Tuncay Özkan; "Pandemi de İktidar da gidecek"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, koronavirüs salgını ve Ak Parti Hükümeti'nin bu süreçteki uygulamalarıyla ilgili GERÇEK HABERCİ'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özkan; salgının Ak Parti iktidarının ekonomik ve idari başarısızlığını daha da net ortaya koyduğunu ifade ederek; "Pandemi de İktidar da gidecek" dedi.
Begüm Burçak GÜNAY/GERÇEK HABERCİ-CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, tüm dünyayı saran koronavirüs salgını döneminde Ak Parti iktidarının başarısız olduğunu bu süreçte CHP'li belediyelerin başarılı çalışmaları ile bu durumun daha net ortaya çıktığını ifade etti. Ak Parti iktidarının salgın ile mücadele edilen süreçte rant peşinde olduğunu ileri süren Özkan, “İktidar Türkiye'ye bela dışında bir şey üretmiyor ve ülkenin savrulmasına yol açıyor. En basitinden maske dağıtmak konusunda bile doğru hareket edemediler. Önce maskeleri dağıtacağız, sonra satacağız dediler. Sonra postanelere yönlendirildiler, o da olmadı eczanelere yönlendirdiler. Yönlendirdikleri eczanelere maske gönderemediler. Belediyeler dağıtsın diyoruz. ‘Hayır’ diyorlar. Vatandaşlarına maske dağıtılamadığı  bu süreçte yardım adı altında yurt dışına Cumhurbaşkanlığı mühürü ile yardımlar gönderiyorlar. Rezilliğe bakar mısınız?”   diye konuştu. 

"Belediyelerimizin başarısını yasaklayarak gölgeleme derdindeler"

Ak Parti İktidarı'nın başarısızlığının CHP'li belediyelerin başarılı çalışmaları nedeniyle daha da açığa çıktığını da dile getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan; Ak Parti iktidarının başarısız olduğunu bu süreçte CHP'li belediyelerin başarılı çalışmaları ile bu durumun daha net ortaya çıktığını ifade ederek şöyle devam etti;

"CHP'li belediyelerin başarılı çalışmalarını gören ve destek olan vatandaşlara engel olamayınca hesaplara el koydular.  Hatta on yıllardır ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek çıkaran aşevlerine gelen paraya bile bloke koydulşar. Yetmedi ekmek dağıtımını yasakladılar. İktidar maalesef vatandaşlarımıza destek veren tüm çalışmaları engelleyerek çözümsüzlük dışında bir şey üretmedi. Belediyelerimizi bilerek ve isteyerek sosyal yardım yapamaz hale getirmek istiyorlar. Ama bizim belediyelerimiz canla başla nüfusun yüzde 67'sine her türlü desteği sağlıyor ve biz şu an merkezi hükümetin önündeyiz. Netice olarak AKP gelinen noktada ülkeyi yönetemiyor, Türkiye'ye bela dışında bir şey üretmiyor ve ülkenin savrulmasına yol açıyor. Kendi içlerinde paramparçalar. Ortak akıl üretemiyor, karar alamıyorlar. Örneğin; Bilim Kurulu bir karar alıyor ve Sağlık Bakanı’na iletiyor. Sağlık Bakanı 'Kararı sayın Cumhurbaşkanı verecek' diyor, böyle şey olmaz.”

"İhtiyaç sahiplerinin AKP'lisi CHP'lisi MHP'lisi olmaz"

AK Parti Hükümeti'nin; CHP'li belediyelerin yardım dağıtmasını engelleyip kendi yandaşlarından oluşturdukları bir sistem kurduğunu da belirten Özkan; "Bir oluşum yapmışlar. Bu organizasyona aracı bizim belediyelerimiz veriyor, yardım kutusunu da biz veriyoruz, götürüp dağıtanlar da bizim arkadaşlarımız ama bizi oluşturulan bu sisteme almıyorlar. Valilikler üzerinden sadece yandaşa ayrım var. Bizim belediyelerimiz ise parti gözetmeden yapıyoruz. İhtiyaç sahiplerinin AKP'lisi CHP'lisi MHP'lisi olmaz. İhtiyaç sahibi ihtiyaç sahibidir” diye konuştu.

