Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde yürütülecek olan dikkat çekici bir araştırmaya sağladığı finansal destekle gündeme geldi. İlahiyat ve sosyal bilimler odaklı projenin bütçesi, bilim dünyasında ve sosyal medyada geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi.
İnanç ve doğa ilişkisi tarihsel perspektifle inceleniyor
Doç. Dr. Öznur Özdemir yönetiminde hayata geçirilecek olan çalışma, 7. ve 11. yüzyıllar arasındaki erken ve klasik İslam dönemlerini kapsıyor. Araştırma, o dönemlerdeki yağmur duası ritüellerinin insan, doğa ve yaratıcı arasında nasıl bir köprü kurduğunu derinlemesine inceleyecek. Projenin ana hedeflerinden biri, geçmişteki bu inanç pratiklerinin günümüzdeki ekolojik krizlere ve çevre sorunlarına karşı dini bir farkındalık barındırıp barındırmadığını tespit etmek olarak açıklandı. İslami düşüncedeki çevre bilincini tarihsel verilerle günümüze taşımayı hedefleyen çalışma, yağmur dualarının toplum üzerindeki manevi değerini de ele alacak.
3 milyon liralık kaynak uluslararası programdan sağlandı
Proje için tahsis edilen 3 milyon liralık dev bütçe, TÜBİTAK’ın Türk araştırmacıları Avrupa’daki uluslararası ağlarda desteklemeyi amaçlayan COST Ar-Ge programından karşılandı. Uluslararası işbirliği içeren projelere destek sunan bu program, araştırmacılara 36 aya kadar süre ve 3 milyon liraya kadar finansman imkanı sağlıyor.
Bilimsel kaynakların kullanımı tartışılıyor
Genellikle teknoloji, mühendislik ve fen bilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan TÜBİTAK’ın, sosyal bilimler ve ilahiyat alanındaki bir projeye bu denli yüksek bir bütçe ayırması eleştirilere neden oldu. Sosyal medyada yankı bulan tepkiler, bilimsel araştırmalara ayrılan kısıtlı kaynakların teknoloji odaklı kalkınma hedefleri ile sosyal araştırmalar arasındaki dengesinin nasıl kurulması gerektiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
