Ankara'da yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan Hilmi Tuna Kuriş'in Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Kuriş, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlamalarını reddetti.
Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Kuriş aylık gelirinin 150 bin lira olduğunu ve iç mimarlık yaptığını belirtti. Ancak Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, Kuriş'in şirketlerindeki para hareketlerinin beyan ettiği gelirle uyumlu olmadığını ortaya koydu. MASAK incelemesine göre, Kuriş'in daha önce sahibi olduğu Arden Gıda şirketinin 2023'ten itibaren 6,5 milyar lirayı aşan bir bankacılık işlem hacmine ulaştığı saptandı. Kuriş ise hisselerini devrettikten sonra şirketle bir bağının kalmadığını savundu.
Evde 29 milyon lira, iş yerinde 206 külçe altın
Soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş'in Küçük Çamlıca'daki evinde yapılan aramada yaklaşık 29 milyon lira değerinde döviz bulundu. Kuriş, bu paranın aile birikimleri ve kişisel ticari faaliyetlerinden elde edildiğini öne sürdü. Ümraniye’de çocukluk arkadaşı Erhan Yılmaz ile bağlantılı bir iş yerinde ise 206 külçe altın ve yaklaşık 23 milyon lira değerinde döviz ele geçirildi. Kuriş, bu para ve altınlardan haberi olmadığını iddia etti.
Mali incelemelerde, Kuriş ile Alihan Kuriş’in asistanı Fahri Candemir arasında toplam 767 bin 678 liralık bir para transferi de tespit edildi. Kuriş, bu transferin dedesi Süleyman Hilmi Tunahan’ın kabrinin bakım ve temizlik masrafları için yapıldığını savundu. Ayrıca, Erhan Yılmaz'a ait bir kripto para cüzdanından Kuriş ile bağlantılı hesaplara 350 bin dolar tutarında USDT aktarıldığı belirlendi.
Yurt dışına kaçma hazırlığındayken Muğla'da yakalanan Hilmi Tuna Kuriş, Erhan Yılmaz ve sürücü Mehmet Özmen ile birlikte eski bakan İdris Naim Şahin’e tahsisli bir araçta yakalanmıştı. Kuriş, Muğla'ya gidişiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Muğla'ya sadece dinlenmek amacıyla gittim. Araçta çakar takılı olduğunu bilmiyordum, ben arka koltukta uyuyordum. Operasyon yapıldığını duyduktan sonra yakalanmasaydım İstanbul'a dönüp avukatlarımla görüşecektim. Polisler bizi durdurduğunda yakalandığımı anladım. Yurt dışına kaçmak gibi bir planımız yoktu.”