GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı olağan toplantısı üçüncü oturumu gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı Faaliyet Raporunun oy çokluğuyla kabul edildiği meclis, arbedeyle sona erdi. AK Parti ve CHP grubu arasında yaşanan kavganın ardından AK Parti Grubu, meclis salonu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Grup adına Grup Başkanvekili Hakan Yıldız konuştu. Yıldız, “İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin faaliyet raporuyla görüşmek üzere toplandık. Yaklaşık altı saat Cemil Tugay'ın ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yalanlarını dinleyerek geçirdik. Biz grup olarak bir milyon seçmenin oyunu alıp gelmiş bir Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. O yüzden mecliste Milliyetçi Hareket Partisi grup başkan vekili benim kalma ya İzmirli ‘ye ve seçmenimize olan saygıydı. Çünkü biz İzmir'in gerçekten de iki yıldır yapılmayanlarını, sorunlarını konuşmak istiyorum” dedi.
VAKIFLAR BİR GÜN ÖNE YAZILI RANDEVU VERDİ
Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
“Cemil Bey de şahsında teamüllere aykırı olarak grup başkan vekillerinin konuşmalarını beklemeden maalesef kent olan kavgası kendi iç kavgası, kendi eski Belediye başkanı olan kavgası, mevcut belediye başkanı da kavga. Milletvekillerinin kavgasıyla gün sonunda geldi, kendi meclisinde kavga eder bir hale geldi. Ve biz yine de bütün iyi niyetimize siz de oradaydınız. Arkadaşlarımız bilerek çıkar çünkü bizim arkadaşlarımız konuşma yapmaya başladıklarında Cemil Bey bilerek ve olarak meclisi terk etti. Zaten konuşmasında da bunu ortaya koydu. Biz grup başkan vekili olarak sabırla bekledik. Kendisine de tekrar bizim kendimizi meseleleri izah edeceğimiz bir noktada teamüllere uygun şekilde grup görüşlerimizi ifade edip edemeyeceğimizi sorduğumuzda da zaten kürsüden de dinleyeceğim dedi ama tabii o kadar kendisi artık şekerimi içsek bu içinde bulunduğu beceriksizliğinin faturası kendisine ağır mı geliyor? Bir ayrı bir yalan içerisine girdi ve bir sürü yalanlaştılar. Mesela dedi ki meslek fabrikasıyla ilgili meslek fabrikası daha dün yalan söyledi. Ne dedi? Basına vakıflar bize randevu vermiyor dedi. Değil mi? Bunu açıkladı. Oysa vakıflar bir gün önce yazılı randevu verdi.

KENDİSİ MAALESEF KARTONDAN
Bugün de saat on buçukta belediyenin genel sekreteri ile hukuk baş müşaviri bizzat Batı bizler bölgemizle görüşme yaptık. Şimdi randevu vermeyen vakıflar nasıl görüşme yapıyor yalanları bitmiyor. Kartla otoparkta yalanları bitmek. Meslek fabrikası süreçlerinde yalanları bitmedi. Körfez konusunda yalanları bitmedi. Döndü, başta genel sekreterimiz olmak üzere, milletvekillerimizle ilgili kerevizle ilgili bir yalan ortaya attık. Ben de bir grup başkan vekil olarak çok net bir ifade kullandım. Dedim ki İspatla ben Bırakayım? İspatlayamazsan sen belediye başkanlığı bırakacakmışsın. Gerçekten de bugün kentin belediye başkanlığını bıraksak kent çok sağlıklı bir düzene girer. İki kendisi bir devam etti. Bakın bugün de bir yalan daha söyledi. Dedi ki Ceyda Hanım'ın vefat eden aile ziyaretini kendi konuşması Bundan sonra yaptığını öyle söyledi. Konuşmasını dinlettiğini söyledi. Oysa bu görüşme cumartesi günü gayet insani, gayet manevi yönü yüksek bir ziyaret gerçekleşti. Biz o görüşme üzerine pazartesi mecliste bir faturalı ki bunu Milliyetçi Hareket Partisi zaten grup başkan vekilliği söyleyecektir. Birtakım iftira ve yalanlara başvurunca bu ortaya koydu. Yani nereden baksanız tüm yalanların karşısında artık bir Cemil Tugay var. Kendisine açıkça davette bulunuyorum. Cesareti varsa mayıs ayında meclise gelsin. Ortaya attığı tüm iddiaları grup olarak belgeleriyle tek tek anlatalım Kenti iki yıldır beceriksizliklerine nasıl mahkum etti seni? Bürokrasinin kendisini nasıl yalana ittiğini, bu yalanlarla kentin nasıl başka bir yalan serüvenin parçası haline getirdiğini cesareti varsa açık davet buyursun meclise gelsin. Ama kendisi maalesef kartondan.
