Memur öğrencilerin mesai saatleri ders programına göre belirlenecek

DEMP Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan’ın teklifiyle, devlet korumasında büyüyüp memur olan öğrencilerin çalışma saatleri amir inisiyatifinden çıkarılıp yasal güvenceye alınması hedefleniyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifi, kamu personeli statüsünde çalışırken yükseköğrenimine devam eden memurların mesai düzenlemelerini yeniden tanımlıyor. Teklif kapsamında, bu kişilerin çalışma saatlerinin ders programı ve sınav takvimine göre şekillendirilmesi öngörülüyor. Amirlerin şahsi takdirine bırakılan mevcut uygulama yerine, gece vardiyası ve nöbet usulü gibi esnek çalışma modellerinin bir hak olarak tanınması amaçlanıyor.

DEMP Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan tarafından Meclis Başkanlığına iletilen teklifin gerekçesinde, eğitim hakkının uluslararası sözleşmelerle korunan temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı. Gerekçede, sosyoekonomik koşullar ve yapısal engeller nedeniyle bu hakkın her kesim için eşit şekilde kullanılamadığına dikkat çekildi.

Bozan, teklifin gerekçesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bu yapısal eşitsizliklerden en derinden etkilenen kesimlerden birisi de devlet koruması altında yetişen gençlerdir. Sosyal devlet ilkesi, her yurttaşın yaşamım onurlu, güvenceli ve eşit bir şekilde sürdürebileceği koşulları sağlamayı devletin asli ve kaçınılmaz bir görevi olarak tanımlar. Söz konusu yurttaşlar devlet koruması altında yetişmiş gençler olduğunda ise kamusal sorumluluk çok daha hayati bir nitelik kazanmakta ve bu gençlerin yaşam boyu desteklenmesini zorunlu kılmaktadır.”

Gerekçede, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında devlet himayesinde büyüyerek kamu kurumlarında istihdam edilen gençlerin önemli bir bölümünün iş hayatıyla birlikte üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalıştığı belirtildi. Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mevcut mesai düzenlemelerinin, bu öğrencilere gerekli esnekliği sağlamaktan uzak kaldığı ifade edildi.

Amir keyfiliğine son verilmesi hedefleniyor

Teklifte, mevcut idari pratiklerde eğitim hakkının kullanımının tamamen ilgili idarecilerin insafına bırakıldığı eleştirisi yapıldı. Kurumdan kuruma değişen uygulamaların eşitsizliğe yol açtığı ve gençler üzerinde idari baskı oluşturduğu savunuldu.

Ali Bozan, konuya ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Mevcut idari pratiklerde, kamuda çalışıp aynı zamanda yükseköğrenimine devam eden bu gençlerin eğitim haklarım kullanabilmeleri bütünüyle kurumların veya kurumlardaki ilgili idarecilerin şahsi takdirine ve inisiyatifine bırakılmış durumdadır. Uygulamada amir takdirine bağlı olarak çözümler üretilse de, bu durum kurumdan kuruma değişen keyfi uygulamalara, eşitsizliklere ve gençler üzerinde bir idari tahakküm kurulmasına zemin hazırlamaktadır. İşbu kanun teklifi ile; 2828 sayılı Kanun kapsamında kamu görevine yerleştirilen ve aktif olarak yükseköğrenimine devam eden kamu emekçilerinin eğitim haklarını güvence altma almak amaçlanmaktadır. Teklifle; kamu hizmetinin sürekliliği gözetilerek, gece vardiyası, nöbet usulü çalışma, sınav dönemlerinde destekleyici izinler ve ders programına uygun esnek çalışma saatleri gibi modellerin bir hak olarak tanınması öngörülmektedir.”

İLGİLİ HABERLER