GÜLPERİ TİBİN-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası ve eski gasilhanenin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tahsisine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Son olarak Meslek Fabrikasının 23 Mart tarihine kadar tahliye edilmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne talimat gönderilmesinin ardından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay tahliye işleminin önüne geçmek amacıyla Meslek Fabrikası’nda oturma eylemi yaptı. Eylemin yapıldığı öğleden sonra, mahkemeden tahliyeye ilişkin 15 günlük erteleme kararı çıktı. Bunun ardından Tugay ve CHP İzmir örgütü eylemi sonlandırdı. Bununla birlikte söz konusu protestoda CHP’nin İzmir milletvekillerinin bulunmaması da çeşitli tartışma ve tepkilere neden oldu. CHP İzmir eski Milletvekili Tacettin Bayır, konuyla ilgili GERÇEK HABERCİ’ye açıklamalarda bulundu. Tugay’ın eylemle olarak milletvekillerine, eski milletvekillerine, eski başkanlara herhangi bir davette bulunmadığını hatırlatan Bayır, “Sayın Cemil Tugay bu eylemi kendisi bir direnme eylemi olarak İzmir Halkı adına seçilmiş belediye başkanı olduğu için yalnız yapmayı tercih etti anladığım kadarıyla. Çünkü bununla ilgili herhangi birisine herhangi bir milletvekiline eski milletvekiline çağrı çıkarmadı. Anladığım kadarıyla medyada basının dikkatini çekerek bu karar alan Vakıflar Genel Müdürlüğü ve AKP iktidarını bir nevi uyarmak anlamında bir direnç gösterdi. Oraya gitti” ifadelerini kullandı.
SADECE CEMİL BEY’İN DEĞİL HEPİMİZİN MALI
Bayır, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Bu direnci gösterdiğinde de kimseyi çağırmadığı için kimse başlangıçta yanına gitmedi. Ama daha sonra ilk olarak zaten Aziz Kocaoğlu yanına gitti. O gün itibariyle meslek fabrikasının boşaltılması için geleceklere direnmek için gidildi oraya. Ancak mahkemeden 15 gün erteleme geldi. Ama dosya kapanmış değil. Vakıflar işletme olarak orada hata yaptı bence çünkü burasının geçmişte herhangi bir vakıfla alakası yoktu.
Şöyle ki burası bir fabrikaydı, fabrika sahipleri burayı Tuzcuoğlu isminde kullanıyorlardı. Kullandıkları bu fabrikayı daha sonra ekmek fabrikası olarak kullanılması için Büyükşehir Belediyesi’ne verdiler. Orası ekmek fabrikası olarak kullanıldı. Daha sonra 1922 yılında Kurtuluş Savaşı’nda İzmir’e giren Fahrettin Altay Paşa’nın süvari birliğine buradan ateş açıldı ve orada 3 kişi şehit oldu. Bunun üzerine fabrika sahipleri de ‘Bu İzmirlinin malıdır’ diyerek fabrikayı İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine tescil edildi. Aslında Meslek Fabrikası’nın geçmişi bu. Bu yazılı olarak da açıklandı. Burada geçmişte vakıflarla ilişkisi olmadığı için bu mekanın vakıflar üzerine tescil edilemez.
Peki yeni atanan Vakıflar İzmir Bölge Müdürü AKP’li arkadaş bunu nasıl becerdi? Normalde önce eski ilişkisini araştırması sonra işlemesi gerekirdi. Önce tescili yapıyor vakıflar üzerine sonra sağa sola yazı yazıyor ilişikle ilgili. Böyle bir emrivaki yapıldı. Tabii buna biz de itiraz ediyoruz, hepimiz itiraz ediyoruz. Orası sadece Cemil Bey’in malı değil hepimizin malı. İzmir’in tabii sembolik olarak seçilmiş belediye başkanı sıfatıyla gitti. Bizler de daha sonra davetli olmadığımız halde öğleden sonra alana gittik.”
MUTLAKA MİLLETVEKİLLERİNİN OLMASI GEREKİYOR
Tugay’ın yalnız bırakıldığı yönündeki eleştirilere katılmadığını ifade eden Bayır, milletvekillerinin dokunulmazlığı olması sebebiyle böyle eylemlerde mutlaka bulunmaları gerektiğini vurguladı. Bayır, “Burada Cemil Bey yalnız bırakıldı diye bir ifade kullanılıyor ben buna katılmıyorum. Cemil Bey kendisi yalnız olmayı istedi zaten. Kimseyi davet etmedi ki. Tek başına direnç göstermek istedi orada. Ancak milletvekilleri niye gelmedi olaya sahip çıkmadı yönündeki değerlendirmeleri doğru bulmuyorum çünkü çağrılmadırlar. Ama tabii böyle bir eylem yapılacaksa milletvekillerinin katılması dokunulmazlık zırhı olduğu için mutlaka milletvekilleri olması gerekiyor” açıklamasında bulundu.
15 GÜN SONRA YİNE AYNI ŞEYİ YAŞAYACAĞIZ
Bayır, tahliyeye ilişkin erteleme kararının ardından eylemin son bulması ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün alanda yapacağı basın açıklamasının iptal edilmesini de eleştirdi. Bir erteleme kararı olmuşsa da davanın kazanılmış olmadığını, yalnızca tahliyenin 15 gün ertelendiğini ve yine aynı şeyin yaşanacağını ifade eden Bayır, değerlendirmesini şöyle noktaladı:
“O saat itibariyle karar alınmıştı 15 gün ertelendi diye. Dolayısıyla bir rahatlama oldu. Çağatay Başkan açıklama yapacağını ilan etti, ancak Cemil Başkan’ın oraya gittiği sırada Çağatay Başkan tatildeymiş orada yoktu. Zaten partiyle birlikte bir organizasyon yapmadığı için Cemil Bey, Çağatay Bey’in olmaması da doğaldı bana göre. Normalde bir arada yapılması gerekirdi bunun. Çağatay Bey de bir gün sonra basın açıklaması yapacağım diye düşünmüştü. Ancak o gün tahliye kararı 15 gün ertelenince basın açıklaması yapmamın artık bir anamı kalmadı diye düşündü Çağatay Bey. Basına ilan ettiyseniz herhangi bir mahkeme sonucu değişse bile neden basın açıklaması yapmanız gerektiğini anlatıp devam etmeniz lazım. Bunu iptal etmenin bir anlamı yok. Kaldı ki ben şu anda hala bir rehavet görüyorum hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem CHP örgütü üzerinde. Bu iş kazanılmış falan değil sonuçta 15 gün sonra yine aynı şeyi yaşayacağız. Dava devam ediyor tabii tekrar bir hak verirler mi bilemiyorum tabii.”