GÜNDEM, GÜNDEM MİDİR?
Uzun bir aradan sonra beraberiz sayın okur. Dün Radyo EgePostasında Adem Nakçı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik, belli başlıkonuları değerlendirdik. Bu yazımızın konusunu da sıcak gündemin şöyle derlitoplu bir değerlendirilmesine ayıralım.İzmir...
Uzun bir aradan sonra beraberiz sayın okur. Dün Radyo Ege
Postasında Adem Nakçı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik, belli başlı
konuları değerlendirdik. Bu yazımızın konusunu da sıcak gündemin şöyle derli
toplu bir değerlendirilmesine ayıralım.
İzmir Dengeleri
İzmir İl Başkanı istifası ardından başlayan süreç genel
merkez ataması ile atanan Bedri Serter ismi ile son buldu. Kendisine yeni
görevinde başarılar diliyorum.
Söylemeden edemeyeceğim, çiçeği burnunda il başkanımızı zor
bir süreç bekliyor. Atamanın hemen ardından toplanan il yönetimi il başkanına
hayır diyerek İzmir'in mevcut durumunun altını bir kez daha çizdi. Ertesi gün
yedek üyelerin çağırılması ile “evet
kararı” çıktı fakat bana kalırsa şu dakikadan sonra genel seçim
atmosferinin sağlıklı geçmesi oldukça zor görünüyor.
Atamanın ardından birçok kazanan ve kaybeden değerlendirmesi
okuduk, içlerinde tarafsız değerlendirme pek azdı. Yerel seçimden sonra yaşanan
kırgınlıklar da göz önünde bulundurulursa İzmir’de kazanan tarafın, iktidarını
devam ettirmesi adına yapılan yorumların pek sağlıklı olamayacağına inanıyorum.
Bugünden sonra geç kalınmış bir iş olarak, şapkalar öne
koyulmalı,hesaplaşmalar bir kenara bırakılmalı ve çok taraflı fedakarlıklar
yapılarak birlik beraberlik ortamı oluşturulmalı. Neden mi?
Genel seçim sürecine girilirken İzmir'in sorunları neler
gerçekten masaya yatırmak gerekiyor.
Gereken ilgiyi görmediği söylenen şehrin, nasıl bir
milletvekili yapısına sahip olması gerekiyor etraflıca tartışılmalı.
CHP doğruları yapıyor fakat kendini iyi anlatamıyor, partiyi
anlatacak en önemli unsur örgüt ve örgütün bir ön seçim beklentisi var, bu
konuda hızla irade gösterilmeli.
“Sen kazandın, ben kazandım, en öngörülü benim” tartışması
bir kenara bırakılmalı, kimse unutmasın ki CHP İzmir'in durumu konjonktürel bir
gerçek, ortada olan koltukların en önemli sebebi de bu kimse kendini bulunmaz
siyasi deha gibi göstermeye çalışmasın.
İzmirli bu sefer oldubittiyi affetmez, bu sefer kırk parça
her parçası kendinden menkul bir yapıyı affetmez, benden söylemesi.
Ayrıca yeni süreç adına kimseden korkmaya gerek yok, partiyi
kim büyütecekse zaten kamuoyu karar verecek, şimdiden ince hesaplar yapanlarda
bu şahsi alışkanlıkları bir kenara bırakmalı, yoksa yukarıdan düşenin canı daha
çok yanar bunu da unutmamak gerekiyor.
Büyüyen Türkiye
Ülke gündemine gelince bir sonraki yazıda çok kapsamlı bir
değerlendirme yapacağım, fakat şimdilik şu noktaları belirtelim;
Filistin devlet başkanı karşılamamız tüm dünyanın dilinde,
stratejik derinliğimiz Osmanlı mirası emperyalist hedeflerin peşinde. Tüm
dünyaya gövde gösterisi yapıyoruz. On altı imparatorluğumuzun askerlerinin
kıyafetleri ile yapılan gösteriye oldukça şaşırdık doğrusu.
Dünya artık 21 yy. gerçeklerini yaşıyor, üretim ilişkileri
bambaşka bir hal aldı, sermaye tüm dünyayı bir oyun alanına çevirdi. Türkiye on
yılda bu teknolojik ve üretimsel gelişmenin, sıcak para akışının faydasını çok
gördü. AKP bu fırsatlardan kendince faydalandı, iktidarını pekiştirdi.
Peki, bu strateji ile
bu devran böyle sürer mi?
Türkiye bilgi üretebiliyor mu? Üretilen bilgiyi en hızlı
şekilde algılayıp uygulamaya koyabiliyor mu? Eğitim sistemi, bırakın kısa
vadeyi orta ve uzun vadede umut vaat ediyor mu?
Teknoloji üzerindeki tekellerin kırılması, mülkiyetin ademi
merkeziyetçi şekilde yaygınlaşması ve dolayısıyla serbest rekabetin yeniden
keşfedilmesi süreçleri artık dünyada söz konusu iken biz sen/ben kavgası ile
kimleri çok mülklü hale getirdik?
Türkiye stratejik derinlik hesapları yaparken cari açığını
Kürt petrolleri ile kapatma adına Suriye’de ucu bucağı olmayan maceralara
dalarken aniden sahneye çıkan IŞID ile tüm planlar alt üst oluyor ve Türkiye
bir buçuk milyon mülteci ile dertlerini katlıyor, bu ağır yükün altından bu
ülke ekonomisi hangi bedellerle çıkacak ?
Sorunlar çok, sevgili okur, önümüzdeki süreci tartışmaya
devam edeceğiz. Sorduğumuz soruları da bir sonraki yazıda daha detaylı
inceleyeceğiz.
İLGİLİ HABERLER