İZMİR’İN KAN KAYBI KENDİLERİNİN YÖNETİM ANLAYIŞININ KÖTÜLÜĞÜ
Niye? En kürsüde şunu dinleyeceğim diyeceksiniz. Sizi nezakette bekleyen iki grup başkan vekili söz talep ettiğinde de yeterlilik önergesi vereceksiniz. Ben yedi yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan biriyim. Yirmi beş yıldır bu kentte aktif siyaset yapan biriyim. Ben böyle bir kendinden Çelişkili, böyle yalanlara bulaşmış bir belediye başkanı görmedim. Daha kürsüde dediğini tutmuyor bu arkadaş. Yani maalesef İzmir'e, İzmir'in sorunlarına yakışmıyor. İzmir kan kaybediyor. İzmir'in kan kaybı nedir? Kendilerinin yönetim anlayışının kötülüğü. Bunun da farkında.
KENDİSİYLE DE KAVGALI HALE GELDİ
Geçmişiyle kavga ediyor, vekillerle kavga ediyor. Artık kendisiyle de kavga ne hale geldi. Maalesef bu anlamda da maalesef antidemokratik Cumhuriyet Halk Partisi'ni gördük. Benim bu anlamda grubum adına söyleyeceklerim bunlar. Milliyetçi Hareket Partisi grup başkan vekilimiz de burada. Evet. Zaten hayırlı akşamlar. Biz bugün İzmir Büyükşehir faaliyet raporunu konuşacaktık. İki parti grubu da biz aylardır bugüne çalışıyoruz. Bakın kitapçık var. Kendilerinin faaliyet kitapçığı kadar biz hazırlık kitabımız var. Cemil Tugay bunu aynısını geçen sene bugünde yaptı arkadaşlar. Saat yirmi iki otuzda Grup Başkanvekilinin konuşmalarını azaltaraktan geçen sene de Hakan Bey'le bizi bugün de eleştirilere tahammülü olmadığı için eleştirilerimizden korktuğu için maalesef meclisi kapattı. Pazartesi günü geldi Çiğli'deki vefat eden arkadaşımızla ilgili gözümüzün içine baka baka yalanlar söyledi. Ve biz bunu biliyorduk. Bizi siyasi kumpasla suçladı. Ertesi gün salı günü. Arkadaşımızı suç MHP Çiğli İlçe Başkan Yardımcımızı suçladı. Biz bugün söylediklerinin doğru olmadığını açıklayacaktık. Belgeleriyle açıklayacaktık. Pazartesi günü söyledi. Salı günü basına çıktı farklı demeç verdi. Bugün bambaşka demeç verdi. İZSU yetkililerinin söylemiş olduğu yalanlara inanaraktan İzmir halkını kandırmıştır Cemil Tugay. Şili'deki olayla ilgili size vereyim. Elimde belgeleri var diyor ya firması arkadaşı diye. Bizim arkadaşımız o gün ailenin talebiyle oraya gidiyor. İlçe başkan yardımcımız. Ailenin talebiyle gidiyor. Ve beş tane firmayı arıyor. Hepsinde arama kayıtları var. En son gece bire doğru bir firmaya ulaşıyor. O firmayı getiriyor.
