Odatv Davası'nda 'Erdoğan' Gerilimi

Odatv Davası sanıklarından gazeteci Ahmet Şık'ın Erdoğan'a ilişkin sözleri gerginliğe neden oldu.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, 13 sanıklı Odatv Davası’na bugün devam edildi.

Duruşmada gergin anlar yaşandı. Davanın sanıklarından gazeteci Ahmet Şık söz alarak, soruşturmayı yürüten Gülen Cemaati mensubu polis, hakim ve savcıların tutuklu ya da kaçak olduğunu hatırlattıktan sonra bu Cemaat’e destek veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da yargılanması gerektiğini söyledi.

Mahkeme başkanı ise bu sözlerin mahkemenin konusu olmadığını ifade ederek, tutanağa geçmedi. Bunun üzerine tartışma yaşandı. Ahmet Şık’ın avukatı Can Atalay söz alarak, Şık’ın sözlerinin tutanağa geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Erdoğan’ın adı tutanağa geçirildi.

Yalçın Küçük: Tayyip Bey Gönderiyor

Bu tartışma sonrasında davanın bir diğer sanığı Prof. Dr. Yalçın Küçük söz aldı. Alaylı bir hukukçu olduğunu söyleyen Yalçın Küçük, kendisini yargılayan hakimlerin Yargıtay'a gittiğini hatırlattıktan sonra, "Eskiden Yargıtay'a ben hakim gönderirdim. Şimdi beni aştı. Tayyip Bey gönderiyor." dedi.

1959 yılında da yargılandığını gösteren gazete kupürlerini sunan Yalçın Küçük, "Darbe teşebbüsü diyorsunuz, darbe olmuş gibi yönetiyorsunuz. Böyle şey olmaz. Öğrenciliğimde de 1 numaraydım. Bu davalarda da hep 1 numara sanığım" dedi.

Yalçın Küçük: Neden İtiraz Etmiyorsunuz?

Yalçın Küçük de öğrencilik yıllarından bu yana demokrasi mücadelesi içinde olduğunu belirterek, "1959 yılında Sansaryan Han'da ilk kez gözaltına alındım. Orada 24 saat yattım. Çocuktum Daha sonrada bu mücadeleme devam ettim. Ben alaylı hukukçuyum. Hayatımın değişik dönemlerinde o kadar çok yargılandım ki..." dedi. "Öğrencilik hayatım ve eğitim hayatım hep birincilikle geçti. Bu dosyada da (Odatv Davası) birinci sanık olarak gösterilmekteyim, Ergenekon Davası'nda birinci sanık olarak gösterilmekteyim" diyen Yalçın Küçük, sanık kürsüsünden sanıklara dönerek "Neden itiraz etmiyorsunuz" diye seslendi. Yalçın Küçük'ün bu sözleri duruşma salonunda gülüşmelere neden oldu.

Nedim Şener: Bu Tiyatronun Bİtmesini İstiyoruz

 

Nedim Şener de, "Ben bu dava açıldığı vakit duruşmada mahkeme salonunda 'Tiyatroya hoşgeldiniz' şeklinde bir ifade kullanmıştım. Bu davanın gerek açılma süreci gerekse yürütülme süreci iddialar deliller anlamında adeta bir tiyatro sahnelenmektedir. Biz yargılanan kişiler olarak ben ve diğer arkadaşlarım bu tiyatronun bitmesini istiyoruz. Ergenekon ana davasında bizimle ilgili herhangi bir iddia ve delil olmadığı halde bir şekilde bize de suçlama yapılmıştır. Ben Hrant Dink Cinayeti ile ilgili bir kitap yazdım. Bu nedenle benim hakkımda bu suçlamanın yapıldığı düşünmekteyim. Benim hakkımdaki soruşturmayı yapan emniyet görevlilleri ve Cumhuriyet Savcılarının bir kısmı cezaevinde bir kısmı da kaçak durumdadır. Ayrıca Hrant Dink Cinayeti ile ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı dosyada tanık sıfatıyla ifade vereceğim. O tarihe kadar ve en kısa sürede bu davanın olumlu veya olumsuz bir şekilde neticelenmesini talep ediyorum" şeklinde konuştu.

"Bir An Önce Karar Verilmesini Talep Ediyoruz"

Bir kısım sanıkların avukatı Celal Ülgen ise suçlamaların maddi bir temelinin olmadığını belirterek, "15 Temmuz'da gerçekleşen darbe teşebbüsü de herşeyi açıkca ortaya koymuştur. Bir an önce mahkemenin karar vermesini talep ediyoruz" diye konuştu.

Savcı Süre İstedi

Duruşma Savcısı Kamil Ertuğrul da dün İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma savcısı olarak görevlendirildiğini ve dosyayı incelemek ve mütalaa hazırlamak tarafına için süre verilmesini istedi.

Duruşma 21 Ekim'e Ertelendi

Mütalaasını hazırlaması için savcıya süre veren mahkeme heyeti, duruşmayı 21 Ekim saat 10.00'a erteledi.
İLGİLİ HABERLER