Petek: Darbe Girişiminin Haber Alınamaması İstihbarat Zaafı

TAKİP ET

15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun raporunda "darbe girişiminin haber alınamamasının istihbarat zaafı olduğu" belirtildi. Raporda, FETÖ'nün iktidardaki tüm partilerle yakın olduğu, bir parti özel bir yakınlık tespit edilemediği bilgisi de yer aldı. MİT raporunda FETÖ yapılanmasına ilişkin şematik bilgilerin yer aldığı da 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek, komisyonun raporunu düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

Yargı sürecinin devam etmesinin komisyon raporunu geciktirdiğini söyleyen Komisyon Başkanı Reşat Petek'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"15 Temmuz hadisesinin arkasında Fethullahçı Terör Örgütü'nün bulunduğu bu raporumuzla bütün açıklığıyla ve kesin olarak ortaya konulmuştur.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün darbeye karşı konulması emrine rağmen örgüt üyesi polisler emre uymamış, darbeye destek vermiştir.

"SOMUT BİLGİ VE BELGELERE SAHİBİZ"

Raporumuzu toplamda 4 ay 15 günde tamamladık. 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ'nün olduğu gerçeğine ilişkin somut bilgi ve belgelere sahibiz. 

Tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 15 Temmuz darbe girişimine, ülkemiz dışındaki bazı odakların bulup yetiştirdiği, himaye ettiği, yurtiçi ve yurtdışında yarım asırdır hep desteklediği, Fetullah Gülen'in sözde liderliğinde FETÖ/PDY örgütünün karar verdiği ve icra ettiği anlaşılmıştır.

Fethullah Gülen söylemlerini denetimsiz ve sahte bir din anlayışı üzerine oturtmuştur. Tedbir ve takiye yöntemleriyle devlet organlarına sızmışlar ve paralel devlet yapılanması oluşturmuşlardır.

FETÖ mensubu Prof. Osman Özsoy 15 Temmuz'dan bir ay önce 'Keşke profesör olacağıma albay olsaydım, bu süreçte daha çok katkım olurdu' demiştir. 

"AKAR DARBECİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI"

Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar, darbeciler tarafından kaçırıldığını açıklamıştır.

"GÜLEN BİR SAHTEKARDIR"

Elde ettiğimiz bütün bilgiler, belgeler şu gerçeği ortaya koyuyor: Fetullah Gülen bir sahtekardır, sahtecilik suçları işlemiştir. Başka bir kişi yaptığında ağır cezaya çarptırılacak sahtecilik eylemlerinden dolayı hiçbir soruşturma geçirmemiştir.

Yeşil pasaportu, düzenlediği sahte belgelerle almıştır. Emeklilik işlemlerini yine sahte evraklarla sağlamıştır. Komisyonumuza ulaşan bilgi ve belgeler bu sahtelikleri hep teyit etmektedir.

Oslo görüşmelerinin basına sızdırılması örgütün yabancı istihbarat servisleriyle ilişkisinin somut kanıtıdır.

"15 TEMMUZ İSTİHBART ZAAFI"

Darbe girişiminin önceden haber alınamamasının bir istihbarat zaafı olduğunda kuşku yoktur. Ancak Kara Havacılık'tan gelen pilot subayın MİT Müsteşarına yönelik verdiği bilgilerden sonra MİT'in ve Genelkurmay Başkanlığının önleyici girişimleri sayesinde darbe girişim saatinin 16 Temmuz gece saat 03.00'ten 15 Temmuz 2016 saat 20.30'a çekilmesi, darbenin önlenmesinde en önemli faktörlerden biri olarak görülmektedir.

Ülkemizin mevcut kurumsal istihbarat yapısının iç ve dış istihbarat ihtiyacını tam anlamıyla tatmin edici şekilde karşılamadığı görülmektedir. Mevcut yapının sorunlu ya da yetersiz noktaları gözden geçirilmeli, ülkemizin istihbari ihtiyaç ve hedeflerini karşılayacak yeni bir iç ve dış istihbarat konsepti ve yapılanması tüm yönleriyle müzakere edilmelidir.

Fethullah Gülen söylemlerini denetimsiz ve sahte bir din anlayışı üzerine oturtmuştur.

Tedbir ve takiye yöntemleriyle devlet organlarına sızmışlar ve paralel devlet yapılanması oluşturmuşlardır.

MGK, paralel devlet yapılanması tabirini ilk kez 2005 yılındaki toplantısında kullanmıştır.

"DIŞ İSTİHBARAT SERVİSLERİYLE İLİŞKİSİ KANITLANDI"

Örgütün dış istihbarat servisleriyle ilişkisi kesin olarak kanıtlanmıştır.

Saat 21.20'de Akıncı Üssü'nden hareket eden Özel Kuvvetler Personeli Genelkurmay'a ulaşmıştır.

Saat 22.00'de Genelkurmay'da silah sesleri duyulmuş ve helikopterden dışarıdaki insanlara ateş açılmıştır.