BUGÜNE KADAR NEZAKETİMİZİ KORUDUK
Parasını da kendi ödüyor biz bunu Cemil Tugay pazartesi günü aile firmayı aramadı. Parasını biz ödedik dedi. Gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Biz ona demedik. Sen yalan söylüyorsun demedik. Çünkü ortada bir acı vardı. Çarşamba günü Kahramanmaraş'taki olaylar vardı. Biz bunları yapmadık ama Cemil Tugay dört gündür, beş gündür bu cenazenin tepiniyor arkadaşlar. Biz sustukça üzerimize de geliyor. Bugün de bu meclisi tahrik etmiştir, provoke etmiştir. Bunun da tek sorumlusu Cemil Tugay'dır. Fatura olayıyla ilgili fatura bizde arkadaşımızın adına kesilmiştir. Çünkü ödemeyi kendisi yapmıştır. Tahsilat makbuzda. Faturası da vardır. İSU yetki yetkilileri ne yaptı? Ben size en can söyleyeyim şimdi. Olaydan ertesi gün firmaya gidip bize fatura keseceksiniz diye baskı yaptı İSU yetkilileri. Olaydan bir hafta sonra bir daha gitti firmaya. Cemil Tugay pazartesi günü bu mecliste konuştu. Salı günü İZSU yetkilileri bu firmaya vinç firmasına tekrar gitti. Bize de fatura kesin diye yalvardı ve baskı yaptı. Biz bunları söylemedik bugüne kadar. Acı diye. Ama geleceksin bizim gözümüzün içine baka baka yalan söyleyeceksin. Milliyetçi Hareket Partisi'nin kumpasla suçlayacaksın. Bizim partilimize iftira atacaksın, biz de tutacağız. Öyle bir şey yok arkadaşlar. Biz bugüne kadar nezaketimizi koruduk. Ama bundan sonra kim bizim üstümüze geliyorsa aynı karşılığı alacak. Şunu da bilin sakın bir teamülleri işleten bir grubuz. Biz meclise gelmeden önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin Grup Başkan Vekili ben bir Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili grup sözcülerimiz yukarıda bir toplantı yaptık. Atış üzerinde konuştuk. Ve atışın nasıl olacağıza bir mutabakata vardık Bu görüşme sırasında Cemil Tugay'da odaya girdi. Ve bu konuda uzlaştığımızda kendisi ilettik. O da tamam dedi. Şimdi uzlaştığınız üzerinde tamam dediğiniz bir atışı kendi yalanları ortaya çıkacağı için manipüle eden bir başkanla karşı karşıyayız. Çok açık net. Çok açık net. Yani sen sana randevu alıp giden genel sekretere bakanımıza daha sonra il başkanımıza kadraja gidip diyeceksin. Bir yalana başvuracaksın. Şu sanıksınız bu mecliste Eyüp Kadir'e teşekkür etmedi mi? Hem şu meselelerinde Çeşme meselesinde, kuyular meselesinde, krediler meselesinde. Döneceksiniz, yetmeyecek vakıfları kamuoyunun önünde kanunsuzdur, kurumuş gibi göstermeye çalışacaksınız. Biz bugün hem faaliyet kitapçığında hem belgeleriyle süreçleri anlatmak için, sabırla bekledik. Ama kendi sorunlarını çözmek yerine düştükleri nasıl çıkarım diye sağa sola bir çamur atan Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı karşıyayız. Ben grubuna hakim olamayan grup başkan vekillerini de grup sözcülerini de diyecek bir şeyim yok. Uzlaştığımız bir noktada mutabakat sağlamayan kendileri. Mesela efendim siz de gördünüz. Cevap da veremediler. Maalesef anladığım kadarıyla CHP grubu kendi içinde. Birkaç parça. Ne önergeden haberleri var. Ne sıradan haberleri var. Bugün itibariyle de maalesef antidemokratik tavırları görmüş olduk. Siz de bu saate kadar tuttuk. Kusura bakmayın. İzmir'i konuşmaya hazırız. Ama İzmir'i konuşmaktan kaçan bir belediye başkanı var.”
