Şık: Fon krizi kontrollü patlatmayla açığa çıkarıldı, zarar 100 milyar dolara ulaşabilirdi

TİP Milletvekili Ahmet Şık, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın sistemin büyümesi halinde oluşacak devasa zararı önlemek için müdahale ettiğini iddia ederek eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün görevden alınmasını kimin engellediğini sordu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin düzenlenen basın toplantısında, denetim mekanizmalarının geç kalması ve siyasi-bürokratik ilişkiler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ve iktisatçı Nazır Kapusuz da katıldı.

Şık, fonlardaki manipülasyon ve risklerin ekonomi yönetimi tarafından daha önce bilindiğini öne sürdü. Bakanlığın, sistem büyümeye devam ettiği takdirde zararın katlanacağını hesaplayarak sürece müdahale ettiğini belirten Şık, mevcut zararın altı ay içinde çok daha yüksek rakamlara ulaşabileceği öngörüsüyle hareket edildiğini savundu.

Ahmet Şık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bakın, bu kriz nasıl patladı, hatırlıyorsunuz değil mi? Uluslararası finans kuruluşlarının bir raporuyla... Peki ben burada söylüyorum: Bu kontrollü patlatmayı kim yaptı? Ben bu kontrollü patlatmanın Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını iddia ediyorum. Çünkü neden kurulduğunu anlattı Nazır ama ilerleyen safhalardaki soygun fark edilince Hazine ve Maliye Bakanlığı şunu gördü: Eğer biz bu kontrollü patlatmayı yapmazsak şu an 20 milyar doların biraz üzerinde olan bu zarar 6 ay sonra 100 milyar dolara çıkabilir. Yaşanan iktisadi krizle de bağlantılandırdığınızda çok daha büyük bir çığ düşeceğini görerek kontrollü bir patlatma yapılmıştır.”

Mehmet Şimşek'in Ömer Gönül hamlesini kim engelledi?

Şık, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın geçmiş dönemdeki denetim eksikliklerinden bağımsız olmadığını vurgulayarak, müdahalenin neden daha önce yapılmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Şık, dönemin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ü görevden almak istediğini ifade ettiği Mehmet Şimşek’in önündeki engeli sorguladı.

Şık, bu konudaki sorusunu şöyle dile getirdi:

“Daha önceki SPK başkanı olan Ömer Gönül’ü ısrarla görevden almak isteyen Mehmet Şimşek’i kim engellemiştir? Bakın bu bir soru: Kimin engellediğini bulursanız, bu soygun düzeninin içerisindeki isme de ulaşmanız, beyin takımına ulaşmanız mümkün. Ömer Gönül’ü görevden almak isteyen bir bakan var ama engelleniyor ve görev süresi dolana kadar o kişi orada oturmaya devam ediyor. Ömer Gönül kim tarafından korunmuştur? Görevde kalmasını kim engellemiştir, görevden alınmasını kim engellemiştir? Gerçekten kıymetli bir soru.”

Şık, kişisel kanaatini paylaşarak Mehmet Şimşek’in sorumluluğu olduğunu ancak onu soygun çetesinin içinde görmediğini, dürüst bir bürokrat ise gerçekleri açıklamasının borcu olduğunu ekledi.

Akın Gürlek ve çıkar çatışması iddiası

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü eski Başkanı Akın Gürlek’in fon soruşturmasındaki rolüne değinen Şık, Adalet Bakanı’nın eşinin SPK yönetiminde bulunmasına işaret ederek çıkar çatışması uyarısında bulundu. Gürlek’in kendisi hakkında suç duyurusunda bulunup tazminat davası açtığını hatırlatan Şık, amacının şahsi bir husumet değil, soruşturma sürecindeki zaafı ortaya koymak olduğunu belirtti.

