100 kadından 100 replik: Varız, buradayız, sahnedeyiz

TBMM'de İsmail Kahraman'ın talimatıyla kadın tiyatroculara yönelik düşmanca tutuma karşı bir araya gelen kadınlar, Kenter Tiyatrosu'nda '100 Kadın 100 Replik' performansı gerçekleştirdi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Meclis'te düzenlenen Çanakkale etkinliğinde kadın tiyatrocuların sahneye çıkmasını engellemiş, yaşanan skandalı ortaya çıkaran habercileri de hedef tahtasına koymuştu. 

Söz konusu skandalın ardından tiyatrocular tarafından yapılan "Kadınlar Sahneye" çağrısı kapsamında bugün, 100 kadın 100 replik performansı gerçekleştirildi. 

Çok sayıda yurttaşın ve tiyatrocunun destekleriyle gerçekleşen performansta, tiyatro sahnesine çıkan 100 kadın, önemli tiyatro metinlerinden replikler okudu.

'VARIZ VAR OLACAĞIZ'

Etkinlikten önce konuşan Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Tilbe Saran, "Kadınlar olarak hayatın her alanında varız, var olacağız. Hiçbir erkek aklı siyasi görüşü ne olursa olsun bu varlığı yok edemeyecek. Sahnelerdeki cesaretimizi Afife Jale'den, meclisteki varlığımız yüz yıllık kadın mücadelesinden geliyor. Ve bunu tekrar hatırlatmak için şu an sahnedeyiz. Tüm hafızalara kazınıncaya dek mücadelemize devam edeceğiz, her zaman sözümüzü söyleyeceğiz, her zaman sahnede olacağız. Bugün yüzlerce yazarın dilinden yüz replik okuyacağız" ifadelerini kullandı. 

'BENİ DİNLEYİN YETER'

Daha sonra söz alan Gülriz Sururi ise, Giorgio Strehler imzalı Intermezzo başlıklı metni okudu. 

Sururi'nin okuduğu metin şu şekilde:


Benim mesleğim başkalarına hikayeler anlatmak. Bu hikayeleri ille de anlatmalıyım. Anlatmadan yapamam. Birilerinin hikayelerini diğerlerine anlatırım. Bazen de kendi hikayelerimi, kendi kendime ya da başkalarına anlatırım. Bu hikayeleri insanların da bulunduğu ahşap bir sahne üzerinde bir takım eşyaların ve ışıkların ortasında anlatırım. Ahşap bir sahne olmasaydı, yerde, herhangi bir meydanda, bir sokak köşesinde, ya da bir balkondan, bir pencerenin arkasından anlatırdım. Yanımda insanlar olmasaydı, tahta parçalarıyla, kumaş parçalarıyla, kesilmiş kağıtla, tenekeyle, ya da dünyanın bana sunduğu herhangi bir şeyle anlatırdım. Şayet hiçbir şey olmasaydı, yüksek sesle konuşarak anlatırdım. Sesim olmasaydı, ellerimle, parmaklarımla konuşurdum. Ellerim, parmaklarım olmasaydı, vücudumun geri kalan bölümleriyle anlatırdım. Sessiz anlatırdım, kıpırdamadan anlatırdım, bir ramp ışığının önündeki ekrana bağlı ipleri çekerek anlatırdım. Ne yapar ne eder anlatırdım, çünkü benim için önemli olan bir şeyleri birilerine anlatmak, beni dinleyenlere. Bundan ötesinin hiçbir anlam ifade etmediğini anlamıyor musunuz? Anlamıyor musunuz ki içinizdeki şeyleri başkalarına anlatmak için seçilen yol sadece bir araç, sadece bir nesne, bir bahane. Bir de gelip bana tiyatrodan, sinemadan, daha birçok şeyden söz ediyorsunuz! Bir meydanın ortasında yerden yirmi metre yüksekte bir ipin üzerinde sandalyeye oturmuş bir adam bile orada, yukarıda, iskemlesiyle tek başına neler yapabileceğini anlatabilir. Var olduğunu, dengesini koruduğunu, düşebileceğini ama düşmediğini, korktuğunu ama korkusunu göstermediğini ve daha neler, neler anlatabilir. Bütün bunları anlamıyor musunuz? O zaman siz zaten hiçbir zaman, hiçbir şey anlamadınız. Ama, artık benim için önemli olan anlaşılmak değil. Beni dinleyin yeter.


Kadınlar tarafından başta TBMM Başkanı İsmail Kahraman olmak üzere, kadına yönelik saldırılara ve gericiliğe karşı "Varız, buradayız, sahnedeyiz" mesajı verilen etkinlik, alkışlarla son buldu.
İLGİLİ HABERLER