ALTINKESER: KİM ÜSTÜMÜZE GELİYORSA AYNI KARŞILIĞI ALACAK
MHP Grup Başkanvekili Bahadır Altınkeser ise şöyle konuştu:
“Biz bugün İzmir Büyükşehir faaliyet raporunu konuşacaktık. İki parti grubu da biz aylardır bugüne çalışıyoruz. Bakın kitapçık var. Kendilerinin faaliyet kitapçığı kadar biz hazırlık kitabımız var. Cemil Tugay bunu aynısını geçen sene bugün de yaptı arkadaşlar. Saat yirmi iki otuzda Grup Başkan Vekili'nin konuşmalarını azaltaraktan geçen sene de Hakan Bey'le bizi bugün de eleştirilere tahammülü olmadığı için eleştirilerimizden korktuğu için maalesef meclisi kapattı. Pazartesi günü geldi Çiğli'deki vefat eden arkadaşımızla ilgili gözümüzün içine baka baka yalanlar söyledi. Ve biz bunu biliyorduk. Bizi siyasi kumpasla suçladı. Ertesi gün salı günü. Arkadaşımızı suç MHP Çiğili İlçe Başkan Yardımcımızı suçladı. Biz bugün söylediklerinin doğru olmadığını açıklayacaktık. Belgeleriyle açıklayacaktık. Pazartesi günü söyledi. Salı günü basına çıktı farklı demeç verdi. Bugün bambaşka demeç verdi. İZSU yetkililerinin söylemiş olduğu yalanlara inanaraktan İzmir halkını kandırmıştır Cemil Tugay. Şili'deki olayla ilgili size vereyim. Elimde belgeleri var diyor ya firması arkadaşı diye. Bizim arkadaşımız o gün ailenin talebiyle oraya gidiyor. Ilçe başkan yardımcımız. Ailenin talebiyle gidiyor. Ve beş tane firmayı arıyor. Hepsinde arama kayıtları var. En son gece bire doğru bir firmaya ulaşıyor. O firmayı getiriyor. Parasını da kendi ödüyor Biz bunu Cemil Tugay pazartesi günü aile firmayı aramadı. Parasını biz ödedik dedi. Gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Biz ona demedik. Sen yalan söylüyorsun demedik. Çünkü ortada bir acı vardı. Çarşamba günü Kahramanmaraş'taki olaylar vardı. Biz bunları yapmadık ama Cemil Tugay dört gündür, beş gündür bu cenazenin tepiniyor arkadaşlar. Biz sustukça üzerimize de geliyor. Bugün de bu meclisi tahrik etmiştir, provoke etmiştir. Bunun da tek sorumlusu Cemil Tugay'dır. Fatura olayıyla ilgili fatura bizde arkadaşımızın adına kesilmiştir. Çünkü ödemeyi kendisi yapmıştır. Tahsilat makbuzda. Faturası da vardır. İSU yetki yetkilileri ne yaptı? Ben size en can söyleyeyim şimdi. Olaydan ertesi gün firmaya gidip bize fatura keseceksiniz diye baskı yaptı İSU yetkilileri. Olaydan bir hafta sonra bir daha gitti firmaya. Cemil Tugay pazartesi günü bu mecliste konuştu. Salı günü İZSU yetkilileri bu firmaya vinç firmasına tekrar gitti. Bize de fatura kesin diye yalvardı ve baskı yaptı. Biz bunları söylemedik bugüne kadar. Acı diye. Ama geleceksin bizim gözümüzün içine baka baka yalan söyleyeceksin. Milliyetçi Hareket Partisi'nin kumpasla suçlayacaksın. Bizim partilimize iftira atacaksın, biz de tutacağız. Öyle bir şey yok arkadaşlar. Biz bugüne kadar nezaketimizi koruduk. Ama bundan sonra kim bizim üstümüze geliyorsa aynı karşılığı alacak.”