KADINLAR ÇALIŞMA HAYATINDAN KOPARTILIYOR

Bakan, ülkemizde düşük seviyelerde olankadın işgücüne katılım oranın 2012 yılında yüzde 29,5 olduğunu söyledi. Bununüzerine Türeli, Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı ile istihdamoranının OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerde olduğuna...
Bakan, ülkemizde düşük seviyelerde olan
kadın işgücüne katılım oranın 2012 yılında yüzde 29,5 olduğunu söyledi. Bunun
üzerine Türeli, Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı ile istihdam
oranının OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerde olduğuna dikkat çekerek ülkemizin
birçok Afrika ülkesinin dahi gerisinde kaldığını söyledi. Türeli bu oranların
artırılmasına ihtiyaç duyulurken Başbakan Erdoğan'ın 3 veya 4 çocuk önerisinin
ve bu doğrultuda oluşturulacak politikaların kadınları işgücünden çekmeye
yönelik sonuçlar doğuracağının altını çizdi.

AFRİKA
ÜLKELERİYLE YARIŞIYORUZ


CHP İzmir
Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Rahmi Aşkın Türeli çalışma hayatına
katılım oranı yüzde 29,5 ile OECD ülkeleri arasında en alt sırada yer alan ve
bu alanda Afrika ülkeleri ile yarışan Türkiye'de, kadınlarımızın işgücüne daha
fazla katılması gerekirken, hükümetin uyguladığı yanlış politikaların kadınları
iş hayatından uzaklaştırarak eve kapatacak sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.
Türeli “Biz CHP olarak kadınların hayatın her alanında erkeklerle eşit olduğu
bir toplumsal düzenden yanayız. Bu çerçevede, kadınlarımızın eğitimde, iş
hayatlarında karşılaştığı engellerin ortadan kaldırılmasına, kadınlarımıza
yönelik fiziki ve psikolojik şiddetin önlenmesine ihtiyaç vardır” dedi.

NÜFUSUNU
ARTTIRARAK KALKINAN ÜLKE VAR MI?


CHP’li
Vekil ayrıca, dünyada nüfus artış hızını artırarak kalkınan ve vatandaşlarının
kişi başına gelir düzeyleri ile yaşam standartlarını yükselten bir ülke olup
olmadığını sormuştu. Verilen cevapta “yaşlanan nüfusun sebep olduğu sorunun
çalışma çağındaki nüfusun azalması” olarak gösterildi. Bunun üzerine CHP’li
vekil “Nüfusu artarak hangi ülkenin geliştiği ve zenginleştiği görülmüştür? Ülkemizde
nüfusun yaşlanması bahane gösterilerek haklı gösterilmeye çalışılan bu öneri
ciddi ekonomik dayanaklardan yoksundur. Her aileye en az 3 veya 4 çocuk
önerisinin sadece bir öneri olarak kalmayıp ekonomi ile ilgili bakanlar
tarafından ciddiye alınması ve bu çerçevede nüfus artış hızının artışını
özendirecek politikaların oluşturulmaya başlanması vahim bir durumudur” dedi.

NİTELİKLİ
EĞİTİM SEVİYESİ ARTTIRILMALI


Türkiye'de
nüfusun daha nitelikli bir eğitim seviyesine kavuşturulmasına ve daha iyi yaşam
koşullarına sahip olunmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Rahmi Aşkın Türeli,
çocuk sayısının fazla olmasının ailelerin cari tüketim ihtiyaçlarını artıracağı
için tasarrufta da ciddi sıkıntılar doğuracağını ifade etti. Gelişmekte olan
ülkelerin yapması gerekenin, daha kalabalık bir nüfusa sahip olarak gelişmiş
ekonomilerin işgücü açığını karşılayacak bir yapıyı teşvik etmek yerine,
nüfusun daha nitelikli bir eğitim seviyesine kavuşturulması ve daha iyi yaşam
koşullarına sahip olmasının amaçlanması olmalıdır diyen Türeli, çocuk sayısı
fazla olan ailelerin cari tüketim ihtiyaçları arttığı için tasarruf oranları da
düşmektedir. Bu durum yurtiçi tasarruf oranları zaten çok düşük olan ülkemizde
yurtiçi tasarruf oranlarını daha da aşağıya çekecek olumsuz bir potansiyel
taşımaktadır. " diye konuştu.



İLGİLİ HABERLER