GÜLPERİ TİBİN-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL RÖPORTAJ-İktidarın CHP’li belediyelere yönelik “silkeleme” talimatı, belediyelerin güncel borcu, işçi eylemleri gibi konular yerel gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, iktidarın söz konusu talimatının Çiğli Belediyesi’ni nasıl etkilediğini, belediyenin güncel borcunu, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilişkileri, Harmandalı Katı Atık Tesisi’ne ilişkin son durumu ve işçi eylemlerine ilişkin değerlendirmelerini GERÇEK HABERCİ’yle paylaştı. Başkan Yıldız, silkeleme talimatı sonrasında belediyenin ne yönde etkilendiğini, “Her anlamıyla temel hizmetlerimizde bazı sorunlar oluşturdu. Ancak SGK’yla yaptığımız tüm görüşmelerde bunları aşabilmek adına iyi niyetimizi gördükleri ve bu konudaki çaba ve mücadelemizi de resmi olarak gördükleri için şu an borçların ödenmesine ilişkin arsa takas teklifimizle ilgili resmi girişimlerimizi yapıyoruz. SGK’yla bu konuda çok ciddi bir yok almak üzereyiz” ifadeleriyle anlattı.
3 BUÇUK MİLYARIN ÜZERİNDE BORCUMUZ VAR
Belediyenin güncel borcunun ne kadar olduğunu da aktaran Yıldız, 3 buçuk milyarın üzerinde bir borç olduğunu aktardı. Yıldız, “birleşik faiz dediğimiz kamu kurum borçları; sosyal güvenlik kurumu, vergi dairesi ve diğer kamu hizmet kurumlarına borçlarımız var. Birleşik faizle ilk etapta 4,60 faiz oranı vardı, bu oran 4 seviyelerine düştü. Ancak şu anda 3 milyarın üzerinde bir borcumuz var. Tam rakamlar mali hizmetler müdürlüğümüzde var. Sosyal güvenlik kurumu ve vergi dairesi borcu yaklaşık 3 buçuk milyarın üzerinde olduğunu biliyorum” dedi.
İCRA MAKAMIYLA İLGİLİ HİÇBİR SORUN YOK
Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili “kriz” tartışmalarını da yanıtladı. Sosyal medya mecralarının zaman zaman ilçe belediyeleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni karşı karşıya getirmek için çeşitli söylemlerde bulunduğunu belirten Yıldız, “Sosyal medya mecralarında zaman zaman ilçe belediyeleriyle büyükşehir belediyesin karşı karşıya getirmek için birtakım söylemler öne çıkarılarak kavga çıkarılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir’le herhangi bir kavgaları olmadığını söyleyen Yıldız, siyaset makamıyla ilgili sorunların her zaman olabileceğini ancak icra makamıyla ilgili hiçbir sorun olmadığını belirtti. Yıldız, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
“Şu anda bizim İzmir Büyükşehir Belediyesiyle bir kavgamız yok, böyle bir şey söz konusu değil. Geçmişte iletişim sorunları yaşadığımız zaten kamuoyunda deşifre olmuştur, doğrudur. Ancak bu son süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çiğli Belediyesi’yle ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar da sahada fiilen görünmektedir. Ancak zaman zaman yaşanan iletişim eksikliklerinden kaynaklı bazı sorunlar oluyor. Bu sorunları da biz alt makamlarda çözüyoruz zaten. Bizim başkan yardımcılarımız, müdürlerimiz, Büyükşehir’deki ilgili bürokratlarla bu işleri çözüyorlar. Ama tabii sosyal medyada büyükşehirle bizim ve bazı ilçe belediyeler arasında bir uçurum oluşmasını isteyen bazı gruplar vardır. Bunları da hayatın olağan akışında normal karşılıyorum ama bizim şu an öyle bir durumumuz.
Şu anda İzmir Çiğli’de yapımı devam eden yeni bir taşıt yolu köprüsü var. Köyiçi ve dere caddesinde çok uzun zamandır beklediğimiz asfalt çalışması çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Bununla birlikte İZSU’nun Balatçık bölgesinde yaklaşık 14 km yağmur suyu hattı yapım çalışması hızlı bir şekilde devam ediyor. Harmandalıda Dokuz Eylül Caddesi’nde asfalt çalışmasını yapacaklarını biliyoruz. Evka5 8927 sokakta, Ataşehir’in önemli caddelerinde hem asfalt hem peyzaj düzenlemeleri projeleri devam ediyor. Siyaset makamıyla ilgili sorunlar her zaman olabilir ancak icra makamıyla ilgili hiçbir sorun yok.”
