Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, milyonlarca vatandaşı etkileyen ekonomik zorluklar, şaibeli atamalar ve eğitimdeki güvenlik zafiyetleri nedeniyle hükümetin ahlaki üstünlüğünü tamamen kaybettiğini savundu. Özellikle dar gelirli vatandaşların umut bağladığı sosyal konut projelerindeki devasa hatalar ve gençlerin geleceğini belirleyen sınavlardaki sızıntılar, Meclis gündemine damga vurdu.
TOKİ kuralarındaki skandalı Meclis gündemine taşıdı
Olayların arka planında, TBMM Genel Kurulu'nda Tapu Kanunu ile ilgili değişiklik teklifinin görüşmeleri yer alıyordu. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın yönettiği oturumda söz alan Başarır, İletişim Başkanlığı'nın iddiaları yalanlayan tavrını da eleştirerek konut çekilişlerindeki matematiksel imkansızlıklara dikkat çekti. Başarır, kürsüden iktidara şu sözlerle seslendi:
"TOKİ'de bir kura rezaleti tuhaflığı var. Bugün de bir tartışma var, siyasette ahlaki üstünlük. Siyasette ahlaki üstünlük nasıl kazanılır? Bana göre toplumsal güvenle, toplumun bir siyasi partiye ya da iktidara duyduğu güvenle anlaşılabilir. Şimdi, toplum ne kadar güveniyor? Bakın, LGS sınavı oluyor, milyonlarca çocuk sınava giriyor ama ne acı ki sınav devam ederken soruları biri paylaşıyor. Yazık değil mi o çocuklara? İsyan ediyoruz, hiç ses yok. Polis Koleji sınavları; aynı şey, iptal ediliyor. Şimdi, TOKİ'de toplam 1 milyon 72 bin 660 kişi kuraya giriyor, başvuru yapıyor ama 955 bin 67'den sonra kimseye kura çıkmıyor yani 117 bin 593 kişi kurada yok"
Ekonomik çöküş ve istihdam kaybını rakamlarla özetledi
Sınav ve kura krizlerinin yanı sıra, Adıyaman'daki konutların Menzil tarikatına yakın kişilere çıktığı yönündeki iddiaları da hatırlatan Başarır, liyakat sisteminin çöktüğünü vurguladı. Artan işsizlik oranları ve derinleşen yoksulluğun kağıt üzerindeki büyüme masallarıyla örtülemeyeceğini belirten CHP'li vekil, şu ifadeleri kullandı:
"TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı, 2 milyon 873 bin kişi işsiz durumda. Bakın, gerçek işsizlik 13 milyona dayanmış ama büyüyen bir ekonomiden bahsediyoruz. Değerli arkadaşlar, ekonomi kâğıtta büyümez, kalemle büyümez ne yazık ki ülkede azalan bir istihdam var. Büyüyen bir ekonomide nasıl istihdam azalıyor? Türkiye'de çalışabilir yaştaki nüfus 553 bin artarken istihdam 382 bin kişi azalıyor ve ortada bir felaket var, bunu konuşmuyoruz, Meclisteki telefonlar kilitlenmiş, cep telefonlarımız kilitlenmiş... Herkes iş arıyor, gerçek anlamda bir işsizlik var, büyük fabrikalar, işletmeler iflas ediyor, konkordato ilan ediyor ama maalesef ki pembe tablo çiziliyor. Siyasi itibar ya da ahlaki üstünlük; işsizlik buysa, sefalet bu noktadaysa bir iktidarın ahlaki üstünlüğü yoktur, olamaz, ahlaki siyasi üstünlüğü kaybetmiştir."
Basın özgürlüğü ve adalet sistemine sert tepki gösterdi
Konuşmasının son bölümünde tutuklu gazetecilerin durumuna ve kamu kaynaklarının belirli şirketlere aktarılmasına değinen Başarır, Cengiz İnşaat'a verilen teşvikleri örnek gösterdi. Emekli ve asgari ücretlilerin yaklaşan Kurban Bayramı öncesi yaşadığı sefalete dikkat çeken Başarır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Cumhurbaşkanı yine 'Türkiye artık çok sesliliğe kavuşmuştur.' dedi grup toplantısında. Cezaevinden mi kavuştu? İsmail Arı gerçek haberleri yaptığı için bugün cezaevinde, otuz sekiz gündür. Alican Uludağ gerçek haberleri yaptığı için cezaevinde. Çok sesliliğe kavuştuğumuz için mi Fatih Altaylı tutuklandı, Merdan Yanardağ cezaevinde? Çok sesliliğe kavuştuğumuz için mi, basın özgürlüğü olduğu için mi iddianame yazılmadan, Merdan Yanardağ'ın savunması alınmadan kanalı satışa çıkarıldı? Ama çok sesliliğe kavuştuk ya, Adnan Hoca binlerce yıl ceza aldı, hala malı satışa çıkarılmadı Adnan Hocanın; arabaları, evleri, villaları. Böyle bir adalet olabilir mi? Cumhurbaşkanı iki şeyden bahsetti: Ahlaki üstünlük, ekonomik veriler. TOKİ kuraları, LGS sınavları, atamalar... Bu ülkedeki işsizlik ortada. Bir de 'çok seslilik' dedi, aslında doğrusunu söyledi, çok sessizlik var bu ülkede, fazlasıyla sessizlik var bu ülkede. Baskı var, kelepçe var, zulüm var bu ülkede. Cezaevlerinde gazeteciler var bu ülkede, çok seslilik falan yok. O yüzden, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tüm gazetecilerin yanındayız, arkasındayız ve sonuna kadar onları savunacağız. Adalet diyoruz, bakın, adalet diyoruz, adalet. Cengiz İnşaat'a yine teşvik verilmiş, Seydişehir Eti Alüminyum tesislerinin bulunduğu 2 bin 650 dönümlük alan özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmiş, beyefendiye verilmiş. Ne kadar güzel bir adalet. 86 milyon çalışsın, dizlerini dövsün, üç beş tane şirkete yerin altındaki ve üstündeki tüm varlıklar rezerve edilsin. Adalet, ahlaki üstünlük Cengiz İnşaat'a verilen arsalar kadar bu ülkede. Ahlaki üstünlük emekliye, işçiye verilen zam kadar bu ülkede. Gerçekten ben 86 milyonun takdirine sunuyorum bunları. Türkiye'deki işsizlik rakamları, enflasyon, her şey ortada; kimse bunları çözmeden ahlaki üstünlükten bahsetmesin."