Sahte vatandaşlık operasyonunda gözaltına alınan müteahhit, İBB davasında bir belediye başkanını suçlamış

Yabancılara usulsüz yöntemlerle Türk vatandaşlığı sattığı iddiasıyla gözaltına alınan müteahhit İbrahim Halil Babacan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'a rüşvet suçlaması yönelttiği ortaya çıktı.

Sahte ekspertiz raporları düzenleyerek yabancı uyruklu kişilere yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı sağladığı öne sürülen bir suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda, aralarında Babacan İnşaat ve B Group AŞ'nin sahibi İbrahim Halil Babacan'ın da bulunduğu 72 kişi yakalandı. Şebekenin İbrahim Halil Babacan ve Mehmet Babacan tarafından yönetildiği iddia ediliyor.

Operasyon kapsamında 7 şirkete kayyım atanırken, 1.045 gayrimenkule, Bodrum’daki bir otele, 15 araca, bir yata ve 10 banka hesabına el konulduğu bildirildi. Ayrıca, usulsüz yollarla verilen vatandaşlıkların iptali için de işlemlerin başlatıldığı öğrenildi.

İBB davasındaki ifadesi ortaya çıktı

Soruşturmada gözaltına alınan İbrahim Halil Babacan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası iddianamesinde şüpheli olarak yer aldığı anlaşıldı. Babacan'ın dava kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu 2017 yılında, o dönemki yardımcısı olan ve şu an tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın kendisinden inşaat ruhsatı için para istediğini iddia ettiği belirtildi.

İfade tutanaklarına göre Babacan, bölgedeki yoğunluk gerekçesiyle kendisinden sosyal donatı alanı ve kapalı spor tesisi yapmasının istendiğini, sürecin sonunda ise etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen Adem Soytekin'in firması Asoy İnşaat'a yaklaşık 4 milyon TL'lik çekle ödeme yaptığını öne sürdü.

Çalık iddiaları yalanladı

İbrahim Halil Babacan'ın bu iddiaları, İBB davasında Mehmet Murat Çalık'a "rüşvet" suçlaması olarak yöneltildi. Çalık, 25 Mart'ta mahkemede yaptığı savunmada söz konusu iddiaları reddetti.

Savunmasında olayı farklı bir şekilde aktarıldığını belirten Çalık, şu ifadeleri kullandı: "İddia makamı, İbrahim Babacan’ın beyanı olmamasına rağmen, yeni bir talep olarak kreş yapılmasının olasılığı üzerinden rüşvet suçunun işlendiğini iddia etmektedir. Bu anlatı gerçeği yansıtmamaktadır. İddia makamı, sanki İbrahim Babacan ile onun planları askıdayken ilave kreş yapmasını talep etmişim; kendisi bana 'Yer gösterin, ben yapayım' demiş, ben de 'Yok, sen bize parayı ver' demişim gibi bir diyalogdan bahsetmektedir. Asla böyle bir diyalog yaşanmamıştır."

Babacan’ın beyanlarının soyut olduğunu ve dosyada rüşvet suçuna dair somut bir delil bulunmadığını vurgulayan Çalık, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu rüşvet suçunun maddi ve manevi unsuru dosyada somut biçimde ortaya konulamamıştır. Halil Babacan’ın beyanı ise soyut niteliktedir; verdiği çeklerin nereye harcandığını bilmediğini açıkça ifade etmektedir. Dosyada şahsımla para arasında doğrudan, kesin ve inandırıcı bir bağlantı kuran hiçbir delil yok."

İLGİLİ HABERLER