ÇÖPÜN ÇİĞLİ’DEN GİTMESİNİ İSTİYORUZ
Başkan Yıldız, kentte uzun süre çeşitli tartışmalara neden olan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisine ilişkin de konuştu. Yıldız, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Harmandalı’da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir atık yönetimi projesi ve katı atık bertaraf tesisi var. Çok uzun yıllardır, 1990’lı yıllardan beri İzmir’in merkez metropol ilçelerinin çöplerinin toplanıp bertaraf edildiği bir yer var. Çöp tesisinde yıllardır bölge halkı ve benim de bildiğim sorunlar artık halk ve çevre sağlığını çok ciddi şekilde olumsuz etkiliyor, bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ancak bu sorun, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay’ın yarattığı bir sorun değil. Burada Çiğli Belediyesi’nin hiçbir yetki ve görevi de yok. Çöpün Çiğli sınırlarında olmasından kaynaklı biz 1992 – 1994 yıllarından beri bu sorunu birebir yaşayan bir ilçe belediyesi olarak bu konudaki haklı serzenişlerimizi dile getiriyoruz.
İzmir’de çöpün artık Çiğli’de anılmaması gerektiğine dair net bir politikamız var. Bu konuda da Çiğli halkı, Çiğli Belediyesi, Çiğli’deki tüm siyasi partiler, STK’lar, meslek odaları, dernekler herkes hemfikir; çöpün Çiğli’den gitmesini istiyoruz. Ancak bunun gitmesi noktasında ise İzmir Büyükşehir Belediyesi üstüne düşeni yapıyor. Bilimsel ve teknik bir çalışma olması sebebiyle İzmir’in çöpünün artık burada depolanamayacağı da mahkemede bilimsel raporlarla ortaya çıktığı için İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bununla ilgili alternatif sahaları, çevre şehircilik bakanlığından gelecek cevaba göre belirledikten sonra yeni bir yol haritasıyla çok uzun yıllar önce yapılması gereken bir tesisi bu dönem yapmak için büyük bir mücadele içinde. Buraya, yanılmıyorsam, günde bin tona yakın çöp geliyor. O çöplerin de düzenli olarak istiflenip bertaraf edilmesiyle ilgili de şu ana kadar bir sorun yaşamadık.”
İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZ BELEDİYEDE SONSUZ BİR KAYNAK OLDUĞUNU SANIYOR
Son olarak belediyede işçilerin maaş ödemeleriyle ilgili eylemlerini de değerlendiren Yıldız, “İşçi arkadaşlarımız, belediyede sonsuz bir kaynak olduğunu ve bizim de ev sahibi olduğumuzu düşünüyorlar. Ben defaatle bulunduğum tüm mecralarda işçi arkadaşlarımıza dedim ki sizler ev sahibisiniz bizler kiracıyız. Eğer ben camı çatıyı kırıyorsam, yani bu belediyedeki çalışanlar içine kendi siyasetimi büyütmek, delegelerin bana biat etmesini sağlamak, ilçe yönetimini bağlamak, meclis üyelerini tutmak için, bu belediyeye ihanet etmek adına bir 500 kişi de ben işe alıyorsam, bu evin çatısını kırıyorsam, bu evin kışın sıcağını yazın soğuğunu ayarlayamıyorsam gelin burada her türlü eylemi yapın. Ben bunu yaptım mı? Yapmadım” diye konuştu.
ANLAMIYORLARSA KAÇINILMAZ SONU YAŞARLAR
Yıldız, ülkede özel sektör ve kamu sektörü arasındaki makasın fazlaca açıldığına değinerek, “İkinci temel sorun şu; ülkenin ekonomisi tüketim ekonomisine dönüştüğü için ülkede özel sektör ve kamu sektörü arasındaki uçurum çok ciddi oranlara tırmandı. Bu nedenle bugün bu ülkede 5 buçuk milyon memur varsa, en az bir bu kadar daha işçi kamuda istihdam ediliyorsa burada bir mali politika sorunu olması kadar doğal bir şey yok” dedi. Mecliste konuyla ilgili düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Yıldız, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Türkiye’de ne yazık ki herkes bir ahbaplık ilişkisinden kamuya geçmeye çalışıyor, burayı güvenli bir liman olarak görüyor. Yasa koyucu iradesi olan meclis, belediyelerin mali politikası arasında bu ülkenin gerçekliği arasında homojen köprü kurabilirse, bu özel sektörün önünü açacağı gibi belediyelerin de belli işçi grubu elinde oyuncak haline gelmesinin önüne geçer. Örneğin, bugün İzmir’in en yüksek nüfuslu Buca Belediyesi’nde benzer eylemler süreklilik gösterirse bu bir yere hizmet eder, onu benim söylemem doğru değil. Bu hizmet ettiği yer de günün sonunda buna aracı olan kişiye döner. Bunu anlamıyorlar, anlamıyorlarsa kaçınılmaz sonu yaşarlar. Bir siyasi partinin belediye başkanı gelir, bir o kadar personele bakar, bir o kadar da personel alır. Der ki yetki tespiti yapın. Bu sendika daha mı yetkili, gel kardeşim ben san asgari ücretin iki puan üstünü veriyorum der. O alınan rakamlar otomatik olarak yarıya düştüğü gün de eylemleri provoke edip haklılığını İzmir halkına başka şekilde anlatıp çatıyı kırarlarsa yarın kendi ekmeklerinden olurlar. Bunu artık ben kabul etmiyorum diyen işçi, sendika kendisi bilecek.”