Salgını bitirmek değil rant peşindeler

Koronavirüs salgını ile mücadele noktasında hükumetin tasarruf tedbirleri çerçevesinde tüm ihaleleri durdurması gerektiğini de dile getiren Özkan şunları ifade etti;

"Biz bu süreçte vatandaşımızın sağ ve sağlıklı kalmasını için çalışacağız. Bizim için insanların hangi partiye oy verdiğinin hiçbir önemi yok. Birinci önceliğimiz vatandaşın canı ve sağlığıdır, bütün ekonomik sorunlar aşılır. Ekonomik kayıplar yerine konur, para kazanılır, zenginlik yaratılır. Türkiye büyük ülkedir. Türkiye'nin en büyük zenginliği insandır. Onlar gibi ihale açmıyor, rant peşinde koşmuyoruz. Bu olağanüstü süreci fırsata çevirip yandaşlarının zengin olması için ihalelere boğan merkezi hükümettir. Soruyorum; bu hükumet işsizlik fonunda biriken 100 milyar lira para dışında vatandaşa ne verdi? Vatandaşın üzerindeki ekonomik yükün kalkması için kredi kartı borçlarının, esnaf kefalet borçlarının, tarım kooperatifi borçlarının, elektrik, su, doğalgaz paralarının devlet tarafından kaldırılması gerekiyor. Yapmıyorlar. Yönetemiyorlar zaten. Lime lime dökülüyorlar. Bunu vatandaş da gördü. Biz gelip yapacağız. Biz vatandaştan tek şey istiyoruz, sağ ve sağlıklı kalsınlar."

"Hükümetin sağlık politikaları nedeniyle İzmir sağlı açısından kötü durumda" 

Koronavirüs vaka sayısında İzmir’in ikinci sırada bulunduğunu da belirten Tuncay Özkan, Ak Parti Hükümeti'nin İzmir’e sağlık konusunda gerekli yatırımları yapmadığını iddia ederek; "Bakırçay Havzası'na bakın. Çiğli'ye gelene kadar bir tek Ödemiş'te hastane var. Bu tarafa geldiğinde sadece de Çiğli var. İzmir hastanelerinde solunum cihazı sayısı yetersiz, yatak kapasitesi yetersiz. Kentte ciddi oranda sıhhi malzeme eksikliği var. Yıllardır dile getirdiğimiz konularda bizim haklı olduğumuzu pandemi gösterdi. Üretim üretim üretim dedik, haklı çıktık. Borçlanmayın, aman sağlıklı ekonomi dedik biz haklı çıktık" diye konuştu.

"CHP'li Belediyeler başarılı"

Yaşanan salgın nedeniyle oluşan olaganüstü süreçte başta  İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm CHP'li belediyelerin başarılı çalışmalar yaptığını da ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan şunları dile getirdi;

“İzmir, Ankara, İstanbul, Adana, Eskişehir, Antalya ve Mersin başta olmak üzere tüm belediye başkanlarımız vatandaşı kucakladı. Şova kaçmadan müthiş bir organizasyon ortaya koydular. İlk günden beri yardım götürme konusunda bütün organizasyonları yapan belediye başkanlarımızdır. Sadece yardım değil, karantina kapsamında sokağa çıkılmasın diyenler ve bu yönde çalışmalar yapanlarda onlardır. Salgın sonrası yaşanacakları öngörerek tarımsal üretime önem verin diyen bu çerçevede çiftçi ile omuz omuza çalışmaya başlayanlarda belediye başkanlarımızdır. Biz Büyükșehir ve ilçe belediye başkanlarımızla müthiş bir mücadele veriyoruz. Bu çalışmalar sonunda eminim ki belediyelerimizin yönetildiği kentler refahla çıkacaktır.” 

"İzmir'in başkanları çok başarılı"

Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer olmak üzere İzmir'in ilçe belediye başkanlarının da çok başarılı işler yaptığını belirten Özkan,  “İzmir Büyükșehir Belediye Başkanımız gecesini gündüzüne katarak yoksullukla ev ev mücadele ediyor. Başkanımızın bu çalışmalarına destek sunması gerekenler engellemeye kalkılıyor. Eğer Tunç Soyer'in ilk günlerde söylediği karantina koşullarını uygulasalardı, bugün İzmir'in böyle bir sorunu olmazdı. İzmir Adnan Menderes Havaalanı birçok özel havayolu firmasının yurtdışı uçuş merkezi konumunda burada karantina konusunda hiç birşey yapılmadı. Belediye Başkanımız açıklamasa, Çeşme'deki limanda İtalya'dan virüs gelip gittiğinden haberimiz olacak mıydı?  Çeşme'de yatak kapasitesi, malzeme yetersiz olmasına rağmen salgın neden patlamıyor? Çünkü belediye başkanım her tarafı dezenfekte ediyor da ondan. Çeşmeliler, Belediye Başkanı’nın önerisine uyuyor da ondan. Mesela Çiğli'de genç bir belediye başkanımız var. Dünyada dört beş ülkenin yapabildiği şeyi yaptırdı: oksijen makinesi. Bu çok zor bir şey. Maske üretiyor. Buca'daki Belediye Başkanımız dezenfektan üniteleri kuruyor. Bornova'da Belediye Başkanımız hem temizlik yapıyor, hem 60 bin öğrenciye uzaktan eğitim veriyor.”
İLGİLİ HABERLER