirterek, yanlış yapan herkes hakkında adım atılacağını ve kimsenin yanına kâr kalmayacağını vurguladı.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Isparta’ya gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, AK Parti Isparta İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek parti teşkilatıyla bir araya geldi. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Turan, günün ilk bölümünde Isparta’daki kadın muhtarlarla gerçekleştirdiği özel toplantıya değindi.

Turan, toplantının ardından il başkanını ve ekibini ziyaret etmeyi bir görev bildiklerini ifade ederek, partililerin kendilerine gösterdiği sıcak ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Turan, şu ifadeleri kullandı:

“Aranızda olmaktan büyük onur duyuyorum. Bugün Türkiyemizin kadın muhtarlarıyla Ispartamızda çok özel toplantı yaptık. Toplantımızda ardından il başkanımızı ve ekibini ziyaret etmeye görev bildik. Hani böyle kendi evimizdeyiz gibi derler ya tam da onu yaşıyoruz. Şu an biz İsparta'mızda partimizde kendi evimizde gibi davranıyoruz, hissediyoruz. Bize bu sıcaklık hissettiren başta başkanımız olmak üzere tüm ekibimize teşekkür etmek istiyorum.”

Siyasi tartışmalar ve ahlaki duruş

Teşkilat mensuplarının mesai saatleri dışında da parti çalışmalarına emek verdiğine dikkat çeken Turan, bu çabanın zarar görmemesi gerektiğinin altını çizdi. Son dönemde yaşanan siyasi tartışmaların toplumu rahatsız ettiğini belirten Bakan Yardımcısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ve Amerika Birleşik Devletleri ziyaretlerinin ardından ülkeye dönüşünde yaşanan süreçlere de değindi.

Turan, milletin deprem, sel ve darbeler gibi ağır uluslararası operasyonları atlattığını ancak güncel tartışmaların yarattığı hayal kırıklığının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Turan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Lafı dolandırmaya gerek yok. Son dönem hepimizin üzüldüğü, rahatsız olduğu, sıkıldığı konular var biliyorsunuz. Dediğim gibi bu siyasi hareket sadece köprü vaat etmez, toplum ahlakı öngörülür derken bu lafı dolandırmama iddiasına şunu söylemek isterim. Üzgünüz, yorgunuz ama daha doğrusu kırgınız.”

Yaşananların tek bir şahıs üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, asıl meselelerin partinin imajına zarar veren anlayışlar olduğunu belirtti. Turan, “Hiç kimsenin bu aziz Ispartalı Yusufların hatırasını yormaya, bozmaya hakkı olmadığını düşünüyorum” diyerek teşkilat çalışanlarının aile ve iş sorumluluklarının yanı sıra partiye ayırdıkları zamanın kıymetini korumak istediklerini ifade etti.

Turan, küresel krizleri aşan bir millet olarak son dönemde yaşananlara tepkisini şöyle dile getirdi:

“Depremi, seli, darbeyi birçok uluslararası operasyonu aşmış bir milletiz. Ama denizi aşıp derede boğulmayı hazmedemiyoruz. Bu son virajı açıkçası vicdanım yüreğim kaldırmıyor.”

Fon soruşturması ve yargı süreci

Gündemin önemli başlıklarından biri olan fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Turan, yargı sürecinin devam ettiğini ve hatalı davranan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturma başlatılması yönündeki talimatının ahlaki bir duruş olduğunu belirten Turan, bazı kişilerin paraları iade ettiğini, bazılarının ise ifadeye çağrıldığını aktardı.

Mallara el koyma, tedbir kararları ve yurt dışı çıkış yasakları gibi uygulamaların sürece dahil olduğunu hatırlatan Turan, adaletin tecelli edeceğini vurguladı.

Turan, şu açıklamayı yaptı:

“Birileri kendi arkadaşlarının yaptığı yanlışa yapsın ne var derken birileri onların yargı nezdinde suçu bulunma sürecinde eylem yaparken sahip çıkarken Cumhurbaşkanımıza ilk an itibariyle ekibine talimat verip kimin yanlışı varsa gelini yapın demesi onun durduğu ahlaki noktayı gösteren çok güzel bir tavır.”

Süreçle ilgili detayların zamanla daha net anlaşılacağını belirten Turan, “Bunlar zamanla duyulmaya başlayacak, anlaşılmaya başlayacak ama yapanın yanına kâr kalmayan bir süreci hep beraber yaşayacağız. Zaten yargı gereğini yapıyor, yapacaktır. Kim yanlış yapmışsa bu konuda adım atılacaktır” dedi.

Kamu görevi ve kişisel kazanç ayrımı

Kamu görevinde bulunan kişilerin attığı adımlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Turan, devlet hizmeti ile kişisel kazanç arasındaki sınırın korunmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Hem devlet kadrolarında hem de genel merkezde yer alıp kişisel zenginlik peşinde koşmanın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Turan, değerlerin korunması gerektiğine işaret etti.

Turan, “Ama hem para kazanayım hem devlette olayım hem genel merkez olayım, olmaz” diyerek, kimsenin zenginliğine göz dikmediklerini ancak doğruların hırpalanmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Soruşturmanın sadece suçlamaya maruz kalan kişilerle sınırlı tutulmaması gerektiğini, sistemin işleyişinden sorumlu yöneticilerin de hesap vermesi gerektiğini belirten Turan, bekçi metaforunu kullanarak kurumsal sorumluluğa dikkat çekti.

Turan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hırsıza hesap soralım. Ama bekçinin suçu yok mu? Kapıdaki bekçinin hiç görevi yok mu? Şimdi falanca kişi çalmış, çok para almış. Almış kabul. Geleni yapılsın kabul. Hırsıza geleni yapalım kabul. Ama kapıdaki bekçinin ilgili kurumun bu sistemi takip etmek zoru olanın kusuru yok mu? Neden bir kişiye boğulup kalıyoruz? Hangi kurumun hangi yöneticisi varsa geleni yapmak görevimiz olması lazım. Ben liderime güveniyorum. Ekibinim konuyu çözeceğine inanmak istiyorum.”

İLGİLİ HABERLER