Güç, “Bugün İzmir’de ortaya çıkan potansiyel; yarının Türkiye’sinin habercisidir”

CHP İzmir İl Başkanlığı Danışma Kurulu toplantısında konuşan Güç, "İzmir sadece bir şehir değildir. İzmir, Cumhuriyet’in vicdanıdır" dedi.

GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı Danışma Kurulu toplantısı düzenlendi. Konak Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde yapılan toplantı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri, Gökçe Gökçen, Murat Bakan, Salih Uzun, Seda Kaya Ösen, Deniz Yücel, Ednan Arslan, Tuncay Özkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, İzBB eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Gümüştekin, CHP’li ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları, il ana kademe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları, eski milletvekilleri, STK ve dernek temsilcileri ile parti örgütünün katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Güç,  “Bu ülkenin geleceğini nasıl aydınlatacağımızı konuşmak için bir araya geldik. Çünkü bizim meselemiz sadece siyaset yapmak değil, halkımıza yeniden umut olmaktır” dedi. 

YENİDEN UMUDUN İNŞASINI HEDEFLİYORUZ 

Güç, konuşmasına şöyle devam etti: 


“Elimizdeki Cumhuriyet Halk Partisi Programı; masa başında yazılmış bir metin değildir. Bu program; pazar yerinde filesini dolduramayan annenin, emekli kahvesinde geçim derdini anlatan büyüğümüzün, iş arayan gencimizin, alın teriyle üretmeye çalışan çiftçimizin hayatından süzülmüş bir toplumsal sözleşmedir. Bu programın özü çok nettir: Hak, eşitlik, özgürlük, refah ve güven. Biz bu programla sadece bir iktidar hedefi koymuyoruz. Biz bu programla Türkiye’de yeniden adaletin, yeniden refahın ve yeniden umudun inşasını hedefliyoruz” diye konuştu.
Bizim siyasetimizin temeli şudur: Demokrasi sadece sandık değildir, demokrasi hayatın tamamıdır. Parti programımız çok açık söylüyor: Güçlü bir hukuk devleti, bağımsız yargı, hesap veren bir yönetim anlayışı kurulmadan bu ülkede hiçbir sorun çözülmez. Biz yargının talimatla değil, vicdanla karar verdiği bir Türkiye istiyoruz. Biz kimsenin kimliğinden, düşüncesinden dolayı ötekileştirilmediği bir ülke istiyoruz. Ve şu nettir. Bu sadece bir siyasi mücadele değildir, bu bir haysiyet mücadelesidir. Peki diyorlar ki ülke itibarı ne olacak. Ne oldu? Bugün Türkiye’nin dünyadaki itibarı zedelenmiş durumda. Oysa biz biliyoruz ki; içeride adalet yoksa, dışarıda itibar olmaz. Parti programımızın temel yaklaşımı; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün sözü olan, Yurtta barış, dünyada barış. Biz Türkiye’yi yalnızlaşan değil, saygınlaşan bir ülke haline getireceğiz.”  

RANTIN DEĞİL ÜRETİMİN TARAFIYIZ 

Konuşmasında ülkede deriden hissedilen ekonomik krize de değinen Güç, Asgari ücretlinin ay sonunu getiremediğini vurguladı. Güç, CHP iktidarında emeğin hak ettiği değeri alacağını belirterek, “Güçlü kurumlarla, akılcı diplomasiyle Türkiye’yi yeniden dünya sahnesinde hak ettiği itibara taşıyacağız. Ve bugün bu süreçlerin sonucu olarak; Ülkemizin en büyük sorunu geçimdir. Parti programımız diyor ki; kalkınma sadece büyüme değildir, kalkınma adil bölüşümdür. Bizim anlayışımız çok nettir. Çok kazanan çok verecek, az kazanan korunacak, emek hak ettiği değeri alacak. Biz; emekliyi enflasyona ezdirmeyen, asgari ücretliyi ay sonu korkusu yaşatmayacağız, çiftçiyi borç batağından çıkaran bir ekonomik düzen kuracağız. Çünkü biz rantın değil, üretimin tarafıyız. Biz bir avuç ayrıcalıklının değil, halkın iktidarını kurmaya geliyoruz” diye konuştu.

KAVGAYI DEĞİL ORTAK AKLI BÜYÜTTÜK 

Güç, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: 

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin en güçlü olduğu yer, Sosyal devlet anlayışıdır. Biz sosyal yardımı bir lütuf olarak görmeyiz. Biz sosyal politikayı bir hak olarak görürüz. Programımız açıkça şunu söylüyor: Hiçbir yurttaş yalnız bırakılmayacak, hiçbir çocuk yoksulluğa mahkûm edilmeyecek. Bizim hedefimiz; insanların devlete minnet ettiği değil, devletin yurttaşına karşı sorumluluğunu yerine getirdiği bir düzen kurmaktır. Bu nedenle diyoruz ki: Sosyal devlet bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün burada konuşurken karşımda sadece bir kurul görmüyorum. Ben bu partinin mücadele hafızasını görüyorum. Bu parti; zorlukta yılmayanların, baskıya boyun eğmeyenlerin, bedel ödeyerek bugünlere gelenlerin partisidir. Sizler bu partinin köklerisiniz. Bizler o köklerden beslenen dallarız. Eğer bugün 31 Mart’ta bu ülkede umut yeniden yeşerdiyse, eğer halk ‘artık yeter’ diyebildiyse, bunun en büyük sebebi sizlerin yıllardır verdiği mücadeledir. Ve İzmir, Umudun Başkentidir. İzmir sadece bir şehir değildir. İzmir, Cumhuriyet’in vicdanıdır. Ve bugün burada bizler İzmir’de şunu başardık: Dağınık yapıyı toparladık, örgütü yeniden ayağa kaldırdık, istişare kültürünü yeniden kurduk. Biz kavgayı değil, ortak aklı büyüttük. Biz ayrışmayı değil, birlikte yürümeyi seçtik. Bugün İzmir’de ortaya çıkan potansiyel; yarının Türkiye’sinin habercisidir.”

İLGİLİ HABERLER