Manisa'da yer kabuğu ısısından elektrik üretimi için ilk sondaj tamamlandı

MTA ve TÜBİTAK destekli projede 3 bin metre derinlikte 245 santigrat derece sıcaklığa ulaşıldı, potansiyelin ülke elektrik ihtiyacının dört katını karşılayabileceği belirtildi.

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini artırma ve yerli kaynakları değerlendirme hedefleri doğrultusunda Manisa'nın Salihli ilçesinde yeni nesil jeotermal enerji çalışması başlatıldı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle yürütülen projede, yerin derinliklerindeki ısının yeryüzüne taşınarak elektriğe dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Dünyada son yıllarda ABD, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde uygulanan kapalı sistem jeotermal (AGS) teknolojisi, Türkiye'de de hayata geçirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki ARI Teknokent'te faaliyet gösteren Anadolu İnovasyon tarafından geliştirilen sistemde, klasik jeotermal yöntemlerden farklı olarak yer altındaki sıcak su kaynağı aranmıyor. Bunun yerine, yerin 3 bin ila 5 bin metre derinliğine açılan kuyulardaki sızdırmaz borular aracılığıyla kayaçların ısısı, içinde dolaşan termal sıvıya aktarılıyor.

Volkanik Kula bölgesine komşu Acıdere mevkisinde gerçekleştirilen ilk sondaj çalışmalarında, 25 santimetre çapındaki borularla 3 bin metre derinliğe inildi. Yapılan ölçümlerde kuyu dibinde 245 santigrat derece sıcaklık tespit edildi. Elde edilen termal enerji, türbinleri döndürerek elektrik üretiminde kullanılabiliyor; ayrıca seracılık, ısıtma ve soğutma alanlarında da değerlendirilebiliyor.

Projenin geliştiricisi Anadolu İnovasyon'un kurucu ortağı Ahmet Tahir Kalkışım, Türkiye'nin yer kabuğu ısısı potansiyeline ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ülke genelindeki yer kabuğu sıcaklığı potansiyelinin tümünün devreye alınması halinde elektrik ihtiyacımızın 4 katı kadar üretim yapılabileceğini tahmin ediyoruz. Bu da Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının tamamen sona ermesi demek. Teknolojimizi Slovakya'ya ihraç etmek için de çalışmalara başladık.”

Deprem riski taşımayan sistemle yıllık 215 milyar dolarlık gelir öngörüsü

Sistemde yer altından akışkan çekilmediği ve hidrolik çatlatma yöntemi kullanılmadığı için depremsellik riski bulunmuyor. MTA ile birlikte yapılan depremsellik çalışmaları da bu güvenliği teyit ediyor. Elektrik üretimi açısından Batı Anadolu, İç Anadolu, Orta Karadeniz ve Marmara'nın güney kısımları yüksek potansiyele sahip bölgeler olarak öne çıkıyor.

Ekonomik boyutu da dikkat çeken projede, 10 megavatlık bir tesisin kurulmasıyla yıllık 11,2 milyon dolar gelir elde edilebileceği hesaplanıyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 4 bin 800 megavatlık kapasitesi referans alındığında, Türkiye'nin erişilebilir yer kabuğu ısısı potansiyeli 192 bin megavat olarak öngörülüyor. Bu kapasitenin tamamının değerlendirilmesi durumunda ise yıllık gelir potansiyelinin yaklaşık 215 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.

İngiltere'de 3 megavatlık bir santralin devreye alındığı, ABD'de ise Microsoft'un yapay zekâ veri merkezi ihtiyacını karşılamak üzere 380 megavatlık tesis kurulumuna başlandığı biliniyor. Danimarka da şehir ısıtmasında bu teknolojiyi kullanmak için ihale sürecine hazırlanıyor.

İLGİLİ HABERLER