Bolu’da "rüşvet", "irtikap" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davanın ikinci celsesi, Bolu Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Aralarında görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davaya, Ankara Sincan Cezaevi’nde bulunan Özcan ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmaya ayrıca BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası ve Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal hazır bulundu.
Mahkemede ifade veren Tanju Özcan, sürecin siyasi bir dava olmaktan çıkıp kişisel bir operasyona dönüştüğünü öne sürdü. Özcan, tutukluluk süresine ve cezaevi koşullarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“İlk celsedeki iyi niyetli yönetiminiz için teşekkür ederim. Verilen ara karar bizim tarafımızdan beğenilmedi. Benim ve Süleyman Can’ın duruşma salonuna getirilmesi savunmamızı olumsuz etkiliyor. Şehir dışındasınız diyeceksiniz ama şehir dışında olmak da benim tercihim değildi. 6 ay 8 gün oldu tutukluluk durumu. Sayın İmamoğlu mu daha çok mağdur edildi yoksa ben mi daha çok mağdur edildim bunu tartışmak isterim. Davama hiçbir zaman siyasi bir dava dememeyi tercih ettim. Benimle ilgili süreç çok farklı durumlara doğru gitmeye başladı. 28 Şubat’ta beni ve arkadaşlarımı gözaltına aldılar. İlk celsede tüm market yetkilileri dinlendi ve sonuç itibarıyla icbarın hiçbir unsuru olmadığı ortaya çıktı. Tüm karalamalara rağmen insanlar bana acıdı, ‘bir belediye başkanı öğrenciye burs verdi diye tutuklanır mı’ dediler. Benimle ilgili genel bir süreç yürütülmüyor, herkeste yürütüldüğü gibi bir süreç yürütülmüyor. Bunlar beni çıkartmamak için yapılmış operasyonlar. Ben bunu görüyorum üzülüyorum ama en çok arkadaşlarıma üzülüyorum. Bolu Türkiye’nin en temiz şehriyse temizlik işleri müdürlüğü de en başarılı müdürlüktür. Sırf Tanju Özcan tutuklu kalsın diye temizlik işlerindeki arkadaşlarımızı da içeri almak nedir? Beni hain olarak mı görüyorlar? Ben vatan haini miyim? Abdullah Öcalan’ın şartları benden daha iyi. Terör örgütü üyelerinin şartları benden daha iyi”
Sağlık sorunları gerekçesiyle tahliye talebi
Beyanlarını sunduğu sırada şekerinin yükselmesi nedeniyle fenalaşarak bayılan Tanju Özcan’a sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Gerekli kontrollerin yapılmasının ardından Özcan, sağlık durumunun kritik seviyede olduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Özcan, sağlık raporlarına atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın haksız soruşturmaları ruhsal ve fiziksel olarak beni çok fazla yordu. Benim şeker hastalığım kritik bir noktada, 18 saat boyunca 400’ün üzerinde seyrediyor. Sadece uyurken şekerim düşüyor. Kan testine bakılınca yeniden akut pankreatit hastalığı riski yeniden ortaya çıkıyor. Doktorlar böyle söylüyor. 1 yılda 25 kilo verdim. Benim artık kilo verecek halim kalmadı. Vücutta eriyecek yağ kalmadığı için kastan gidiyor. Kendimi acındırmak istemiyorum böyle bir duruma düşmek istemiyorum ama hakim bey sizin insafınıza bırakıyorum. Tahliyemi talep ediyorum”
Avukatların beyanlarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, Tanju Özcan ve üç sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Heyet, adli kontrol tedbiri uygulanan diğer sanıkların tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmederken, duruşmayı 19 Ekim tarihine erteledi.