İzmir Büyükşehir Başkanı Tugay, AK Parti'ye katılma nedenini anlattı: "Doğru adım attım"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, siyasi tercih değişikliğinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un davetinin kırılma noktası olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tutumundan duyduğu güveni aktardı.

CHP'den seçilip daha sonra AK Parti saflarına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu sürecin arka planını ve motivasyonunu Yeni Asır gazetesine yaptığı açıklamayla detaylandırdı. Tugay, siyasi yolculuğundaki dönüm noktasının Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirdiği bir görüşme sırasında yaşandığını ifade etti.

Tugay, Karabağlar'daki 440 hektarlık alanda yaşanan kentsel dönüşüm sorunlarını ele almak amacıyla bakanlığa gittiğini ve bu teknik görüşmenin ardından siyasi bir teklifle karşılaştığını dile getirdi. Bakan Kurum'un İzmir'deki çalışmalar hakkında sorular sorduğunu ve mevcut durumun zorluklarını dinlediğini aktaran Tugay, bu diyalogun kendi siyasi geleceğine ilişkin düşüncelerini şekillendirdiğini vurguladı.

Tugay, Bakan Kurum ile arasındaki diyaloğu şu şekilde aktardı:

“Benim için kırılma Çevre Şehircilik Bakanımız Murat Kurum'la görüşmemizden sonra oldu. Karabağlar'da 440 hektarlık alandaki kentsel dönüşüm sorunumuzu konuşmak üzere Çevre Şehircilik Bakanlığımıza gittik, görüştük. Bu konunun ardından bana Bakan Kurum, 'İzmir nasıl gidiyor? Ne yapıyorsunuz?' dedi. 'Vallahi elimizden geleni yapıyoruz ama epey bir sıkıntımız var' dedim. 'Bağımsız olarak mı devam edeceksin?' dedi. 'Şu anda öyle düşünüyorum. Herhangi bir verilmiş kararım yok' diye cevap verdim. Geçmiş dönemde İzmir'e ulaşmaya çalıştıklarını ama belediye başkanları tarafından dışlandıklarını söyledi. 'Biz ne zaman bir şey yapmak istesek hep bunu engelleyecek adımlar attılar. Biz de bundan mutsuzuz' dedi. Ve tecrübeli bir siyasetçi olduğu için bu noktada 'Keşke sen AK Parti'ye gelsen de daha uyumlu çalışsak' dedi. 'Bağımsız olarak da bunu yapamaz mıyız?' dedim. O da 'Öyle de olur ama siyasetin doğası gereği AK Parti'yle olursan daha da başarılı işler yaparsın' dedi ve kafamda böyle bir parantez açtı. Açıkçası o andan sonra düşünmeye başladım. O gün Bakan Murat Kurum'un bana olan sıcak ve dostane tavrından çok etkilendim. Sonraki süreçte de hem sayın Kurum ile birkaç görüşmemiz oldu hem de dolaylı olarak konunun Cumhurbaşkanı'na iletildiğini, onun da böyle bir şeyi istediğini söylediler. Epeyce bir düşündüm.”

Yol ayrımı ve kaynak ihtiyacı

İzmir'in altyapı sorunlarının çözümü için zamanın daraldığına dikkat çeken Tugay, arıtma tesisleri, kanalizasyon ve içme suyu şebekesi gibi kritik alanlarda merkezi hükümetin desteğine ihtiyaç duyduklarını belirtti. Mevcut şartlarla seçim vaatlerinin tam olarak yerine getirilemeyeceği endişesi taşıdığını ifade eden başkan, bu nedenle yeni bir siyasi ittifakın kent için daha faydalı olacağı sonucuna vardığını açıkladı.

Tugay, yaşadığı ikilemi ve verdiği kararı şöyle özetledi:

“Yani bunları yapmak için hem zamanımız çok az hem deneyim açısından desteğe ihtiyacımız var hem de kaynak açısından desteğe ihtiyacımız var. Açıkçası şöyle bir yol ayrımına geldim: Dedim ki; 'Ya iki buçuk sene daha mevcut şartlar içerisinde elimden geleni yapacağım ama muhtemelen verdiğimiz sözleri yerine getiremeyeceğiz, İzmir'in çok önemli sorunlarını çözemeyeceğiz ve yine sorunlu bir İzmir'i benden sonraki döneme bırakacağım... Ya da gerçekten iyi niyetli olduğuna bir şekilde kanaat getirdiğim insanlar, AK Parti hükümeti, İzmir'e yardımcı olacaksa onlarla birlikte çalışayım.' İzmirliler için en iyi olanın bu olduğuna kanaat getirdikten sonra böyle bir karar verdim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede edindiği izlenimlerin kararında etkili olduğunu belirten Tugay, devlet başkanının samimi yaklaşımının kendisinde derin bir güven oluşturduğunu kaydetti. Erdoğan'ın konuşması sırasında kendisini dinlemesi ve yalnız bırakmamasının unutulmaz bir an olarak hafızasında yer ettiğini söyleyen Tugay, bu davranışın İzmir'e yönelik yatırımların sürdürüleceğine dair bir işaret olarak algıladığını belirtti.

Tugay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili gözlemlerini şu sözlerle paylaştı:

“Yakın diyalog kurduğunuz zaman her şeyden önce bir insan olduğunu, iyi yürekli bir insan olduğunu; ülkesine hizmet etmek için uzun yıllardır emek harcayan, çaba harcayan bir insan olduğunu görüyorsunuz. Etkiliyor insanı ister istemez. Ben o konuşmada Cumhurbaşkanımızın İzmir'e önem verdiğini; İzmir'e yatırımların yapılması, İzmir'in sorunlarının çözülmesi için her konuda destek olacağını duydum. Ondan dolayı bir güven geldi ve yakınlık hissi oldu. O hisle ben o konuşmayı yaptım. Ben hayatım boyunca, yıllardır siyasetteyim, herhangi bir lideri bir başkası aşağıda konuşma yaparken Genel Başkanın ya da Cumhurbaşkanımızın onun yanında durduğunu görmedim. Konuşmam sırasında Cumhurbaşkanımız orada beni dinledi, konuşmanın bitmesini bekledi, yalnız bırakmadı beni. Cumhurbaşkanımızın bu tavrı bana hayatım boyunca unutamayacağım bir gururu yaşattı. Yani bugün beni orada yalnız bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan'ın, önümüzdeki süreçte İzmir'i de yalnız bırakmayacağına eminim.”

Sürecin kolay olmadığını ancak doğru bir adım attığına inandığını belirten Tugay, bu değişimin risklerini göze aldığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Çok düşündüm, risk aldım, ateşten gömlek giydim. Bunları insanların ifadesiyle söylüyorum; gerçekten kolay bir şey değil ama doğru yaptığıma inanıyorum.”

İLGİLİ HABERLER