Fevzi Efe SEKİTMEZ/GERÇEK HABERCİ- Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası nedeniyle İzmir'de bir basın buluşması gerçekleştirdi. Vakfın 28 yıllık mücadelesinin, güncel projelerinin ve ücretsiz tedavi imkanlarının kamuoyuyla paylaşıldığı etkinliğe, hastalığı yenen gençler ile tedavi gören çocukların aileleri katıldı. Farkındalık yaratmak amacıyla ülke genelinde etkinlikler düzenleyen vakıf yöneticileri, dayanışmayı büyütmek için İzmirlileri 7 Kasım'da Gündoğdu Meydanı'nda gerçekleştirilecek büyük korteje çağırdı.
400 YATAĞIN SADECE 200'ÜNE RUHSAT VAR
Ankara'daki Lösemili Çocuklar Köyü'nde barınmadan eğitime kadar verilen ücretsiz hizmetlerin aktarıldığı açıklamada, LÖSANTE Hastanesi'nin yaşadığı ruhsat krizine tepki gösterildi. Vakıf yetkilileri, hastanedeki kısıtlamayı ve verdikleri mücadeleyi şu sözlerle anlattı:
"LÖSANTE bugün yeni binasında 400 yatak kapasitesi ile bulunuyor ve maalesef lisans onaylanmadığı için sadece 200'ü hastalar için kullanılabiliyor. LÖSANTE'de başarı oranımız yüzde 95. Kanserin yok olmasını hedefliyoruz, aşısı dahil bununla ilgili araştırma laboratuvarımız var. Bir diğer önemli yapı taşımız Lösemili Çocuklar Köyümüz. İki üç yıl süren bir tedavi sürecinde çocuklarımız anneleriyle birlikte bir ev ortamında kendilerini toparlıyor. Tedavi süreci devam ederken ebeveynlerin yaşadığı barınma sıkıntıları da orada ücretsiz olarak gideriliyor."

7 KASIM'DA GÜNDOĞDU'DA 'TURUNCU' BULUŞMA
Löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna ve ambalajlı gıda tüketiminin hastalık riskini artırdığına dikkat çekilen toplantıda, farkındalık kampanyasının detayları paylaşıldı. Dayanışmayı büyütmek isteyen LÖSEV yöneticileri, İzmirlilere şu çağrıyı yaptı:
"Löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. İkinci önemli konumuz ise bu hastalığa hiç yakalanmamak. Çevre koşullarından yediğimiz içtiklerimize, ambalajlı gıdalara, şeker ve tuz tüketimimize kadar dikkat etmemiz gerekiyor. Kampanya süremiz 15 Ekim'den 15 Kasım'a kadar devam ediyor. En önemlisi 7 Kasım günü bir turuncu farkındalık kortejimiz ve ardından şenlik alanımız kurulacak. Kortejin toplanma saati 12.00 olarak belirlendi ve Gündoğdu Meydanı'nda toplanacağız. Giyim kodu turuncu olacak. Türkiye genelinde 8,5 milyonu aşkın gönüllümüz var. Yaya, araç, iyileşen çocuklarımız, gençlerimiz ve aileleriyle birlikte binlerce gönüllümüzle sokaklarda olacağız."
"BİR İLAÇ BİN EURO OLUR MU?"
Toplantıda tedavi gören bir çocuğun babası, SGK sisteminin yetersizliğine, yüksek ilaç maliyetlerine ve LÖSANTE'nin ruhsat kısıtlamasına isyan etti. Babasının sitem dolu ifadeleri şöyle oldu:
"LÖSEV bu işin yükünü hastanesiyle karşılamak istiyor ama sistem buna izin vermiyor. Kısıtlamadan dolayı biz 400 yatak yerine 200 yatak kısıtlaması yüzünden orada tedavi göremedik. Bir tahlil yaptırıyoruz, Frankfurt'a gidiyor, üç bin Euro. Kemoterapinin bir ilacını SGK bin 12 Euro'ya satıyor. Yetmiş, seksen bin hastanın olduğu bir ülkede bir tane hastane var ve imkanları kısıtlı. Siz çocuklardan ne istiyorsunuz? Çocuğumu tedavi ettirmek için yedi yüz, sekiz yüz bin lira borçlandım, işimden oldum. Zaten yıkılan bir aile, bir de maddi anlamda yıkılmaya devam ediyor. Yoksa elinizde ne yapacaksınız? Bir ilaç bin Euro olur mu? Ben otuz sene SGK'ya, Bağ-Kur'a vergi ödemişim, karşılığında çocuğumun bir ilacını alamamışım."
"HASTALIKLA TEK BAŞIMIZA SAVAŞMADIK"
Buluşmada hastalığı yenerek LÖSEV gönüllüsü olan bir genç ise vakfın tedavi sürecindeki desteğini şu sözlerle aktardı:
"Hastalığa yakalandığım zaman kendimi çok yalnız hissettiğim bir dönemdi. LÖSEV'le tanıştığım zaman gerek ev ziyaretleri olsun, orada tanıştığım iyi yürekli insanlar, çalışanlar, arkadaşlarımız bu sürecin bir parçası oluyor. Sizin bu hayatta yalnız olmadığınızı, bu hastalıkla tek başınıza savaşmadığınızı gösteriyor ve bunu çok fazla hissettiriyorlar. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadınız, bütün LÖSEV ailesine teşekkür ederim."