AKP Anlayışı: "Yanlış Yönet, Halka Ödet"

CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, 81 ilde eş zamanlı olarak yapıılan basın açıklamasını kamuoyu ile paylaştı. Engin, AKP'nin ekonomiyi içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini bu beceriksizliğinin faturasını da vatandaşa çıkardığını ifade ederek, "AKP anl...
CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, 81 ilde eş zamanlı olarak yapıılan basın açıklamasını kamuoyu ile paylaştı. Engin, AKP'nin ekonomiyi içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini bu beceriksizliğinin faturasını da vatandaşa çıkardığını ifade ederek, "AKP anlayışı kısaca 'Yanlış yönet, halka ödet' şeklinde hayata geçiriliyor" dedi. Engin açıklamasında şunları idle getirdi;
"

Yıllarca  ekonomide başarı masalı anlatan AKP’nin
maskesi düşmüştür. İktidarın  olumlu
küresel iklimin, kendinden önceki iktidarların yaptığı reformların, devlete ait
varlıkların satışının ve başta  on yılda
yedi tane mali af olmak üzere bir defalık etkisi olan önlemlerin arkasına
sığınarak işi idare ettiği ortaya çıkmıştır. Seçim döneminde sıcak parayla
hormonlanan ekonomi hızla yavaşlamaktadır. Bütçede evdeki hesap çarşıya
uymamaktadır.

Hükümet, hesabı, kitabı
tutturamayıp 2013 Bütçesini hazırlayamaz duruma düşmüştür. Başbakan da zam
talimatını verip bu beceriksizliğin faturasını vatandaşa kesmiştir. Önce
akaryakıt, içki, araba ve tapu harçlarına zam yapılmış daha sonra da  nisan ayında sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 8
oranında insafsızca zam yapılan doğal gaz  ve elektriğe bir kez daha bu günden geçerli
olarak yüzde 10’a varan zamlar yapılmıştır. Hükümetin vatandaşın cebinden elini
çekme niyeti olmadığı açıkça görülmektedir.

Benzinden aldığı vergide
dünya şampiyonu olan AKP, son zamlarla mazotta da ikincilik koltuğuna
oturmuştur. Artık  dünyada en pahalı
benzini biz tüketiyoruz.

Başbakan, kendisinin de
kullandığı lüks ithal arabalara dokunmamış, zaten sıkıntıda olan yerli
sanayinin ürettiği, orta ve dar gelirlilerin alabildiği arabaların vergisini
artırmıştır.

Yine borç taksitlerini
ödemek için boğazından keserek zorlukla ev sahibi olmaya çalışan
vatandaşlarımızın ödeyeceği tapu harçlarına da zam yapmıştır.

Yüksek vergi oranları
nedeniyle kaçağın ayyuka çıktığı içkilerden alınan vergiler daha da artırılmış,
yeni ölüm vakalarının yolu açılmıştır.

Son zamlar;

·       
44 milyon
kişinin iki günde bir bir kap et yemeği yiyemediği,

·       
26 milyon
kişinin eskiyen kıyafetinin yerine yenisini alamadığı,

·       
42 milyon
kişinin borç altında ezildiği,

·       
49 milyon insanın
ay sonunu ucu ucuna getirdiği,

·       
61 milyon
kişinin konut masraflarından şikâyet ettiği, ülkemizde vatandaşlarımızı daha da
ezmiş ve fakirleştirmiştir.

Son dönemde ekonominin
yavaşlaması nedeniyle zorlanan inşaat, otomotiv ve ulaştırma gibi sektörler
satış ve üretimde daha da sıkıntı çekeceklerdir. Bu sektörler işçi çıkarmak
zorunda kalacaklardır. İşsizlik artacaktır.

Vatandaşın cebinden
zamlarla çekilen milyarlarca lira AKP’nin beceriksiz belediyelerinin
tamamlayamayıp hükümete devrettiği metro inşaatlarına, Başbakanlığın  lüks araba, uçak alımlarına, yapılacak saray
inşaatına, gidecektir.

Ekonominin içine düştüğü
bu durum ne dünya ekonomisindeki sıkıntılarla, ne de Suriye kriziyle
açıklanabilir. Sıkıntıların tek sebebi vardır, o da beceriksiz AKP yönetimidir.


Ekonomiden sorumlu
Bakanların biri frene basalım derken diğeri gaza basalım demektedir. Araba
şarampole yuvarlanmak üzereyken ekonomiden sorumlu bakanlar post kavgasına
düşmüş, kimin direksiyona geçeceğini tartışmaktadır. Bu kavganın sonunda 70
milyon vatandaşımızın acil servis kapısına düşme riski vardır.

Ekonomi hızla AKP’nin
yanlış politikaları sonucunda kısır bir döngüye girmektedir. Ekonomi yavaşladıkça
geliri artmayan vatandaşlarımız 2011 seçim döneminde AKP’nin sıcak paraya
dayanarak dağıttığı kredilerin taksitleri altında ezilmektedir. Bir de hükümet
yeni vergiler koydukça, yeni zamlar yaptıkça vatandaş evinin tapusunu,
arabasının ruhsatını bankalara kaptırma korkusuna kapılmaktadır.

 Bu, her yeni güne şehit haberleriyle uyanarak
acıya boğulan insanlarımızın mutsuzluğunu daha da artırmaktadır. Herkesin kendi
gibi İstanbul Boğazındaki evinden ahkâm kestiğini zanneden Başbakan ise
balyozla halkın sesini kısmaya çalışıp, zam sopasını milletin sırtına
indirmektedir.

Diğer taraftan IMF den
alan el değil veren el olduk diye böbürlenen Başbakan’ın tam da IMF heyeti
teftiş için  Türkiye’deyken bu zamlara
izin vermesi, acaba yalnızca bir tesadüf müdür? Yoksa Başbakan IMF’den  talimat almaya devam mı etmektedir? Zamlarla
vatandaştan alıp IMF’ye borç mu veriyoruz?

AKP’nin yanlış yönet,
halka ödet yaklaşımının faturası her geçen gün daha da artmaktadır. Bunların
ekonomi politikalarından anladığı zam ve zulümdür. Başbakana çağrımız Allah
için bir defa da doğru bir iş yapması ve bu zamları geri almasıdır.”

İLGİLİ HABERLER