İzmir Barosu, gazeteci Murat Ağırel ile muhabir İsmail Arı’nın tutuklanmasına yönelik resmi açıklamasını yayımlayarak hukuki sürece müdahil oldu. Kurum, söz konusu tutuklama kararlarının basın hürriyeti ve kişi güvenliği haklarını zedelediği gerekçesiyle sert bir tepki ortaya koydu.
Açıklamada, gazetecilerin yolsuzluk iddialarını araştırmak ve kamu gücünü kullananları sorgulamak gibi demokratik toplumun temel dinamiklerini oluşturan faaliyetlerinin ceza soruşturmalarıyla baskılanmasına karşı çıkıldı. Bu tür uygulamaların halkın haber alma hakkını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.
Tutuklama istisnai bir tedbirdir
İzmir Barosu, tutuklamanın yalnızca kuvvetli suç şüphesi ve kanunda belirtilen nedenlerin varlığı halinde uygulanabilecek istisnai bir güvenlik tedbiri olduğunu hatırlattı. Ceza yargılamasının eleştirel sesleri susturmak veya medya üzerinde korku iklimi yaratmak amacıyla kullanılamayacağı belirtildi.
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde korunan temel hakların gözetilmesinin yargının öncelikli görevi olduğu vurgulanarak, Ağırel ve Arı’nın derhal tahliye edilmesi talep edildi. Baro, hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü savunusunu sürdüreceğini duyurdu.