KONDA anketi seçmenin kararını açıkladı: Yargı kararına büyük güvensizlik

KONDA'nın son araştırmasına göre halkın yarısından fazlası mahkemenin 'mutlak butlan' kararını yanlış bulurken, sürecin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyor.

KONDA'nın yayımladığı son kamuoyu araştırması, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kurultay sürecine yönelik verilen "mutlak butlan" kararının toplumda geniş bir yankı uyandırdığını ve büyük bir kesim tarafından reddedildiğini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, her iki vatandaştan biri mahkemenin bu adımını yanlış buluyor.

Anket sonuçları, karara karşı çıkanların oranının yüzde 52'ye ulaştığını gösteriyor. Kararı doğru bulanların toplam oranı ise sadece yüzde 11'de kalırken, yüzde 37 gibi geniş bir kitlenin kararsız kalması dikkat çekiyor.

Toplumun neredeyse yarısı davadan habersiz

23-25 Mayıs 2026 tarihlerinde 1514 kişiyle yapılan anket, davanın kamuoyunda henüz tam olarak karşılık bulmadığını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 45'i CHP Kurultay Davası'nı daha önce hiç duymadığını ifade etti.

Davayı bilenler arasında ise siyasi bir kutuplaşma öne çıkıyor. Yüzde 37'lik bir kesim, süreci "iktidarın siyasi operasyonu" olarak nitelendirirken, yalnızca yüzde 18'i davanın "kurultaydaki usulsüzlükler" nedeniyle açıldığını düşünüyor.

'Mutlak butlan' kavramı siyasi gündemle öğrenildi

Araştırmanın çarpıcı verilerinden biri de hukuki bir terim olan "mutlak butlan" kavramının bilinirliği oldu. Ankete katılanların yüzde 46'sı bu kavramı daha önce hiç duymadığını belirtirken, yüzde 25'lik bir kesim bu terimle mahkeme kararının ardından tanıştığını söyledi.

Bu konudaki farkındalık, seçmenlerin siyasi tercihlerine göre keskin bir ayrım gösteriyor. CHP seçmeninin neredeyse yarısı (%47) kavramı önceden bildiğini söylerken, bu oran AK Parti seçmeninde yüzde 17'ye kadar geriliyor.

Seçmen çıkış yolu olarak sandığı işaret ediyor

Ankette "CHP bundan sonra ne yapmalı?" sorusuna verilen yanıtlar, toplumun ezici bir çoğunlukla yeni bir kurultay istediğini gösteriyor. Her beş kişiden üçü, partinin en kısa sürede yeniden sandığa gitmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.

Muhalif seçmenler arasında "mevcut yönetimin kararı yok sayarak devam etmesi" fikri öne çıksa da KONDA, bu durumun hukuken mümkün olmadığını ve daha çok duygusal bir tepkiyi yansıttığını belirtiyor.

Siyasi krizin faturası ekonomiye kesilebilir mi?

Siyasi alandaki bu çalkantının ekonomik yansımalarına dair de ciddi bir endişe hakim. Katılımcıların yüzde 51'i, yaşanan sürecin ülke ekonomisini "olumsuz" veya "çok olumsuz" etkileyeceğini düşünüyor.

Sürecin ekonomiye olumlu yansıyacağını düşünenler ise sadece yüzde 4'te kalıyor. Bu tablo, siyasi belirsizliklerin ekonomi algısı üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha ortaya koydu.

İLGİLİ HABERLER