OHAL'de İşçi Eylemleri Azaldı

Emek hareketine destek vermek isteyen araştırmacılar, akademisyenler ve sendika uzmanları tarafından 3 yıl önce kurulan Emek Çalışmaları Topluluğu’nun (EÇT) hazırladığı ‘2016 İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu’, geçen hafta yayımlandı.
T24'ten Gonca Tokyol'un haberine göre, 2015 yılında ivme kazanan seçim dalgası ve çözüm sürecinin sona erdirilmesinin eylemlerin seyrine tesir ettiği, 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi ve beş gün sonra ilan edilen OHAL’in de bu etkiyi derinleştirdiği tespitinde bulunan rapor, 2016 yılındaki işçi eylemliliklerinin bir önceki seneye göre yüzde 30 oranında azaldığını ortaya koydu. 

Aynı dönemde eylem süreleri kısaldı, uzun süren eylemlerin sayısında da düşüş gözlemlendi. 2016’nın ilk yarısında işyeri temelli eylemlerin aylık ortalaması 53’ken, OHAL’in ilanından sonra bu rakam yüzde 34’e geriledi.

İşyeri temelli eylemlerin sebeplerine bakıldığında ilk sırayı yüzde 30’la ‘işten atılma’ alırken, ikinci sırada yüzde 21’le ‘ücret gaspı’ geldi. İşten çıkarmanın daha zor olduğu kamu kurumlarında yaygın bir biçimde uygulanan ‘yıldırma, keyfi davranış ve ceza’ ise yüzde 13’le en çok protesto edilen üçüncü başlık oldu. 

“Görece kolay örgütlenmesi, kısa sürmesi ve barındırdığı riskin düşük olması” nedeniyle basın "açıklaması ve yürüyüş", Türkiye’deki işçiler açısından en çok tercih edilen eylem çeşidi olurken, hemen ardından “patron üzerinde baskıyı artıran, şiddetli ve sert bir tepki” olarak nitelendirilen "fiili grev" geldi.

“Sendikasız eylem yapmak zorlaştı”

Çalışma Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Türkiye’deki ücretli çalışanların yüzde 18’inin sendikaya üye olduğunu gösterirken; raporda incelenen eylemlerin yüzde 72’si sendikalı işçiler tarafından gerçekleştirildi. 2016’da herhangi bir kurumla bağı olmayan eylemlerin sayısında 9 puanlık düşüş yaşanırken, raporu hazırlayan EÇT ekibi 2016 yılında sendikasız/örgütsüz bir şekilde eylem yapmanın daha da zorlaştığı tespitinde bulundu.

OHAL sonrasında gündeme gelen KHK’larla işten çıkarılanların sayısına paralel bir şekilde işyeri temelli eylemlerde memurların ağırlığı arttı; bu mücadelede öncü rol üstlenen Eğitim-Sen, eylemlerin yaklaşık 3’te birinde sendika olarak sorumluluk aldı. 

KHK’lara yönelik olarak gerçekleştirilen eylemlerin genel tablo içindeki ağırlığı 6 aylık bir sürede yüzde 7’ye ulaştı, devletin işçilerin hak arayışına müdahalesi de yüzde 5’ten yüzde 22’ye çıktı.  

İşçi eylemleri daha önce de olduğu gibi büyük şehirler ve etrafında kümelenirken, çevre illere ilerledikçe eylem yapma kapasitesi azaldı. Aynı zamanda, Temmuz 2015’te tekrar başlayan çatışma ortamının belli illerde eylem yapma koşullarını ortadan kaldırdığı tespiti de EÇT’nin hazırladığı çalışmada dile getirildi.
İLGİLİ HABERLER