Pazardan gelen fotoğraf gündem oldu: Domates ve bibere 5 taksit dönemi mi başladı?

Muğla'nın Datça ilçesindeki bir pazar tezgahına asılan "Sebze ve meyveye 5 taksit" afişi, Türkiye'de alım gücünün düştüğü seviyeyi çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.

Muğla'nın Datça ilçesindeki bir semt pazarında çekilen tek bir kare fotoğraf, ülkedeki ekonomik tablonun vehametini bir kez daha gündeme taşıdı. Bir pazar tezgahına asılan ve sebze ile meyve alımlarında beş taksit imkanı sunulduğunu belirten afiş, CHP Milletvekili Burhanettin Bulut tarafından paylaşıldı. Bu gelişme, milyonlarca vatandaşın en temel gıda ihtiyaçlarına dahi borçlanarak ulaşabildiği yönündeki yorumları doğruladı.

"İnsanlar karnını doyurabilmek için borçlanıyor"

Söz konusu fotoğrafı BirGün'e değerlendiren CHP'li Burhanettin Bulut, "Tek bir kare, Türkiye ekonomisinin bugün geldiği noktayı anlatmaya yetiyor" dedi. Geçmişte taksit uygulamasının televizyon, buzdolabı gibi pahalı ürünler için geçerli olduğunu hatırlatan Bulut, "Bugün ise vatandaş, mutfağına koyacağı domatesi, biberi, meyveyi kredi kartına taksitle almak zorunda bırakılıyor" ifadelerini kullandı. Bulut, iktidarın ekonomiyle ilgili anlattığı pembe tabloların aksine, çarşı ve pazardaki gerçeğin vatandaşın karnını doyurmak için borçlanması olduğunu vurguladı.

Asgari ücret ve emekli aylıklarının eridiğine dikkat çeken Bulut, sefalet ücretine mahkum edilen emeklinin maaşının ilk günden bittiğini söyledi. Bulut, "Bir ülkenin gerçek zenginliği sarayların ihtişamıyla değil, vatandaşının sofrasındaki ekmekle ölçülür. İnsanlar meyveyi, sebzeyi taksitle almak zorunda kalıyorsa ortada övünülecek bir ekonomik başarı değil, ağır bir geçim krizi vardır" diye konuştu. Yaşanan tablonun yanlış ekonomi politikaları, israf ve liyakatsizliğin bir sonucu olduğunu belirten Bulut, bu fotoğrafın "utanç fotoğrafı" olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye uçuyor: Taksitle meyve sebze dönemi

Anketler yoksulluğu doğruluyor

Saha çalışmaları da ülkedeki derin yoksulluğu gözler önüne seriyor. CHP Lideri Özgür Özel'e sunulan bir anket çalışması, temel ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan zorluğun siyasi görüş farkı gözetmediğini gösterdi. 2 bin 94 kişiyle yapılan araştırmaya göre, AK Parti seçmeninin yüzde 60'ı ve MHP seçmeninin yüzde 56'sı temel ihtiyaçlarını "zorlanarak" veya "kısmen zorlanarak" karşıladığını belirtti. Türkiye genelinde bu oranın yüzde 59'a ulaştığı kaydedildi.

Yoksullukla mücadele için ayrılan bütçenin de yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Ocak-Mayıs 2026 döneminde yoksullukla mücadele için yapılan harcamanın 190,5 milyar TL olduğu, bu rakamın Mayıs 2026 ayında ise 45,4 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtiliyor.

Krizin en ağır faturası çocuklara çıkıyor

Ekonomik krizin yarattığı eşitsizlik, barınma ve eğitim gibi en temel hakları da tehdit ediyor. Verilere göre 2019-2025 döneminde Türkiye genelinde 168 bin 732 konut, "oturulamayacak derecede eski" olarak kayıtlara geçti. Bu durum, lüks konut sahibi olan bir kesim ile barınma sorunu yaşayan milyonlar arasındaki uçurumu derinleştiriyor.

Yoksulluğun en ağır bedelini ise çocuklar ödüyor. Ailesinin maddi durumu yetersiz olan 1 milyon 525 bin 508 çocuk, okula gidebilmek için sosyal yardıma muhtaç durumda. Sağlık hizmetlerine erişimde de benzer bir tablo yaşanıyor; 0-6 yaş arası 803 bin 70 çocuk, düzenli sağlık kontrolü şartıyla ailelerine yapılan nakit yardımı sayesinde doktora gidebiliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verilerine göre, ailesi tarafından temel ihtiyaçları karşılanamadığı için Sosyal ve Ekonomik Destek Programı'na alınan çocuk sayısı ise 262 bin 229'a ulaştı.

İLGİLİ HABERLER