"ÖLÜMCÜL GAZLAR HAFİFE ALINIYOR"

Dokuz Eylül Üniversitesi İlaç ve Zehir Danışma Merkezi'nin kurucusu olan CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, Türk Tabipler Birliği’nin sorusuna karşılık, emniyet teşkilatının toplumsal olaylarda, açık ve kapalı alanlarda göz yaşartıcı ga...
Dokuz Eylül Üniversitesi İlaç ve Zehir Danışma Merkezi'nin kurucusu olan CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, Türk Tabipler Birliği’nin sorusuna karşılık, emniyet teşkilatının toplumsal olaylarda, açık ve kapalı alanlarda göz yaşartıcı gaz olarak OC (Oleoresin of Capsicum yani biber gazı ) ve CS (Orthochlorobenzylidenemalononitrite) gazı kullandıklarının belirtildiğini söyledi. Biber gazının kısa dönemde de ölümlere neden olabildiğini, bu nedenle de Sağlık Bakanlığı'na çalışmaları hakkında soru önergesi verdiğini anlatan Güven, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in söylediği 'biber gazı tamamen doğal bitki olup insan sağlığı üzerinde kalıcı hiçbir etki yok' açıklamasının bir talihsizlik olduğunu belirtti. Güven, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı’nın biber gazı ile ilgili olarak yaptığı araştırmada, gaz solunması sonrasında akciğerde oluşan ödem ve solunum yolu yaralarının ölümcül olabileceğinin belirtildiğini, yurt dışı araştırmalarda da bu gazların ölümcül olduğunun ifade edildiğini kaydetti.

ÖLÜMLERE YOL AÇIYOR

Biber Gazı içinde biber özütü dışında bulunan alkol, organik çözücüler, hidrokarbon gibi katkı maddelerinin dahi solunmasının ani kalp durması, solunum, sinir sistemi etkilenmelerine, ritim bozukluklarına ve ölümlere yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Güven, şu bilgileri verdi: “Amerikan ordusu bu gazların zehir olduğunu açıklamıştır. Araştırmalarda önceden astım tanısı konulan hastalarda biber gazı kullanımının ölüme neden olabildiği, kapalı alanlarda kullanıldığında daha da ölümcül olabildiği, yoğun kullanımla açık alanda da ölümcül olabildiği açıkça ortaya koyulmuştur. Yine “Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi” nin gazın kapalı alanlarda kullanımının potansiyel olarak tehlikeli olacağını uyararak,taraf devletlere özellikle bu gazın kullanımı hakkında açık ve spesifik kurallar düzenlenmesini tavsiye etmiştir. Güven, tüm bu uyarılara rağmen 23 Ağustos 2012 de Giresun’un Espiye ilçesi adliyesinde (kapalı alan) biber gazının güvenlik güçleri tarafından salonda bulunan siviller üstünde kullanıldığını ve aralarında astım hastası da bulunan 12 kişinin hastaneye kaldırıldığını belirterek, bu ve benzeri gaz kullanımlarının yeni ölümlere adeta davetiye çıkardığını, bu gazların kullanımı ile ilgili acil önlem alınması konusunda Sağlık Bakanlığı’nın çok geç kaldığını vurguladı.

HAMİLELERDE DÜŞÜK RİSKİ

Bunun yanı sıra, araştırmalarda toplumsal olaylarda kullanılan gazdan sadece olaylara karışanların değil, izleyiciler ile sağlık personelinin de olumsuz etkilendiğine de değinen Güven, “Bazı çalışmalarda gaz kullanılan mahallelerde hamile kadınların düşük yapma oranının yükseldiği, solunum sistemi hastalarının gaza maruz kalmaları nedeniyle öldükleri bildirilmektedir. Bu kapsamında CS ve OS gazların toplumsal olaylarda kullanılmaması için Sağlık Bakanlığı’nın İçişleri Bakanlığıyla yaptıkları ortak çalışmalar olup olmadığı, varsa neler olduğu, gazın kapalı alanlarda kullanımı konusunda Sağlık Bakanlığı'nın görüşü, bakanlığın çocuklar, yaşlılar, hamile kadınlar ve solunum sorunları olanlar üzerinde gazın kullanılmaması, olayları izleyenler, mahalle sakinleri ve sağlık ekiplerinin etkilenmemesine yönelik çalışmaları, hastane kayıtlarına göre biber gazına maruz kalıp ölenlerin sayısı, güvenlik güçlerinin kullandığı biber gazı, boyalı mermi ve plastik mermi atabilen silahlar sonucu yaralanan, sakatlanan ve ölenlerin sayısını sorduk” dedi.
İLGİLİ HABERLER