Özgür Özel: Erdoğan fon skandalının münferit mi şebeke mi olduğunu açıklasın

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon skandalında Fatma Betül Sayan Kaya ile belediye başkanlarına uygulanan farklı hukuk süreçlerini eleştirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net bir yanıt beklediklerini belirtti.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, eski Başbakan Bülent Ecevit’in vefatının 20’nci yıl dönümü nedeniyle Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen anma törenine katıldı. Törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki fon skandalı ve yargıdaki uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fon skandalı kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya’nın yeniden ifadeye çağrılmasına değinen Özel, Sayan Kaya’nın ilk ifadesini davet usulüyle ve kimseye görünmeden verdiğini hatırlattı. Özel, Sayan Kaya’nın suçüstü yakalandığında hesabında 3 bin 366 daire alacak kadar para bulunduğunu belirterek, bu parayla kıyaslandığında evlerine şafak baskını yapılan 46 belediye başkanından toplam paranın yüzde 1’inin bile çıkmadığını vurguladı.

Özel, iki farklı hukuk uygulamasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Fatma Betül Sayan Kaya’ya yapılan muamele ki kendi Genel Başkanı’nın ifadeleri ile ‘nefsine kurban olmuş’, suç işlemiş, insanların emek emek biriktirdikleri küçücük yatırımlarının hortumlanması sürecinde beş ay gibi bir sürede servetine servet katmış birisinden bahsediyoruz ve ilk ifadesini verdiğinde yine davetle arka kapılardan kimse görmeden geldi ve gitti. Şimdi de saati ilan edilmiş, davet edilmiş ve gidecek, ifade verecek.”

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fatma Betül Sayan Kaya’nın suçüstü yakalandığı durumda hesabında 2 milyar liranın üzerinde, 3 bin 366 daire alacak kadar bir para çıkmıştı. 46 Belediye Başkanımız, evlerine şafak baskınları yapıldı, o paranın binde biri çıkmadı kimsenin evinden. Toplamda öyle bir paranın yüzde 1’i çıkmadı. Fatma Hanım davet usulüyle gidecek, çayını-kahvesini içecek, avukatlarıyla birlikte konforlu bir şekilde ifade verecek ve oradan ayrılacak. Fatma Hanım’ın yaptığının binde birini yapmayanlar birilerinin ‘Öyle duydum, öyle gördüm’ ifadeleriyle sabahleyin bütün komşularının önünde kapılarına gelinerek, kapı açılmazsa kapılar kırılarak, insanlar yatak odalarından eşlerinin çocuklarının gözü önünde alınarak, sabahın köründe evi aranarak götürülüyorlar, gözaltında tutuluyorlar, tutuklanıyorlar. Eğer bu ülkede hukuk varsa herkese eşit işlemeli. Böyle bir ikili hukuk sisteminin ne kadar haksızca olduğu, ne kadar partizanlık yapıldığı, masumlara yapılan zulmün suç işleyenlere AK Partili olduğunda ki bırakın zulmetmeyi, kimseye zulmedilmesini istemeyiz, nasıl eşitsiz davranıldığını milletimizin vicdanlarına havale ediyorum.”

Erdoğan'dan 'örgüt' ve 'münferit olay' tanımına açıklama talebi

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in fon skandalına ilişkin açıklamalarını hatırlatan gazetecilere cevap veren Özel, daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu durumu “münferit bir olay” olarak nitelendirdiğini, ancak şimdi bir suç örgütünden bahsedildiğini söyledi. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerdeki yöneticilere yönelik “örgüt” suçlamalarıyla, AK Parti içindeki yapılanmanın farklı muamele görmesini eleştirdi.

Özel, Erdoğan’a doğrudan seslenerek şu soruları yöneltti:

“Bunun Sayın Erdoğan’a sorulmasını beklerim. ‘Münferit bir olay’ diyordu. Şimdi bir şebekeden, bir suç örgütü, başı-sonu belli olan bir suç örgütünden bahsediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ya da belediyelerde belediyenin normal hiyerarşisini suç örgütünün yapılanması kabul edip, ‘örgüt’ dedikleri, sözde örgüt olarak nitelendirdikleri milletin seçtiği belediyecilik hizmeti yapan, sadece ve sadece bu hizmeti yaparken hedef olmuş kişilere örgüt suçlamasıyla nasıl davranıldığı ve nerelerde tutuldukları, cezaevlerinde örgütlü suçların bulunduğu koğuşlarda ne zulümler gördükleri ortadayken bugün Adalet Bakanı bir örgüt tanımlaması yapıyor. Biz Adalet Bakanı’nın ‘örgüt’ dediği her yapının ne hale geldiğini görüyoruz. Ama örgüt AK Parti’nin örgütü olunca, örgütün başından sonuna tamamının atamalarının altında Erdoğan’ın imzası olunca bambaşka bir durum var. Sayın Erdoğan söylesin bakalım, münferit bir olay mıymış bu, yoksa şebeke miymiş, suç örgütü müymüş? Bu sorunun Sayın Erdoğan’a sorulmasını ve bir yanıt alınmasını hepimiz bekliyoruz.”