BEN KİRACIYIM, SEN EV SAHİBİSİN
Yıldız, işçinin belediyede ev sahibi, kendisinin ise kiracı olduğunu belirterek, “Ben kiracıyım. Sen ev sahibisin. Ben seni korumak istiyorum ama sen yerinde durmuyorsan ben saygı duyarım. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Ülkedeki özelleşmenin ve üretim kapasitesinin durumunun da etkilerinin olduğunu ifade eden Yıldız, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
“Ne yazık ki, Türkiye’nin üretim ekonomisi, tarımı ve hayvancılığı yok. Türkiye Avrupa’nın tahıl deposuydu, tarım ve hayvancılık üssüydü. Bugün tarım ve hayvancılık ülkede can çekişiyor. Sütün fiyatı suyun fiyatından ucuz hale geldi. Güney Amerika’dan buraya sığır getiriyorlar. Bu ülkede siz bütün ekonomiyi, istihdamı İzmir’e İstanbul’a yığarsanız bu kentlerin temel sorunları oluşur. Altyapı, kanal yetmez, temiz su yetmez, baraj yetmez. İzmir’in 25 yıldaki nüfus artışına bakın, çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. İzmir’de bu kadar nüfus olursa her yeri imara açılır sonra da bazı odalar gider Kültürpark’ın oraya oturup doğaya ihanet ediyorsunuz der. Ama kenti büyütmek zorundasınız. Nasıl büyüteceksiniz? Mecburen böyle kör dövüşler yapılıyor.”
AKILCI YAKLAŞMAK LAZIM
Yıldız, konuşmasını şöyle noktaladı:
“Belediyelerin maaş politikasını sadece belediyelerin yönetimine bağlamak akılcı bir şey değil. Gerçekçilikten uzak bir tavır olur bu. Ülke ekonomisine bakmak gerekiyor. Bugün Telekom özelleştirilmiş, Gediz Elektrik özelleştirilmiş, DSİ müteahhitlerin elinde, Karayolları müteahhitlerin elinde. Bu kurumlar eskiden kendi personelleriyle iş yaparken bugün yap işlet devret modeliyle çalışıyor. Bugün İstanbul’a arabanızla gidin, 2 bin 500 lira otoban parası veriyorsunuz. Hangi ekonomiden bahsediyorsunuz? Ondan sonra genç gazeteciler, genç fikirler, öğrenciler, genç işsizler de belediyelere yüklenir. Çünkü makroya bakana kadar tecrübe edinmeleri gerekir. Bazen bazı gazeteciler arayıp, ‘Başkanım işçinin maaşını vermiyorsunuz, rahat mısınız?’ diye soruyor. Valla çok rahat uyuyorum, öyle bir sorunum yok çünkü ödüyorum dedim. Popülist yaklaşmak doğru değil, akılcı yaklaşmak lazım.
Borçtan eylemlere, çöpten Büyükşehir ilişkisine: Başkan Yıldız Çiğli’nin tablosunu anlattı
Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, belediyenin güncel olarak 3 buçuk milyar liradan fazla borcu olduğunu belirtti. Büyükşehir’le ilgili ise “Siyaset makamıyla ilgili sorunlar her zaman olabilir ancak icra makamıyla ilgili hiçbir sorun yok” diyen Yıldız, işçi eylemlerine ilişkin, “Benzer eylemler süreklilik gösterirse bu bir yere hizmet eder, onu benim söylemem doğru değil. Bu hizmet ettiği yer de günün sonunda buna aracı olan kişiye döner. Bunu anlamıyorlar, anlamıyorlarsa kaçınılmaz sonu yaşarlar” diye konuştu.
İLGİLİ HABERLER