Türkiye'nin tanınmış hukukçuları, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mahkemenin 38. Kurultay'a yönelik verdiği ihtiyati tedbir kararıyla başlayan hukuki tartışmalara ortak bir açıklamayla müdahil oldu. Yapılan ortak açıklamada, meselenin CHP'nin bir iç sorunu olmaktan çıkarak Türkiye için bir demokrasi meselesi haline geldiği vurgulandı.
Aralarında İbrahim Kaboğlu, Korkut Kanadoğlu, Metin Günday ve Sibel İnceoğlu gibi isimlerin yer aldığı 32 akademisyen, istinaf mahkemesinin kararının yeni bir olağanüstü kurultay toplanmasının önünde yasal bir bariyer teşkil etmediğini net bir dille ortaya koydu.
Hukukçular, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu hatırlattı. Kanunun partilere iki yıldan az, üç yıldan fazla olmamak kaydıyla büyük kongrelerini toplama zorunluluğu getirdiği belirtildi.
"Hiçbir mahkeme kararı emredici hükümleri kaldıramaz"
Ortak metinde, mahkemenin tedbir kararının kanunun emredici hükümlerini askıya alamayacağının altı çizildi. Kararla birlikte partiyi yasal olarak zorunlu olan kurultay sürecine götürme yetkisinin, tedbiren eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile dönemin Parti Meclisi ve MYK'sına geçtiği ifade edildi.
"Mevcut hukuki kaosu sona erdirecek tek meşru çıkış yoludur"
Açıklamada, iradesi sakatlanmamış kabul edilen kurultay delegeleriyle partiyi yeniden olağanüstü kurultaya götürmenin hukuki bir zorunluluk olduğu kaydedildi. Bu adımın, mevcut hukuki kaosu sona erdirecek yegane meşru çözüm olduğu savunuldu.
Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu'nun, genel başkanın veya merkez karar kurulunun lüzum görmesi ya da delege sayısının beşte birinin istemiyle olağanüstü toplantı yapılabileceğine dair emredici hükmünün de tedbir kararıyla ortadan kaldırılamayacağı vurgulandı. Metin, şu çağrıyla son buldu: "Türkiye'nin tarihine kara bir leke olarak geçecek yeni bir demokrasi ayıbına daha yol açılmaması için sorumluluğu bulunan herkesi üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz."