MGK raporu belirleyici: Silah teslimi gerçekleşmezse açılım süreci durabilir

AK Parti kulislerinde, güvenlik birimlerinin olumsuz rapor vermesi halinde Çerçeve Yasa'nın uygulama aşamasına geçilemeyeceği ve sürecin askıya alınabileceği değerlendiriliyor.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) doğrulamasının Resmi Gazete'de yayımlanması beklenirken, PKK terör örgütünün çatı yapılanması KCK'nin sözde yöneticisi Bese Hozat'ın açıklamaları iktidar partisinde tartışma yaratıyor. 10 Ağustos'ta TBMM'de kabul edilen ve 18 Ağustos'ta yürürlüğe giren "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin uygulanması, örgütün fiili varlığını sonlandırması ve silahlarını teslim etmesi koşuluna bağlı.

MGK'nin 30 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yaptığı toplantı sonrası yayımlanan sekiz maddelik açıklamada, silah teslimine ilişkin net bir ifade bulunmuyordu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, MGK kararının yıl bitmeden açıklanmasının ve yasanın 2027'nin ilk yarısında uygulamaya geçmesinin muhtemel olduğunu belirtmişti.

KCK yöneticisinin açıklamaları rahatsızlık yarattı

Bese Hozat, önceki gün yaptığı açıklamada silahların devlete teslim edilmesinin gerekmediğini, bunların bölgenin diğer yerlerinde "öz savunma" amacıyla kullanılabileceğini öne sürdü. Hozat, ayrıca terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın da Çerçeve Yasa'dan yararlanması gerektiğini savunarak serbest bırakılması ve umut hakkının tanınması yönünde çağrıda bulundu.

Ak Parti kaynakları, kullanılan ifadelerin kamuoyunda tepkiye yol açabileceği ve sürece yönelik tartışmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Özellikle silahların teslimine ilişkin açıklamaların, yasada öngörülen koşullar bakımından sorun oluşturabileceği belirtiliyor.

Raporun içeriği sürecin kaderini belirleyecek

Parti kaynakları, Çerçeve Yasa'nın yürürlüğe girmesi ile uygulama aşamasına geçilmesinin ayrı süreçler olduğuna dikkat çekiyor. MİT'in değerlendirmeleri ile MGK raporunun bu açıdan önem taşıdığını anımsatan kaynaklar, güvenlik birimlerinin örgütün silah bırakma ve faaliyetlerine son verme koşullarını yerine getirip getirmediğine ilişkin tespitlerinin bekleneceğini aktarıyor.

Bu kapsamda, raporun olumsuz olması durumunda uygulama aşamasına geçilemeyebileceği ve sürecin durabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Kaynakların aktardığına göre parti içinde, yasanın çıkarılmış olmasının bundan sonraki adımların her koşulda atılacağı anlamına gelmediği görüşü öne çıkıyor. Sürecin ilerleyişinin, sahadaki durumun güvenlik birimlerince nasıl değerlendirileceğine bağlı olduğu belirtiliyor.

Öcalan'ın serbest bırakılmasına yönelik açıklamaların da AK Parti'de karşılık bulmadığı ifade ediliyor. Görüşlerine başvurulan parti kaynakları, böyle bir adımın mümkün görülmediğini aktarırken Hozat'ın açıklamalarının kamuoyunda sürece ilişkin soru işaretlerini artırabileceğini savunuyor. Parti içinde, sürecin "devletin geri adım attığı" ya da "talepleri kabul etmek zorunda kaldığı" biçiminde yorumlanmasına yol açabilecek söylemlerden rahatsızlık duyulduğu belirtiliyor. Kaynaklar, "Devlet teslim oldu gibi bir algıya izin vermeyiz" yaklaşımının parti değerlendirmelerinde öne çıktığını aktarıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilişkin iddialar

AK Parti kulislerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da sürecin gidişatına ilişkin bazı rahatsızlıkları bulunduğu öne sürülüyor. DEM Parti'nin kimi taleplerinin parti içinde "kabul edilmesi mümkün olmayan talepler" olarak değerlendirildiği, örgüt yöneticilerinden gelen açıklamaların da rahatsızlık yarattığı ifade ediliyor.

Sürecin geleceği açısından DEM Parti ile terör örgütünün bundan sonraki tutumunun önem taşıdığı görüşü dile getiriliyor. Parti kaynakları, olası bir tıkanıklıkta bu kesimlerden gelen açıklamaların ve taleplerin etkili olabileceğini savunuyor. Kulislerde, sürecin kesintiye uğraması halinde sorumluluğun karşı tarafın tutumunda aranacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Çerçeve Yasa'nın 3. maddesinde, yasa kapsamındaki hukuki düzenlemelerin başlaması için "Örgütün fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla..." ifadesi yer alıyor. Bu kapsamda, örgütün bıraktığı silahların güvenlik kurumlarınca teslim alınması gerekiyor.

İLGİLİ HABERLER