Gazetecilerin tutuklanmasına tepki

Bodrum’daki bir konser fotoğrafını paylaştığı için tutuklanan ve 10 yıla kadar hapis cezası istenen gazeteciye ilişkin de konuşan Özel, bu durumu haksızlık ve edepsizlik olarak nitelendirdi. Özel, gazetecinin haber doğrulama amacıyla yaptığı aramaların taciz sayılmasını eleştirerek, gerçek haber yayınlamanın cezalandırıldığı bir süreç yaşandığını belirtti.

Özel, gazetecilerin yaşadığı sürece ilişkin şunları söyledi:

“Ömer Çelik’le bir arkadaşının Bodrum’da birlikte tatil yaptığı iddiaları varken ve o kişi fon vurgunun önemli isimlerinden biri iken, Ömer Çelik’in en yakını iken bir gazetecinin o söylenen tarih aralığında Bodrum’da Ömer Çelik’le o kişinin birlikte konsere gittiğinin fotoğrafını paylaşması suç oluyor. O arkadaşımız gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve şimdi 10 yıl gibi bir hapis cezası talebi alıyor. Gerçekten insanın bu kadar haksızlık, bu kadar edepsizlik karşısında aklına mukayyet olması, normal siyasi sınırlar içinde bir şeyler söylemesi gerçekten zor. Allahlarından bulsunlar. O gazeteciler defalarca içeri girdiler, çıktılar. Küçücük çocukları var, eşleri var, anneleri var, babaları var. Biri içlerinde haberi doğrulatmak için arıyor, arıyor, ulaşamıyor. Meselenin özünde bu ortaya çıkıyor. Doğrulatmak için ulaşma çabaları taciz olarak ifade ediliyor. Oysaki haberi doğrulatmadan yayınlayınca sizin mesleğiniz açısından bir eksiklik yapılmış olur. Öbürü büyük bir tartışmayı ortadan kaldıran kanıt niteliğinde fotoğrafı yayınlıyor. Bundan dolayı içeride. Gerçekten bu zor günleri hep beraber aşacağımız, gazeteciliğin gazetecilik gibi yapılacağı, adaletin herkese eşit uygulanacağı bir Türkiye’ye hep birlikte ulaşmayı ümit ederiz. ‘Yalan bilgiyi yayma suçu’nu alenen ve müştereken bütün AK Parti yandaşları her gün defalarca işlerken gerçek haberin cezalandırıldığı bir Türkiye’deyiz.”

Trump'ın seçim kaybı ve otoriter popülizm

ABD’deki ara seçim sonuçlarını da değerlendiren Özel, Donald Trump’ın destekçilerinin teker teker kaybettiğini ve güvendikleri kişilerin durumunu gördüklerini ifade etti. Özel, Türkiye ve ABD yönetimleri arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, iki ülkede de birbirini seven tek liderlerin iktidarda olduğunu belirtti.

Özel, seçim sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Trump’ın sevdikleri teker teker kaybediyor ve Trump’ı sevenler de kime güvendiklerini ve o çok güvendiklerinin ne hale düştüğünü görüyorlar. Türkiye ve Amerika açısından hazin bir durum var. Neredeyse Amerika’da Erdoğan’ı seven tek kişi Amerika’yı yönetiyor. Türkiye’de de Trump’ı seven tek kişi Türkiye’yi yönetiyor.”

Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Böyle bir derin çelişki ile karşı karşıyayız. Birbirlerinden aldıkları güçlere, birbirlerine verdikleri desteklere çok vurgu yapıp güveniyorlardı. Biz sadece meselenin ne hale geldiğini ki ben dün seçim sonuçlarını gördüğümde şöyle düşündüm. Dün akşam yatarken belirginleşmeye başlamıştı ve sabah neredeyse kesinleşmişti. ‘İnsanlık ölmemiş’ dedim. İnsanlığın aklıyla, onuruyla, gururuyla alay eden birisinin; herkesi çocuk yerine koyan, dünyayla alay eden birisinin ne hale düştüğünü hep birlikte gördük. Bu yüzden kimse okyanus ötesinden, Amerika’dan tuhaf pazarlıklarla elde ettiği ve o Trump’ın atadığı büyükelçinin ‘Onlarda olmayanı verip ellerindeki her şeyi alıyoruz’ demişti. ‘Veriyoruz’ dedikleri meşruiyetin, Trump’tan alınan meşruiyetin ne kadar manalı olduğu görüldü. Ama mesele şu ki Trump’a verilenler bu milletin cebinden veriliyor, bu milletin kasasından veriliyor. Bundan sonraki süreçte Trump’tan medet umanlar düşünsün. Biz Trump’tan ne iktidar olmak için medet umduk, ne Trump’ın kaybından muhalefet olarak medet umuyoruz. Trump’a muhtaç olan milletten ümidini kesmiş demektir. Ama herkes görsün ki kimse insanların aklıyla alay eden, tuhaf sözlerle, kısa sözlerle ve akılla, mantıkla bağdaşmayacak sözlerle siyaset yapmaya, b siyaset kurmaya çalışanların düştüğü hali herkes görsün. Otoriter popülist liderler için yaprak dökümü sürüyor. Sonbahar bütün dünyayı dolaşıyor. Bu yaprak dökümü sürecek.”

İLGİLİ HABERLER