İzmirlinin eğitim yuvası tahliye edildi: Son ders çimlerde verildi…

Meslek Fabrikası önünde devam eden eylemin ikinci gününde, üçüncü yaş öğrencileri son dersi çimlerde gördü. Ders öncesinde konuşan katılımcılardan Suat Cansevdi, gözyaşlarına hakim olamadı ve “Acaba ne zihniyetle bu kapatılıyor” dedi.

GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olmasına karşın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen, sonrasında da tahliye işlemi başlatılan Meslek Fabrikası binası önünde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen nöbet devam ediyor. 

Sendikalar, STK’lar, dernekler ve ilçe belediye başkanlarıyla Meslek Fabrikası’na eğitim gören vatandaşların desteğiyle devam eden nöbet sırasında, binada eğitim alan 3. Yaş Üniversitesi" öğrencileri ve İngilizce A2 seviyesinde eğitim alan kursiyerler, binanın karşısında yer alan yeşil alanda eğitimlerine devam etti. Kararı protesto eden 60 yaş üstü gruptan Ayşe Tetik, “Dersliğimiz karşınızda gördüğünüz Meslek Fabrikası. Orada binlerce genç de ders görüyor, biz de ders görüyoruz. Ve dershanemizin, okulumuzun el konulmasına karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı. 87 yaşındaki Aynur İnanç, “Bu Meslek Fabrikası ismi gibi gerçekten meslek üretiyor. Yani acaba ne zihniyetle bu kapatılıyor? Hiç aklım almıyor” dedi. Öte yandan çimlere sınıf kurulurken son ders bugün eğiticiler tarafından verildi. 

CANSEVDİ: NİYE SİYASETİN KİRLİ OYUNLARIYLA İÇ İÇE OLUYORUM? 

65 yaşındaki Suat Cansevdi ise “İlkokul mezunuyum. Ama bu Meslek Fabrikası’nda üçüncü yaşla beraber belediyenin verdiği bu şeyle hep okumak istediğim, kendimi üniversiteli gibi hissettiğim bir yerdi. Biz güzel şeyleri konuşacağımıza; Türkiye’de bir sürü kadın cinayetlerinin az kaldı diyeceğimize, bir sürü kötülüklerin bittiğini görüp sevineceğimize, Türkiye’nin güzel şeylere imza attığını görüp şahit olacağımıza, niye siyasetin kirli oyunlarıyla kendi halkımdan polis ve TOMA’larla böyle iç içe oluyorum? Burada bir sürü insan meslek sahibi oluyor. Bir sürü insan istihdam oluyor” ifadelerini kullandı. 

TETİK: OKULUMUZA EL KONULMASINA KARŞI ÇIKIYORUZ 

60 yaş üstü gruptan Ayşe Tetik, “Dersliğimiz karşınızda gördüğünüz Meslek Fabrikası. Orada binlerce genç de ders görüyor, biz de ders görüyoruz. Ve dershanemizin, okulumuzun el konulmasına karşı çıkıyoruz. Şu anda biz o dershanede ders görüyor olacaktık. Bakın bize psikolojik, sosyolojik, sağlık, mutfak sanatları, hobi derslerimiz, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, halk oyunları... Yani belli bir yaştan sonra hayattan kopmak değil, hayatın içinde olmayı öğretiyorlar” dedi. 
 

İNANÇ: BÖYLE BİR FAALİYET NE AMAÇLA DURDURULUR? 

87 yaşındaki Aynur İnanç ise yaşananlara tepki gösterdiği konuşmasında şunları söyledi: 


“7 sene evvel Fransa ve İngiltere'den başlatılıp yurdumuza kadar gelen 3. Yaş Üniversitesi, ülkemizde de birçok yerde başlatılmıştır. İzmir'de Karşıyaka, Güzelbahçe, Balçova birçok yerde, Ege Üniversitesi'nde olmak üzere ve biz de Ege Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle açılan bu 3. Yaş Üniversitesi'ne gelme şansımız oldu. Ben Narlıdere Huzurevi'nde kalıyorum ve benim orada bütün herkes özendi. Yani gerçekten okulda, okula başladıktan sonraki durumumla, ondan sonra konuşmalarımla farklı olduğumu söylediler. Kabuğuna çekilen bir insan değildim zaten, her zaman hareketliyim. 41 yıllık öğretmenlik hayatım var. Ben bütün bunları bir yana koydum, buradan yeni tecrübe kazanmaya geldim, yeni fikirler öğrenmeye geldim, bilgilerimi tazelemeye geldim ve elimden geldikçe bir şeyler kazandırmak için çalışıyorum. Böyle bir faaliyeti nasıl olur da yani ne amaçla bu durdurulur bu şekilde? Aklım almıyor. Bugüne kadar birçok haksızlıklar gördüm ama bunun en fazla olduğunu düşünüyorum. Gerçekten bu büyük bir haksızlık. Bu Meslek Fabrikası ismi gibi gerçekten meslek üretiyor. Yani acaba ne zihniyetle bu kapatılıyor? Hiç aklım almıyor.” 
 

KAPI: MALZEMELER VE EVRAKLARA ULAŞAMIYORUZ 

Meslek Fabrikası Müdürü Zeki Kapı, tahliye sürecine ilişkin yaşananları anlattı. Kapı, şunları aktardı: 


“İlk duyumu aldığımız anda idari kadro olarak binaya geldik. Saat 04.30 civarında bekçiler ve polisler binanın etrafını sardı. 07.30 civarında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden görevliler geldi. Tüm personel dışarı çıkarıldı. Biz, taşınmazlarla ilgili süreç kapsamında tespit tutanaklarını düzenlemek için içeride kaldık. Daha sonra Vakıflar personeli, polis eşliğinde tüm ofislere girerek tutanak tuttu. Şu an tüm eşyalarımız içeride; bilgisayarlar, malzemeler ve evraklara ulaşamıyoruz. Dün saat 17.00 itibarıyla binadan tamamen çıkarıldık. Halkımızın eğitim alma hakkından mahrum kalmaması için şartlarımızı zorluyoruz. 160 saatlik eğitimin bitmesine bir gün kala kursiyerlerimizin mağdur olmasını istemedik. İngilizce A2 kursiyerlerimiz 5 Ocak’ta eğitime başladı ve bugün eğitimlerini tamamladı. Açık alanda da olsa derslerini bitirdik ve sertifikalarını teslim ettik. 
Hukuki süreç sürdüğü için geri dönüş umudumuzu koruyoruz. Ancak açık alanda tüm kursları yürütmek mümkün değil. 215 farklı branşta eğitim veriyoruz; barista ve pastacılık gibi alanlar için gerekli ekipmanları buraya kuramayız. Buna rağmen imkânlar ölçüsünde eğitimleri sürdürmeye çalışıyoruz. İki aydır bu süreci yaşıyoruz. Gözyaşı döken, ‘ne gerekiyorsa yaparız’ diyen kursiyerlerimiz var. Onlar da destek olmak için bugün burada eğitime katılmayı kabul etti.”

İLGİLİ HABERLER