Türkiye’nin savunma sanayii ekosistemine yönelik uzun süredir devam eden bazı engellerin aşılmasında kritik bir dönemece girildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington ile Ankara arasındaki yaptırım ve tedarik meselelerinde iki lider nezdinde oluşan iradenin çözüm sürecini hızlandırdığını belirtti.
36. NATO Hükümet ve Devlet Başkanları Zirvesi’nin Ankara’daki yankılarına dair konuşan Fidan, ittifakın geçmişten bugüne dönüşen rolüne değinirken, savunma konseptinde yeni bir evreye geçildiğini vurguladı.
NATO’da külfet paylaşımı artık kavram olmaktan çıktı
Zirveyi “tarihi” olarak niteleyen Bakan Fidan, çok sayıda krizin ortasında yapılan toplantıda en somut ilerlemenin savunma külfetinin paylaşımı konusunda yaşandığını kaydetti. ABD’nin uzun süredir dile getirdiği “yük paylaşımı” çağrısına Avrupa devletlerinden gelen yanıtın Ankara’da pratik bir zemine oturduğunu ifade etti.
Fidan, “Külfet paylaşımının konsept olmaktan çıkıp artık uygulamaya dönüşmesi ve bu konuda herhangi bir şekilde tartışmanın artık yapılmaması, o önemliydi” sözleriyle bu dönüşümün altını çizdi. Zirve boyunca en çok konuşulan başlıklardan birinin “dayanıklılık” olduğunu aktaran Fidan, orduların mühimmat stoklarından lojistik altyapıya kadar her unsurun yeniden masaya yatırıldığını belirtti.
Bakan, bu çerçevede Türk savunma sanayisinin stratejik yükselişine dikkat çekti. Yüksek teknolojili hava savunma sistemlerinden yeni nesil jetlere ve insansız araçlara kadar geniş bir yelpazede yoğunlaşan Türkiye’nin, kurulması öngörülen kolektif ekosistem içinde kilit bir konum elde edeceğini düşünüyor.
“Trump, Cumhurbaşkanımız için zirveye katıldı”
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve marjındaki Ankara ziyareti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ayrı bir parantez açan Hakan Fidan, bu buluşmanın stratejik yoğunluğuna işaret etti. Yaklaşık altı saat süren programın iki lider arasındaki derin diyalogun bir göstergesi olduğunu belirten Fidan, Trump’ın bizzat kamuoyuna yaptığı “Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu için geliyorum” açıklamasının önemli bir referans olduğunu söyledi.
Fidan, “Bu derece güçlü bir liderlik artık Türkiye’nin milli bir değeri ve bizim bir uluslararası kabiliyetimiz haline geldi. Şimdi bu Türk diplomasisi için muazzam bir katkı. Trump’ın da bunu ifade ediyor olması aslında bunu bir şekilde perçinliyor” diye konuştu. Görüşmede iki tarafın da ilişkileri her alanda ilerletme ve mevcut sorunları giderme yönündeki iradelerini yinelediğini aktardı.
Ekonomi ve ticaret başlıklarının yanı sıra, bölgesel kriz masasının da kurulduğu zirvede Lübnan’dan Filistin’e, Suriye’den Ukrayna savaşına ve İran ile yürüyen müzakerelere kadar pek çok dosya ele alındı. Fidan, iki başat aktörün bu sorunlar karşısında senkronize bir anlayış geliştirmesini görüşmenin ikinci kritik ayağı olarak tanımladı.
CAATSA ve F-35’te ‘uygun adımlar’ vurgusu
ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) ve ortak üretim ortağı olunan F-35 programından çıkarılma sürecine dair soruları yanıtlayan Bakan Fidan, Türkiye’nin müttefikler arasında yaptırımlara ilkesel olarak karşı olduğunu yineledi. Seçilmiş siyasi liderliğin ve Kongre gibi organların ticari ve teknik iş birliklerinin önünde engel teşkil etmemesi gerektiğini söyledi.
Fidan, Avrupa cephesinde bu sorunların büyük ölçüde aşıldığını, ABD’de de idari kararların artık problem yaratmadığını ancak yasal zemine bağlanmış CAATSA ve F-35’e dair hala aşılması gereken noktalar bulunduğunu anlattı. Bakan, “Bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan, Amerika içindeki bazı lobi faaliyetlerinin Türkiye’nin artan saygınlığı karşısında olumsuz yönde devreye girdiğini gözlemlediklerini belirten Fidan, bu ikilemli süreci yönetmenin diplomasinin asli görevi olduğunu da sözlerine ekledi.
KAAN’ın motorları için yasal süre doldu
Milli muharip uçak KAAN’ın ihtiyaç duyduğu F-110 motorlarının tedarikine ilişkin de net bir takvim veren Hakan Fidan, kritik bir eşiğin geçildiğini açıkladı. ABD Kongresi’nin bu satışa dair yasal bildirim süresinin dün itibarıyla tamamlandığını, artık resmi bir itiraz penceresinin kalmadığını duyuran Fidan, “İnşallah bundan sonra bir sorun çıkmamasını bekliyoruz” dedi.
Bakan Fidan, konuşmasının devamında İran ile ABD arasındaki mutabakatın uygulama safhasına ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş rejimine dair son durumu da paylaştı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı uzun telefon görüşmesine değinen Fidan, taraflar arasındaki anlayış farklılığının çatışma riskini büyüttüğünü, ancak Umman’da yapılacak görüşmelerle hafta sonu itibarıyla bir çözüm zemini oluşabileceğini ümit ettiğini belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşının ise giderek yaygınlaşan ve ticari deniz trafiğini hedef alan yıkıcılığına dikkat çeken Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yakın zamanda bir Ukrayna ziyareti gerçekleştireceğini söyledi. Hem Kiev hem Moskova ile diyaloğu sürdüren tek ülke konumundaki Türkiye’nin, ateşkes ve diplomasi çabalarında çok kanallı bilgi akışını sağlayarak kritik bir boşluğu doldurduğunu sözlerine ekledi.