YAPAYI DEĞİL ÖZÜMÜZ ŞEKER OLSUN…

DSP Genel başkan Yardımcısı Selçuk Karakülçe Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinin yanlış olduğunu ve ülkeyi dışa bağımlı yaptığını dile getirirken. Amerika’nın yapay şeker ile piyasa girmeye çalışmasının ülkemizi ve genellikle çocuklarımızı risk...
DSP Genel başkan Yardımcısı Selçuk Karakülçe Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinin yanlış olduğunu ve ülkeyi dışa bağımlı yaptığını dile getirirken. Amerika’nın yapay şeker ile piyasa girmeye çalışmasının ülkemizi ve genellikle çocuklarımızı risk altına soktuğunu savundu.

Özelleştirilen ve güya yerli sermaye tarafından satın alınan bu fabrikaların adınız gibi emin olabilirsiniz Arap sermayesine veya uluslararası kartellere en az 5- 10katına satılıp paralarına para katacaklarına. Bunun için:  Şeker en az petrol kadar kıymetli bir üründür.  Her bir birey günlük belirli bir oranda şeker  tüketmektedir . Üretimi ve üretim sahası tamamen yerli ve bu kadar değerli bir ürünü göz göre göre elden çıkarmak kendi elinizle teslim olmaktan başka bir şey değildir.

Yapay şekerin birçok firma tarafından kullanıldığını ve özellikle şekerleme ile çikolata fabrikalarının bu yapay şekere rağbet ettiğini söylerken çocuklarımız bunları tüketirken kanser olma riskinde çoğunlukta olduğunu vurguladı. Bu yüzden yapay şekeri kullanılmasının yasaklanması gerektiğini söyledi.

Sözlerine söyle devam eden Karakülçe; Ülkemizde satılmadık bir şey bırakılmadı. Şimdi sıra şeker fabrikalarına geldi. Zararına kar eden fabrikalar yandaşların şirketlerine peşkeş çekildi. Çiftçi kan ağlarken, şeker fabrikalarını alanların yüzü gülüyordu.  Kotası belli olmadığı için tarlasına ekim de yapamayan çiftçi ne yapacağını şaşırmış durumda. Borçları biriken çiftçi kara kara şimdi ne yapacağını düşünüyor oldu.

Karakülçe; Şeker Fabrikalarının içinin boşaltıldığı ve zararına özelleştirme yapılarak daha da zarar ettirildiğini söyledi.  Şeker fabrikalarını madem özelleştireceksiniz o zaman şirketlere peşkeş çekilmesin . Birlikler ve kooperatiflere verilsin ki çiftçi kendi ektiği şeker pancarını kendisi şeker haline getirip  satsın . Aracılar değil, koopertifler kazansın…

2001 yılında Doların 1.40TL olduğu dönemde zamanın başbakanı olan  Genel Başkanımız Rahmetli Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatanların ülkemizde doların 4 TL’yi geçtiği EURO’nun 5 TL olduğu ve bir litre benzinin 6 TL’ye dayandığında neden bir şey yapmadıklarını dile getirirken, yoksa  yazarkasayı  sarayın bahçesine atacakları mancırığı mı bulamıyorlar dedi. Onlar yazarkasayı atmak istesinler mancırığı ben hediye edeceğim diye söyledi.

 
İLGİLİ HABERLER