Şık, Gürlek’e yönelik eleştirilerini şu sözlerle açıkladı:

“Şimdi bana ısrarla ‘Akın Gürlek’le neden uğraşıyorsun?’ diyorlar. Ben Akın Gürlek’le uğraşmıyorum, ben bir soygun düzeninde şüpheli gözüken bazı isimlere dair sorular soruyorum. Akın Gürlek’in bu soruşturmanın başında olması bir kere hatadır; şu nedenle söylüyorum, suçlamak için söylemiyorum bunu: Sevgili eşi Sermaye Piyasası Kurulu’nun yönetimindedir. [...] Şimdi bunlardan birisi de Adalet Bakanı’nın eşi ise burada bir çıkar çatışması var; bunu vurgulamaya çalışıyorum. Bu işin sorumluluğunun, eşi Sermaye Piyasası Kurulu’nda olan, bu fonlardan para kazandığı iddia edilen, çok yüksek meblağlarda transferler yaptığı söylenen bazı isimlerle ilişkisine dair iddialar dile getirilmişken, Akın Gürlek’in orada bulunması kümesi tilkiye emanet etmektir. Dolayısıyla derdimiz Akın Gürlek değil; o makamda kimin oturduğu, o makamda bulunan birinin denetleyici organlarının görevini yapmaması nedeniyle oluşan zaaftaki çıkar çatışması nedeniyle doğru isim olmadığıdır.”

Offshore şirketler ve Erdin Özel iddiası

Şık, soruşturmanın yurt dışı bağlantılı tabela şirketlerine odaklanması gerektiğini belirterek, Lüksemburg, Finlandiya ve İngiltere’deki şirketlerin yerel sermaye gruplarıyla bağlarının araştırılmasını istedi. Şık, bu soygun düzeninin iktisadi aklının başında Erdin Özel’in bulunduğunu iddia etti.

Şık, Erdin Özel’in rolünü şu şekilde tanımladı:

“Şimdi bakın, Erdin Özel bu kurulan soygun düzeninin başındaki iktisadi akıldır. İktisadi akıl derken şimdi Nazır’la eşitlemiyorum ya da dürüst, bu işlerden anlayan kişilerle; soygunculuk kısmıyla bu işin başındadır. Eğer Erdin Özel doğru şekilde araştırılırsa, telefonlarının mesaj kayıtlarının, her türlü dijital iletişimin soruşturması layığıyla yapılırsa biz daha çok fazla Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu göreceğiz. Mevzu sadece Fatma Betül Sayan Kaya’dan ibaret değil; AKP içerisinde, devlet bürokrasisinde çok fazla isme, tırnak içinde danışmanlık yaparak bu soygun düzeninin bir parçası ve yurttaşın cebinden çalınan paralarla, gasp edilen paralarla çok büyük servet sahibi olmasını sağlamış kişi Erdin Özel’dir.”

Şık ayrıca, Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili belgelerin Adalet Bakanlığı bürokrasisinden sızdırılmış olabileceğini öne sürerek, soruşturmanın dikey olarak siyaset ve bürokrasiye uzanmasının engellenmeye çalışıldığını ileri sürdü.

Şeffaflık ve büyük yatırımcıların listesi talebi

Konuşmasının sonunda Şık, Takasbank kayıtları ve portföy dökümlerinin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Kriz patlamadan önce fonlardan çıkış yapan büyük yatırımcıların kimliğinin ve bakanlıklarla ilişkilerinin araştırılması gerektiğini belirten Şık, küçük yatırımcılar dışında piramidin tepesindeki isimlerin açıklanmasını istedi.

Şık, son olarak şu talepte bulundu:

“Benim bir tane talebim var: 450 bin kişinin içerisinde küçük yatırımcıyı –işte 100 bin liralık kredi kartının eksik kalan 10 bin lirasını tamamlamak için 15 günlüğüne bu fona girip ama eksik kalan değil ana parasını da kaybetmiş yatırımcıları– bir kenara koyduğumuzda, bu piramidin en tepesindeki soygun çarkının en önemli isimlerinin kim olduğu masa kayıtlarında, SPK kayıtlarında ve borsa kayıtlarında var. Bu isimler açıklanmalıdır. Ve bu isimler açıklanırken elbette ki biraz önce dediğim gibi fütursuzca davranmayan ve yurt dışında offshore bağlantılı tabela şirketlerinin kimler olduğu açılacak kapsamlı bir soruşturmayla edinilebilir.”

İLGİLİ HABERLER