Saat 23.30'da Org. Hulusi Akar'ın rehin alındığı kamuoyuna duyuruldu. Saat 01.15'te Cumhurbaşkanımız Marmaris'ten Dalaman'a helikopterle hareket etmiştir. 

Saat 03.20'de Cumhurbaşkanı'nın kaldığı otele SAT ve SAS komandoları indirme yapmıştır.

Hangi yıllarda TSK'ya girenlerin darbe teşebbüsüne katıldığının dökümünü çıkarttık.

1992-1994 arasında Harp Okulu'na girenlerin daha fazla darbe girişimine katıldığını tespit ettik.

"SADECE BİR PARTİ İLE SİYASİ YAKINLIK YOK"

FETÖ dönemsel olarak siyasi iktidarada bulunan partilere yakın davranmıştır. Sadece bir siyasi partiyle irtibat ya da yakınlık tespit edemedik.

15 Temmuz'da MİT'e gelen bir şahıs tarafından MİT Müsteşarlığı'na saldırı yapılacağı ihbarı yapılmıştır.

MİT Müsteşarı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın koruma müdürünü aramış ve herhangi bir anormallik olup olmadığını sormuştur.

MİT raporunda FETÖ'nün yurtiçi ve yurtdışı yapılanmasına yönelik şematik bilgiler sunuldu.

FETÖ'nün yurtdışındaki imamlarının tamamı isim isim tespit edilmiştir.

"ÖKSÜZ'ÜN FETÖ İRTİBATI KESİN"

Raporda Adil Öksüz ve silahlı kuvvetler bünyesi içinde orada bulunmaması gereken sivil unsurlar raporda değerlendiriliyor. Bunlarla ilgili yargısal süreçten ve iddianamelerden alıntıları raporda göreceksiniz. 

Somut olarak Adil Öksüz, FETÖ irtibatı kesin. Darbenin yönetilmesinde aktif olan kişi. Yakalanmamış olması, serbest bırakılması ne yazık ki şu ana kadar Adil Öksüz yakalanamamış. Adil Öksüz'ün FETÖ bağlantısına Zaman Gazetesi Yazarı Ali Ünal'ın ifadesinde Pensilvanya'da Gülen'in yanında kendisini Adil Hoca olarak gördüğünü söylemesidir. 

MİT raporun 36 sayfalık raporuna baktığınızda dış kaynaklara ilişkin irtibatları bulacaksınız. MİT kamuoyuyla paylaşılması gereken bilgilere raporunda yer verdi. Dünyanın hiçbir yerinde istihbarat örgütleri tüm bilgileri paylaşmaz. 

Örgütte değişik tabirler var. Bazı kelimeler şifreli olarak kullanılıyor. Çay içmek örgütte sohbet tabirinin bir diğer kullanımıdır. Örgütle tanıştırılmak istenen kişilerin yanında tedbiren çay içmeye gidelim deniliyor.

Fethullah Gülen'in Papa ile görüşmesinde o günün devlet yetkilileri örgüt olarak görülmediği için yardım etmiş. 

Bugünlerde savcılıklarda verilen ifadelerin baskı altında alındığını söyleyenlerle çok karşılacağız. 

"80 MİLYONU APTAL YERİNE KOYMAK"

Bu darbenin kontrollü darbe olduğu ifadesi, baştan sona FETÖ'nün kontrolünde olduğu şeklinde söylenebilir. Anlaşmalı birlikte yürütülen darbe demek 80 milyon insanı saf ve aptal yerine koymaktır. Ben 15 Temmuz'la ilgili kontrollü yorumunun FETÖ'ye hizmet edeceğini düşünüyorum. 

"SİYASİ BİR İSİM YOK"

Siyasi kimlik olarak şu ana kadar komisyonumuzu gelen bir isim yok. Yargıda da şimdiye kadar siyasi bir isim ortaya çıkmadı. Yurtta Sulh Konseyi'nde hangi partiden insanların olduğuna değil kimlerden oluşuyor onlara bakmak lazım.

FETÖ'nün bir siyasi partiyle birlikte yürüdüğü şeklindeki yorum mesnetsiz olur.

Genelkurmay Başkanı'na sorduğumuz sorulara şu ana kadar bir yanıt alamadık.

Raporumuzu 10 gün sonra Meclis Başkanlığı'na sunduğumuzda faaliyetimizi bitirmiş olacağız.

"MİT'TEN BYLOCK RAPORU İSTEMEDİK"

MİT'ten gelen raporda bir ByLock listesi yok. Böyle bir rapor istemedik MİT de göndermedi. Bu adli mercilerin işidir. ByLock kullanan ne kadar milletvekili varsa açıklansın deniliyor. Yetkili makamlar ByLock kullanıcısı olmadığını açıkladı. Biz zaten bunu talep etmedik. Bu görev yargınındır. Bir milletvekilinin ByLock kullandığı iddiası varsa savcılar inceleme başlatır. Şu ana kadar bu konuda herhangi bir fezleke gündeme gelmedi.

Başbakan Yıldırım 15 temmuz'da 21.30'da Tuzla'daki evine giderken Şehitler Köprüsü'nden geçtikten sonra darbeden haberi oluyor."